etiler poyrazoğlu otomotiv
18 Temmuz 2018 Çarşamba

TÜRK BUDİZMİ

İbrahim Yıldız

22-07-2017

Önceki yazıdan devam…

Şimdi uzun bir yolculuğa çıkacağız.Bu yolculuk bizim atalarımızın daha önce yaptığı bir yolculuktur.Türkler tarih boyunca bir çok dinin mensubu olmuşlardır.Ancak bu dinlerin içinde ise hem etkileyen hem de etkilenen inanç "BUDİZM" olmuştur..

Tüm bu geçişler için İstemi Kağan ve Bumin Kağanın ruhsal anısına başvurulmuştur. Değişim ve geçiş dönemlerinde kökene dönme ve ataların bir şekilde anılması, ruhsal açıdan bakıldığında değişimi olanaklı kılar ve kolaylaştırır. Türkler din değiştirirken Ataların ruhlarına danışarak onlardan izin almışlardır. Bu tamamen Türklerin “Atalar” tapımı ile alakalıdır.

Türk kağanlar gerek duygusal gerekse siyasi nedenlerden ötürü Budizme eğilim gösterse de, “Atalar” dinini ve bu dinle bağlantılı geleneksel inanç ve ritüelleri asla terk etmemişlerdir.

Bilge Kağan Türk imparatorluğunun yeniden derlenip toplanması döneminde duvarlarla çevrili bir şehir inşa etmeyi düşünürken, Tonyukuk onunla tartışarak bu isteğinden, “Buddha ve Lao-tseu insanlara yumuşaklığı ve alçak gönüllülüğü öğretmektedir. Bu öğretiler savaşçılara yaraşan meziyetler değildir.” diyerek vazgeçirmiştir. Çünkü Türklerde Alplık kurumu olmasa, diğer milletler tarafından kolayca yok edilebilirlerdi. Fakat Bilge Kağan bu dönemde kendi ilini surlar ile çevirerek Budist mabetler de yaptırmıştır.

Türkler ne zaman barışçıl bir din olan Budizmi benimseseler, etrafındaki milletler tarafından yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlardır. Türklerin geçmiş tarihinde Tsü-k-ü Hunlarının yok edilişi Bilge Tonyukuk’un Bilge Kağanı bu dinden vazgeçirmeye çalışmasını haklı gösterir.

Resim-7: Bilge Kağan’ın mezarında bulunan Geyik ikonografisi. Ölümü M.S. 734.

Bu tarihlerden sonra güçlü bir milliyetçilik düşüncesi ile birlikte Sogd dili de terkedilmiş ve her alanda Türkçe kullanılmaya başlanmıştır. Xiongnu’larda da görülen, Tengri kavramı ile birlikte Türklerin öz kozmolojisi olan Gök, Yer ve Su gibi kutsallar da vurgu kazanmıştır.

Uygurlara Budizm 630’lu yıllarda tesir etmeye başladı. 778-779 tarihlerinde iyice yerleşti. Uygurlar ile birlikte, Karluklar ve hatta kuzey Türkleri de kitleler halinde Budizmi benimsedi.

Budizm’in Orta Asya’ya yayılması, doğal olarak Türkleri bu dinle karşı karşıya getirmiştir. Budist din adamları bozkırlarda yaşayan insanları bu dine davet etmekteydi. Rus bilim adamlarına göre, bu dinin bozkır birliği fikrini gerçekleştirebileceği düşüncesi, Altay toplumlarında özellikle 570-590 yılları arasında, Budizm’in birdenbire patlamasına neden olmuştu.

Resim-8: Bir Karluk Kağanının tahta çıkışını anlatan metal tabak üzerindeki figürler. 8-9.yy. Taht Budacı düşünceye uygun olarak iki aslan tarafından taşınıyor.

Çin başkentindeki Budacı tapınaklara, Türk Uygur Budist rahipler görevlendirilirdi. Çin devletinde Budist mabetleri Uygur rahipler yönetirdi. Sonraki yıllarda Budizm Mani dini ile birlikte yaşamaya devam etti. Uygur Mani dini rahipleri beyaz renkli kıyafetler giyerdi. Çinliler bu yüzden bu dine “Beyaz Buda Dini” adını verirdi.

Resim-9: 7-8. yüzyıl Türk Uygur “Mani Dini” Din adamları. Kullandıkları Başlıklar ile Mevlevi Dervişlerinin kullandıkları ritüel başlıklar aynıdır. Giyim şekilleri çok benzer ve giysi renkleri de beyazdır. Manicilik Budizminde içinde bulunduğu bir kaç dini içine alan bir dindir.

Devam edecek

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - TÜRK BUDİZMİ
İbrahim Yıldız - Diğer Yazıları
Bütün İbrahim Yıldız Yazıları