YANKI

Ali Koyuncu

23-09-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Çocukluğumuzda Kaklık'ta koyun otlatırken; bazen ders çalışır, bazen de can sıkıntısından dağlara doğru bağırırdık. Kayalara karşı bağırdıktan sonra, kendi sesimizi tekrar duymak, bizlere ilginç gelirdi. O yaşlarda bizim sesimizi duyan pek kimsede yoktu. Kendi sesimizi duymak, hoşumuza giderdi. Yalnız olduğumda, bazen kendi sesimin yankısından korkar, içim ürperirdi.

Aynı ürpertiyi yıllar sonra, çamlık ikinci çeşme mevkiinde, yürüyüş yaparken tekrar hissettim. Bedir Yolundaki kayalara doğru, "neden ben... Ben sana ne yaptım hayat" diyen feryada tanık olmak, içimi burktu. Sesin sahibi, beni fark edince, çaresiz sustu. Bende onun çaresizliğine, isyanına üzüldüm. Beni tanıdığı için, benimle üçüncü çeşmeye doğru yürümeye ve konuşmaya başladı. Meğer konuşmaya ne kadar çok ihtiyacı varmış. Eşi kendisini terk etmiş, çocuklarıyla kalmış. Dramatik bir hayat hikayesi. "Rahatlamak için bağırıyorum abi. Eşimle çok konuştum cevabını alamadım. Dağlar bile cevap veriyor da eşim vermedi, iki çocukla kaldım" dedi. Yol boyunca konuştu, dördüncü çeşmeye kadar yürüdük, o konuştu ben dinledim. Dönüş yolunda rahatlaması için , yaşadıklarına benzer; mesleki anılar, öyküler anlattım:

Bir adam ve oğlu ormanda bizim gibi yürüyüş yaparken, çocuğun ayağı taşa takılıp düşer. Düşünce canı yanan çocuk "ahhh" diye bağırır. İlerideki dağın tepesinden, kısa bir süre sonra "ahhh" diye bir ses duyulur. Çocuk şaşırır. "Sen kimsin?" Der. Aldığı cevap "Sen kimsin?" Olur. Çocuk aldığı cevaba kızar "Sen korkaksın" diye tekrar bağırır. Karşıdaki ses de "sen korkaksın" der. Çocuk Babasına ne oluyor böyle? Diye sorar. Oğlum der babası dinle ve öğren. Dağa dönüp "sana hayranım" diye bağırır. Gelen cevap "sana hayranım" olur. Tekrar bağırır "sen muhteşemsin" cevap "sen muhteşemsin" olur. Çocuk olanları anlayamaz. Babası açıklama gereği duyar: "İnsanlar buna yankı derler, ama aslında bu yaşamdır. Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir. Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman, daha çok sev. Daha fazla şefkat istediğinde, daha şefkatli ol. Saygı istiyorsan, insanlara saygılı ol. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan, sende daha sabırlı olmayı öğren. Bu kural yaşamın bir parçasıdır. Yaşamın bütünü için geçerlidir.Yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın bize bir yansımasıdır."

Öykü pek etkili olmadı. Yol arkadaşım, öykü ile kendisi arasında, bağ kurmadı. Hep eşini, kendi kardeşlerini, başkalarını eleştiriyordu. Bütün sorunların sebebini kendi dışında, başkalarında arıyordu. Onun öznesi olduğu bir konuşmanın, etkili olmayacağını fark etmiştim. Genel, 'bizli' konuşmalara devam ettim. Belki bakış açısını, bir nebze değiştirebilirdim.

Bak dostum: Hayatta baştan buyana ne yaşadık ise yaşadıklarımızın hepsi bu günkü bizi yarattı. Hayatta hiç bir şey rastlantı değil. Her sebebin bir sonucu var. Gerçek olan hayatın bizlere ne verdiği değil, bizlerin hayata ne verdiği. Bizler hediye edilecek bir yaşamı bekleme yerine, yaşamı kendimiz belirlememiz, oluşturmamız gerekir. Onun için öncelikle hayata, olaylara bakış açımızı değiştirmeliyiz. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç alamayız. Hep başkalarını suçlayarak, sorunlar çözülmez derken yolun sonuna, çamlığın içine gelmiştik. Ona bir ustanın sözü ile veda ettim: "Hayat tanrının bize sunduğu bir armağandır. Onu değerlendirme şeklimizde bizim tanrıya sunduğumuz bir armağandır."

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - YANKI
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları