REFORM

Ali Koyuncu

27-01-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Ekonomik istikrar için; "Hukuk Reformu"ndan sıkça söz edilir oldu. Ekonomi ile hukuk ve demokrasi arasındaki ayrılmaz bağ, fark edildi. Reformlarla ilgili, dünyadaki deneyimlere baktığımızda; reformun öncelikle zihinlerde başlaması gerektiğini görürüz. Hukuk reformu için öncelikle anlayışlarda ve davranışlarda reformu başlatmak gerekiyor. Arkasından, demokratik mekanizmaların sonuna kadar açık ve işletilebilir olması gerekiyor. Kısaca demokrasi anlayışının, demokratikleşmesi gerekir.

Dünyadaki örneklerine bakarsak; tek adamlı anlayışın hakim olduğu, ortamlarda reform düşüncesinin, uygulamaya geçmesi çok zor. Tarihten alınan derslere bakıldığında, reformu yapacak anlayışların demokratikleşmesi çok çok önemli. Kendi ilişkilerinde demokrat olmayanların, demokratik çalışmalarla reform yapmasının tarihte örneği yok. Örneğin bizim ülkemizde, her askeri darbeden sonra demokrasiden, hukuk reformundan iddialı şekilde, sıkça söz edilmesine rağmen, hiçbir reform yapılmamıştır. Çünkü askeri diktatörler, hukuk reformu konusundaki söylediklerine, önce kendileri inanmamıştır.

Bugün ülkemizde önce siyaset doğallaşmalı. Siyaset yapma biçimi değişmeli. Kendisini değiştiremeyenler, hiçbir şeyi değiştiremez. Çünkü ülkede; müzakerenin yerini çatışma, uzlaşmanın yerini zorlama, hak kullanmanın yerini yasaklama aldı. Siyasi kutuplaşma, din ve etnik yapı üzerinden kimlik siyaseti ve ötekileştirme anlayışının hakim olduğu ortamlarda; yargıda reform yapılması çok zor. Demokrasiyi beş yılda bir sandık başına gitmek olarak bilen ve anlayan bir yapının hukuk reformu yapması zor.

Demokrasinin yerleşmesi için; öncelikle siyasi partilerin demokratikleşmesi, fikir ve ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması gerekir. Seçim barajının kaldırılması gerekir. Türk siyaseti demokrasiyi; devlet yönetimini ele geçirmeyi sağlayan bir oyun olarak gördüğü sürece, reform yapmak çok zor.

Zor demekle ifade etmeye çalıştığım; Atatürk'ün Türk hekimlerine söylediği sözü, Türk yargısına söylenebilir hale getirmek. Pandemi günlerinde Atatürk'ün "beni Türk hekimlerine emanet edin" sözü nasıl anlam buluyorsa; hukuk reformunda da toplum, "beni Türk hakimlerine emanet edin" sözünü aynı coşku, kararlılık ve inanç içinde söyleyebilmeli. Bunu söyletmeyecek hiç bir çalışma reform olarak değerlendirilemez. Yargının işleyişi, yürütme yargı ilişkisi, yargının günümüzde taraflı ve esen rüzgardan etkilenişini, reformla bağdaştırmak mümkün değil. Ekonomik kalkınma ve ülkede huzur için; gerçek bir hukuk reformuna ekmek, su gibi ihtiyaç var.

Reform yapma biçimi aynı zamanda, siyaset için bir samimiyet sınavıdır. 'Birlikte yaşama iradesi' içerisinde olan kişi ve grupların öncelikle kendileri olabilmelerinin yollarının açılması gerekir. Kişiler ve gruplar kendi kimliğine, inancına, kökenine, tercihlerine ve hayat tarzlarına bakılmaksızın doğrudan kendileriyle ilgili, ülkeyle ilgili her türlü küçük veya büyük kararlara katılabilmeli, alınan kararları denetleyebilmelidir. Reform ancak, katılımcı demokrasi anlayışı ile yapılabilir. Bütüncül, kapsayıcı bir anlayışla kalıcı olabilir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - REFORM
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları