VATAN HAİNİ

Ali Koyuncu

16-10-2017
Bize yazmak için tıklayınız.

Konsolosluk çalışanlarının, FETÖ’cü oldukları iddiası ile tutuklanmasının ardından; ABD yönetimi vatandaşlarımızın vize işlemlerini askıya aldı. Haklı olarak Türkiye de, ABD vatandaşlarına vize uygulamaya başladı. Türkiye ile ABD arasındaki; birliktelikler, anlaşmazlıklar, ambargolar 2. Dünya Savaşından bu yana hep olmuştur.

ABD’nin Türkiye üzerindeki nüfuz egemenliğini, 2. Dünya Savaşından sonra, 4 Temmuz 1948 tarihinde imzalanan, “Ekonomik İş Birliği Anlaşması”, (Marshall yardımı) ile görürüz. Bu kredinin en temel koşulu; ‘demir yollarına harcama yapılmayacak, kredi kara yolları yapımında kullanılacaktır.’ Kara yolu demek motorlu araç demek, petrol demek. Bu yollar Türkiye için ulaşım yolu olduğu kadar, yabancı araba firmalarının ve petrol şirketlerinin, Türkiye’ye giriş yolları oldu aynı zamanda.

ABD Emperyalizmi, Türkiye’ye sadece karayolundan girmedi. 1968 yılı Temmuz ayında, Deniz Gezmiş ve arkadaşları ABD 6. Filosuna ait Amerikan askerlerini İstanbul Dolmabahçe’de, “evine dön” diye denize atarken de ülkemizdeydi. O gün bu eyleme karşı çıkanlar, başta Fetö’nün de içinde yetiştiği, ilk şubesi 1954 yılında İzmir’de açılan, kominizim ile mücadele derneği etrafında toplanmış sözde milliyetçilerdi. Gerçek milliyetçi tavrı 1974 yılında Anadolu topraklarına ne ekileceğine, Amerika değil, Türkiye karar verir diyen, Ecevit’in afyon ekim kararında gördük.

20 Temmuz 1970 yılında Afyon tarımının Türkiye’de yasaklaması için, ABD Adalet Bakanı John Mitchel Türkiye’ye ambargo uygulanması için rapor hazırladı. 1973 seçimlerinden sonra Bülent Ecevit’in Başbakanlığındaki hükümet 1 Temmuz 1974 tarihinde, içinde Denizli’nin de bulunduğu 7 ilde, kontrollü haşhaş ekileceğini ilan etti. Karardan sonra, ABD Temsilciler Meclisi 16 Temmuz 1974 tarihinde “Türkiye’ye gönderilen askeri, ekonomik ve diğer yardımlar ile tüm savunma mühimmatı, hizmet satışı ve silah nakliyesine ait ruhsatları askıya aldı. Türkiye’ye kredi verilmesini durdurdu.”

Aynı yıl içinde, Türkiye 20 Temmuz 1974 tarihinde, adanın tamamını işgal etmek isteyen Rum yönetimine karşı, Kıbrıs Barış Harekâtını düzenledi. ABD kendi silahlarının kullanıldığı gerekçesiyle, esasında Kıbrıs konusunda Türkiye’yi istediği gibi yönlendirmek amacıyla, 5 Şubat 1975 tarihinde, silah ambargosu kararı aldı. 2003 yılına kadar ilişkiler hep ABD’nin koyduğu kurallar çerçevesinde sürdü gitti.

2003 yılında ABD, komşu Irak’ın petrolüne el koyma kararı aldı ve nükleer silah bahanesiyle Irak’a askeri harekât düzenledi. Türk limanlarını, hava sahasını ve topraklarını, Irak’a geçiş için kullanma talebinde bulundu. O günkü iktidar buna olumlu cevap verdi. Ancak her partiden yurtseverlerin oyları ile bir Mart 2003 tarihinde hükümet teskeresi, TBMM’de reddedildi.

Ret kararı sonucunda, 4 Temmuz 2003 tarihinde Irak’ta ABD askerleri 11 askerimizin başına çuval giydirdi. Bununla da kalmadı; Fetullah Gülen’in, lideri olduğu Terör Örgütünün elamanları kullanılarak, silahlı kuvvetlerimize kumpas kuruldu. Ergenekon-Balyoz-Casusluk davalarıyla; bir Mart 2003’te teskerenin reddedilmesinin rövanşı alındı. Devamında örgüt kumpas sonucunda, kendi örgüt üyelerini terfi ettirerek, 15 Temmuz 2016 tarihinde terfi edenlerin öncülüğünde hain darbe girişimi yaşandı. ABD emperyalizmi ülkemizde yaşananların bir yerlerinde hep oldu.

Ülkemizde maalesef, bir zamanlar ABD’ye karşı olanlara, vatan haini deniliyordu. Türkiye; Nazım Hikmet, Deniz Gezmiş, Bülent Ecevit gibi düşünen yurtseverlerin söylediklerini dinleseydi: Ne dışa bağımlı dinci darbe girişimi olurdu, ne ambargolar yaşanırdı, ne de vize sorunu. Nazım Hikmet, 28.07.1962 tarihinde kendisine “vatan haini” diyen, emperyalizmin uşaklarına şöyle haykırmıştı: Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala....Vatan Amerikan üstleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa / vatan kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, / ben vatan hainiyim yazın dedi. Hikmet…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - VATAN HAİNİ
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları