YAŞLANDIKÇA GENÇLEŞEBİLMEK

Ali Koyuncu

18-06-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Korona ile mücadele döneminde 65 yaş ve üstü haklı olarak uzun süre sokağa çıkarılmadı. Her kesime yasak kalktı, onlara yasağın kalkması gecikti. Gecikme onları üzdü, acı verdi. Esasında gerçeğin kendisinden daha acı, hiçbir şey olmazmış. Gerçek olan, Dünya Sağlık Örgütünün bu gün, 65 yaş ve üzeri bireyleri yaşlı olarak tarif etmesi. Dünyada ve ülkemizde doğum ve ölüm hızının azalması nedeniyle, yaşlı nüfus giderek artmakta. Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması, sağlığın korunması, iyileştirilmesi, bilinçli yaşam; yaşam süresini ve yaşam kalitesini artırdı.

Özellikle bu dönemde, sağlığın korunması önem taşımaktadır. Tat ve koku kaybı, mide ve bağırsak fonksiyonlarında azalma, kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet, kanser, unutkanlık, zihinsel fonksiyonlarda azalma, cinselliğe ilginin azalması bu yaşlarda sıklıkla görülen, genel sağlık sorunları. Unutulmaması gereken; tüketerek yaşayan her organizma, aynı zamanda tükenerek de yaşar.

Yaşlılık insan yaşamının en duyarlı dönemi. Anne karnında başlayıp, yaşamın sonuna dek devam eden bir süreç. Hastalık olmadan; zamana bağlı olarak ortaya çıkan anatomik ve fizyolojik değişiklikler olarak tarif ediliyor. Dolayısıyla yaşlanma, canlı yaşamında kaçınılmaz bir sonuç. Kaçınılmaz sonuç diyerek telaşa kapılıp; gelecekle ilgili kaygılarımızı, korkularımızı yaşadığımız bu güne getirip, bu günümüzü mahvetmemeliyiz. Bu aşamada boş vermeyi, hoş görmeyi, dalga geçmeyi, ciddiye almamayı daha çok ve daha sık denemeliyiz. Ayrıca ayakta kalan hayatta kalır,kuralını her zaman hatırlamalıyız.

İnsan doğası gereği; daha uzun süre hayatta kalmak ve daha uzun süre genç kalmak ister. Eski zamanlarda genç kalmak için mucizeler beklenip, sihirlere başvurulurken, günümüzde sağlıklı ve dinamik bir yaşlılık süreci geçirmek daha kolay, biraz da bireyin kendi elinde. Tabi bazı şeyleri yapmamak, bazı şeyleri mutlak yapmak koşuluyla. Öncelikle zinde, hareketli bir yaşam geçirmek için; kilo, dengeli beslenme, fiziksel aktivite, kasların güçlendirilmesi, sigaranın yaşamdan tamamen çıkarılması, alkolün en az sınırlara indirilmesi, stresten uzak durulması, sosyal ve manevi ilişkilerin beslenerek sürdürülmesi gerekir ki: Yaşlandıkça gençleşebilelim.

W.E.Gladston'nin siyasal fikirlerini beğenmem ama, yaşlandıkça gençleşebilme konusundaki düşüncelerine katılıyorum."Gençlik bir hayat devresi değil, bir akıl halidir. Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur. İnsan, kendisine olan güveni kadar genç, kuşkusu kadar yaşlı, cesareti kadar genç, korkuları kadar yaşlı, umudu kadar genç, bezginliği kadar yaşlıdır. Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz. İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir. Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni şeyler keşfettikçe, herkes gençtir. İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar. Oysa yaşamadıkça yaşlanırlar. İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır!"

Kimileri yaşlılığı sorun olarak görerek, içine kapanıp yaşama isteğini kaybedebilir. Ona yeniden umut vermek; yakınlarına ve dostlarına düşer. Aynı çağda yaşayanların hepsi, birbirlerini farkına varmadan olumlu olumsuz etkiler. Gladston'nun sözlerinin hepimizi etkilediği gibi. Öyleyse yaşamdaki en önemli iletişimlerden birisi, farkına vararak yaşamak ve de; değer vermeyi öğrenmektir. Yaşlılara bir değer olduklarını, çok değerli olduklarını her zaman ve her yerde hissettirmeliyiz. Unutmayalım ki; değerlerine değer verenler, değer bulur.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - YAŞLANDIKÇA GENÇLEŞEBİLMEK
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları