TOPRAK, SU, HAVA

Ali Koyuncu

17-02-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Buket Uzuner'in doğa-insan ilişkisini, kadimden bu yana Şamanist inanç sistemi içinde anlatan; toprak, su, hava isimli kitaplarını severek okudum. Son aylarda tüm gazetelerde, televizyonlarda; toprak, su, hava ile ilgili haberler baş köşede. Konu, barajlarda su seviyesinin düşmesi, İzmir, Antalya sel baskını, Alaçatı'da yaşanan hortum faciası, fırtınadan çatıların ve seraların uçması, Karadeniz'de toprak kaymaları, bazı kentlerde hava ve su kirliliği, siyanürle altın arama, maden arama için binlerce ağacın kesilmesi, deniz kirliliği, tarım topraklarının kirlenmesi, aklımda kalanlar. Kitapta da belirttiği gibi doğa insan ilişkisi, ilk insandan bu yana var. Günümüzde ise doğa-insan ilişkisi çok sorunlu. Geri dönüşü olmayacak şekilde, sorun büyüyor. Kendi ellerimizle, geleceğimizi katlediyoruz.

Çevre sorunlarıyla ne devlet, ne de vatandaş kendi davranışlarıyla çevre sorunu arasında bir bağlantı kurmuyor. Sorunları akıl, bilim, doğanın kanunları çerçevesinde çözmek yerine, herkes herkesi eleştiriyor. Sorunlara bir çözüm önermeyince, başta devlet olmak üzere hepimiz sorunun bir parçası oluyoruz. Ortak bir anlayış, ortak çözüm ve ortak çalışma olmayınca da; toprak, su, hava kirliliği konusunda aynı hatalar devam ediyor. Ülkemizi yok ediyoruz. Sanayileşmenin sonucunda oluşan, üretim ve tüketim alışkanlıklarımızla; havaya, suya, toprağa her gün milyonlarca ton katı atık, zehirli kimyasal, zehirli gaz, kirli su salıyoruz. Bu atıklar ekosistemi bozarak, ozon tabakasının incelmesine, küresel ısınmaya, su ve toprak kaybına, bitki ve hayvan canlı türlerinin azalmasına, salgın hastalıklara sebep oluyor. Covid salgınının sebebi, doğa-insan ilişkisinin bozulmasıdır.

Ülkemizde bugünkü çevre manzarası şu şekilde: Vahşi sulama ile yer altı suları azalıyor. Atık sular ve zehirli kimyasallar; suları kirletiyor, sulardaki oksijen miktarını azaltıyor, suların ekosistemi bozuluyor. Hepimizin evinde damacana suyu içmesi doğal, sıradan bir hal aldı. Üretim tesislerinden çıkan zehirli gazlar ve dumanlar, binalardan çıkan yakıt gazları, ulaşımda oluşan zehirli egzoz gazları havaya karışıp havayı zehirliyor. Yağmurla birlikte toprağa düşüp yediğimiz sebze, meyveleri, içtiğimiz suyu kirletiyor.

Bütün bunlar asit yağmurlarına, fırtınalara, felaketlere, sellere, hastalıklara, meteorolojik değişikliklere, ekosistemin dengelerini bozmaya kısaca canlı yaşamının azalmasına sebep oluyor. Ekosistemin bozulması tarımsal üretimi azaltıyor. Tarımsal üretim de ürünlerin genetiğiyle oynanması üretimi arttırsa da, beslenme ve başka yaşam dengelerini bozuyor.

Başta devletler olmak üzere, bireyler ve gruplar; toprakla, suyla, havayla kısaca ekosistemle olan yanlış ilişkimizi acilen gözden geçirmeliyiz. Tüketim ve hayat tarzlarımızı değiştirmeliyiz. Çevreyle ilgili farkındalıklarımızı artırmalıyız. Tüm dünyada uygulanabilir, denetlenebilir, ortak modeller geliştirmeliyiz. Sorun küresel, çözüm de küresel olacak.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - TOPRAK, SU, HAVA
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları