YIKMAK KOLAYDIR, ZOR OLAN YAPMAK!-2-

Ergül AYKOL

20-03-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Türkiye ve Orta Doğu Âmme İdaresi Enstitüsü’nde(TODAİE) Türkiye’nin yönetici olmak isteyen, sınav kazanmış kendini kanıtlamış gençleri okuyorlardı. Bunların katıksız vatansever oldukları kabul edilebilir. Vatansever insan, ülkesinin, ulusunun sömürülmesine karşı çıkar. Yani antiemperyalisttir. Emperyalistler Kuvayı Milliyecilere Kemalist adını takmışlardı. Kemalistler Mustafa Kemal Paşa’nın askerleriydiler. Bunlar özgürlük ve bağımsızlıktan yanaydılar, geçmişe bağlı kalmak yerine, ileriye gitmenin yollarını arıyorlardı. Yani devrimciydiler. Kısaca bunlara Atatürkçü deniyordu. Atatürkçüler kula kulluk etmezler. Osmanlıcı ve yabancı sermayeci değildirler. Dini siyasete alet etmezler, çünkü laiklikten yanadırlar. Atatürkçülüğün Marksizm ile de bir ilgisi yoktur. Demokrasiye giden yol, Atatürkçülükten geçer.

İşte genelde TODAİE’DE vatanın ve ulusun çıkarlarına öncelik veren bir zihniyetle öğrenci yetiştiriliyordu. TEDAİE'nin öğrenci işleri müdürü Doç. Dr. Mümtaz Soysal Anayasa’nın ve Hukukun üstünlüğünü bize anlatıyordu. (Daha sonra profesör ve Dış işleri Bakanı da oldu rahmetli hocamız.) 20'şer kişilik iki sınıfımız vardı.

Bir gün hocamız elinde Newsweek adında bir Amerikan dergisi ile geldi. İçimizde spontane (anlık) çeviri yapabilecek düzeyde İngilizce bilen olup olmadığını sordu.Metin : “Ben çevirebilirim Hocam.” dedi. (Metin Güven daha sonraki yıllarda Danıştay Başkanlığı yaptı.) Hocamızın bizi bilgi sahibi yapmak istediği bir Amerikan Senatörünün dergide yayınlanan bir makalesindeki görüşleriydi. Metin makaleyi Türkçeye çevirerek okudu. Senatör, özetle az gelişmiş ülkelere sömürü için askeri birlikler gönderdiklerini, bunun büyük masraflara yol açtığını, bu az gelişmiş ülkelere gıda, silah, cephane vs. yardımı da yaptıklarını, yapılan gıda yardımları içine zekâca geriletici, kısırlaştırıcı ilaçlar koymalarının daha ekonomik olacağını, böylece bu az gelişmiş ülke insanlarının kendilerine, yani Amerikan emperyalizmine karşı çıkamayacaklarını, bu şekilde amaçlarını kolayca elde edebileceklerini anlatıyordu. Bu makaleyi dinleyince hepimiz donduk kaldık.

Atatürk’ün TAM BAĞIMSIZLIK ilkesi 1948 yılında MARSHALL YARDIMI ile yara almıştı. ABD,içinde Türkiye’nin de bulunduğu 16 Avrupa ülkesine General Marshal’ın adı verilen bu yardımı yaptı. Ama bu yardımın bazı şartları vardı. Bunlardan birisi de bazı malları sen üretmeyeceksin, ABD’den alacaksın, şeklindeydi. Türkiye Cumhuriyeti Atatürk ölünceye kadar Osmanlı borçlarını ödediği halde, dış yardım almamış ve yabancılara borçlanmamıştı. 1948 yılında 2. Dünya Savaşının yarattığı yokluk ve Stalin’in tehditleri gerekçe gösterilerek, bu yardım kabul edildi. Sovyetler ve Bazı Doğu Avrupa ülkeleri bu yardımı teklif edildiği halde kabul etmediler.

Menderes ABD’ye bizi NATO’ya alması için ricacı olmuştu. ABD de Kore’ye asker yollarsanız, sizi NATO’ya alırız, demişti. 25 Temmuz 1950’de Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye Cumhuriyeti 4.500 kişilik bir tugayı Kore’ye göndermeyi kabul etti. Daha sonra bu sayı 6.000’e çıktı.Bu da yetmedi bir 6.000 asker daha gönderildi. ABD’den sonra en çok asker Türkiye Cumhuriyetinindi.TBMM kararı alınması gerekirken, bu yapılmadı. Bu anayasaya aykırı bir işlemdi. Kore’ye hükümet kararı ile asker yolladık. Binlerce Km. ötemizde, vatanımız olmayan topraklarda 721 şehit, 2147 yaralı verdik.175 askerimizden ise bir daha haber alınamadı. 234’de esirimiz vardı. Bir tek asker, ana baba ve eş için ne demektir? Bunu çocuğunu savaşa göndermeyenler bilemez. Sen nereden biliyorsun derseniz, 1974 Kıbrıs Harekatı sırasında üsteğmen olarak silah altına alınmış bir kişi olduğumdan iyi bilirim. Ve Türkiye,ABD’nin tavsiyesi ile 1952’de NATO’YA kabul edildi. ABD’nin artık ürünleri bize gönderiliyordu. Savaş artığı eski uçaklarını bize yardım adı altında parası da alınmak suretiyle bize veren ABD’nin hatırı için uçak fabrikalarımızı da kapattık.

ABD’nin gönderdiği, çocuklarımıza zorla içirdiğimiz süt tozları ile yedek subay okulunda bizlere yedirilen Amerikan yardımı, 2. Dünya Savaşından kalmış dondurulmuş tavuk, hindi gibi gıdaların içinde kim bilir neler vardı? (Sürecek)

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - YIKMAK KOLAYDIR, ZOR OLAN YAPMAK!-2-
Ergül AYKOL - Diğer Yazıları
Bütün Ergül AYKOL Yazıları