TAKVA

Mustafa Örki

22-04-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

“Umulur ki takvaya eresiniz” Bakara/2, 183

Biz müminleri Rabbimizin koruma altına almıştır. Çünkü düşmanı vardır, ayrıca imtihan hali olması, hayatın farklı durumları ve insanı etkileyen duyguları da bir başka durumdur. İşte bu durum karşısında bilgi iman takva insanı koruyan bir şemsiyedir. Sakınmak, duyarlı olmak ve sorumluluk gibi çok anlamlı bir kelimedir. Oruç ve takva bir araya gelince daha bir güç duruma geliyor. Ramazan ayı takvamızı beslemiş oluyoruz.

Rabbimiz biz kullarını yaratıp başıboş bırakmamış. Yeryüzündeki vazifesini yapabilmesi ayakta kalabilmesi için gerekli olan şeyleri de var etmiş. İstenen şey insanın bu yol bilgisini kabul edip uygulamak. Bu sebeple yaratan yasa/hüküm koyan Rabbimize hamd ediyoruz.

Mazeret kapısı kapanmıştır. Akıl, vicdan fıtrat yanında Kitap ve Resul göndermiştir.

Oruç tutmak aç kalmak değil ruhumuzu beslemek imanın diri tutmak, imanın tadını almak demektir. Oruç tutmak takva duygusunu beslemek olduğunu göre doğal yönden bunun yolu ibadetlerden geçiyor. O ibadetlerden biri de oruçtur.

Takva duygusu beslenmediği vakit insan insani davranışlarda bulunamaz, tek kelime ile kan dökücü ifsat edici olur. İçinde yaşadığımız dünyada oruç gibi bir ibadete muhtacız.

Bu konuda Zemahşerî Keşşaf’ında şöyle der. Muttaki kelimesi sözlükte onu korudu, o da korundu. Vikāye, koruma konusunda aşırı hassas davranmak demektir. Bu meyanda at, toynağına yerden sert ve canını acıtacak bir şeyler batmasın diye ayağını koruduğu zaman dikkatli at ve bu hayvan kendini sakınır. Şeriat ta ittikā’ kişinin kendisini cezaya müstahak kılacak fiil ya da terk gibi eylemlerden sakınması demektir.

“Burada neden muttakiler için hidayettir” denilmiştir; muttakiler zaten hidayete ermiş değiller mi?” dersen, şöyle derim: Bu, tıpkı izzet ve kerem sahibi bir insana, “Allah sana izzet ve kerem versin!” diye dua etmek gibidir; zaten var olan bir şeyin artması ve devam etmesi talep edilmektedir.

Aynı durum “Bizi doğru yola ilet.” (Fatiha 1/6)] ayetinde de söz konusudur. Diğer bir açıklama da şudur: Burada Allah mu’minleri, takva elbisesini giymek üzere oldukları durumda, “muttakiler” olarak isimlendirmiştir.

Yapılan araştırmalara göre oruç tutanlarımızın sayısı yüzde yirmi üçtür bu sayı azdır. Bir başka husus ise oruç tutanları kalitesi de olması gereken yerde değil. Ne yapabiliriz? Büyükler İslami hikmet kelimesi ile anlatmayı açıklamayı esas almışlar. Neden Allah orucu farz/gerekli görmüş? Bu sorunun cevabını takva kelimesini anlamadan geçtiğini söyleyebiliriz.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - TAKVA
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları