TABİ VE SOSYAL AFET

Mustafa Örki

10-09-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

“Sel her şeyi aldı götürdü”

Bu sözü son zamanlarda çok duyuyoruz. Pandemi sürecindeyiz bu dert var iken yerelde bir yanda sel, heyelan, kuraklık öbür yanda yangınlar oluyor. Canlar yanıyor maddi ve manevi kayıplar oluyor yürekler yanıyor. Ateş düştüğü yere yakar afete maruz kalan insanların üzüntüsünü hissetmemek mümkün değil.

Rüzgâr, yağmur, kar rahmet iken az veya çok yağması veya hiç yağmaması musibete dönüşüyor. Hiç veya az yağan yerlere yağsa bu tür şeyler olmayacak. Akıl ermiyor bu işleri değil mi? Evet bunda bir hikmet var.

Tarih bize daha önce de bu tür şeylerin olduğunu haber veriyor. Misal: Ad kavminin rüzgâr, kasırga yok edildiğini Hakka/69,6. Ayrıca Medine de Hz. Muhammed sav sağ iken kuraklık oluyor yağmur duası yaptıklarını, su ihtiyacını karşılamak için Hz. Osman r,a Rume kuyusunu bir Yahudi’den satın aldığını siyer kitaplarımızdan öğreniyoruz.

Elbet insan hatası var. Sel yatağına ev yaparsak netice afat olur ve önüne geleni alır götürür. Kur'an helak olan kavimlerden bahseder. Sebebini da açıklar Helak edilme sebebi ise peygamberleri tekzip etmesidir. Kaf,14

Bu düğümüz nasıl çözeceğiz? Elbette bunda bir hikmet var, nasıl anlayacağız vahiy bizim ışık kaynağımız oraya müracaat etmeliyiz. Rabbimiz buyuruyor“Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açılık, biraz da mallardan canlardan eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenler müjdele”. Bakara,155. “mümine eziyet verecek her şey onun için bir musibettir” ”Camiu’s-Sağir,2,28

“Eğer başınıza bir bela gelirse (bilin ki) benzer bir belaya (başka) insanlar da uğramıştır. Zira böyle günleri sırayla insanlara paylaştırırız…” Ali İmran140 Bedir de sevinenler Uhud ta sınandılar, kaybın faturasını kime kesecekler? “Bu neden mi oldu diye soruyorsunuz” öylemi? “ Sizin yüzünüzden” 3,165. Kazanma ve kaybetme arkasındaki sırrı anlayan hayatın gizemini çözmüş demektir.

Tabi afetler yanında sosyal afetlerde olmuş. Hani Endülüs? Osmanlı Selçuklu Emevi ve Abbasiler. İslamın eksenini kaybettiği inancını değiştirdiğini fark edenlerden olmuştur. İbn Rüşd ıslama musallat olan bu afeti, 'her yeri sel aldı götürdü.' deyimiyle, Kadı Abdulcebbar ise 'rüzgâr şiddetiyle her şeyi altüst etti' değişmeceli ifadesiyle dikkatlere sunmuştur.

Müslümanların aktif olduğu dönemler olmuş ama sonra sanki bir şeyler gelmiş almış götürmüş. Müslümanlar varlığını sağlayan değerlerden uzaklaşmışlar eksen kayması olmuş. Topyekûn hayatı düzenleyen din, beşer tarafından dizayna tabi tutulmuş. “İslam’ın elinden hayat alınmış sonra onu vicdanlara sürgün etmişler. İslam ve hayat bütünlüğü ıskalalınmış. Geriye bir bilgi kaynağı, kuru inanç sistemi. Ruhsuz hayat veya kültürel bir niteleme, tarihsel bir malumat kalmış.”

Bu konu üzerinde düşünürken Müslümanların insanların içinde bulundukları hâli beni düşündürüyor. İşin en can alıcı tarafı ben ne yapabilirim sorusuna geliyor. Fuat Sezgin merhumun Müslümanların bugün en büyük problemi dün yaptık bugünde yaparız inancını kaybetmeleridir der.

Müslümanlar inanma biçimlerini kaybettiler. Değişik fikir adımları insanları doğal mecrasından çıkardı, gelinen nokta İslami hayatımız problemlidir. “Takdir Allah’ındır ama tedbir kulundur” doğrudur ve biz bunu biliyoruz. Gel gör ki dere yatağına ev yaparsak sel gelince alır götürür. İmtihan olmak işin içinde ama bizim sorunumuz inancımızda. Sosyal afet içinde aynı şeyler geçerlidir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - TABİ VE SOSYAL AFET
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları