PAYLAŞMA ZEVKİ

Mustafa Örki

10-05-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

“Sevdiğiniz(kıymet ve önem verdiğiniz)şeylerden(Allah yolunda ve ihtiyaç karşılayıcı oranda)infak edinceye kadar, asla iyiliğe(ve en iyi mertebeye)eremezsiniz.(Hayır, olarak)Her ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu bilir.” Ali İmran/3,92

«İyi» şeklinde tercüme edilen âyetteki «birr» kelimesi, hayrın, iyiliğin kemal noktası, Allah’ın rahmeti, rızası ve cenneti manalarında anlaşılmıştır. Bakara sûresinin 177. âyetinde «birr»in etraflı bir izahı verilmiştir ki, buna göre «birr», imanda, ibadette ve ahlâkta en doğru ve en güzel bir hayatı yaşamaktır. Yukarıdaki âyete göre böyle bir hayata ve Allah’ın lütuf ve inayetine ulaşmanın şartlarından biri, kişinin sahip olduğu ve sevip bağlandığı şeyleri Allah yolunda kullanmasıdır. Müfessirlere göre bu şeyler, servet, mevki, ilim ve beden kuvveti gibi maddi ve manevi imkânlardır.”

İnfakta kalite ve fayda esastır. İşe yaramayan, stoklanacak yer bulamayan ya da çöpe atılmayı bekleyen şeylerle iyilik yapılmaz. Gerçek iyilik, sevilen, lazım olan ve değer verilen bir şeyi vererek başkasının işini ve ihtiyacını görmektir. Almak istemediğiniz bir şeyi vererek başkasına iyilik yapamazsınız. Kısaca iyilik, bütün güzel şeylerin tamamıdır ve hiçbir karşılık beklemeksizin bu güzelliklerin bir başkasıyla paylaşılmasıdır ya da ona aktarılmasıdır.

İslamın özü paylaşmaktır denirse doğrudur diyebiliriz. Bu paylaşım bireysel olabileceği gibi toplu olarak ta yapılabilir, yapılmalıdır. Hayır, kampanyası düzenlemek gibi olabilir. Bu tür bir paylaşımı değişik şekiller de yaşadım, elimizden geldiği kadar destek oldum. İnsana mutluluk veren bu tür aksiyonlara bizim insanımız alışıktır.

İkinci görev yerim askerlik sonrası Sarayköy Altıntepe idi. 1980 yılının başında vazife başladı. Ufak bir yerleşim yeri halkı çiftçi, Dere dedikleri tarlalarında üzüm bağları, Seki de ekip biçiyorlar, fasulye ekimi daha bir ön planda. Erkeklerden çok kadınlar fazla çalışıyor gibiydi.

İlk resmi imam ben idim. İnsanları son derce sıcakkanlı, yardım sever, şaka sever insanlar idi. Misafire karşı ilgi alakaları cidden hayranlık derece idi. Çocukları sabah namazından sonra okuttum. Hala hocam diye arayan torun sahibi öğrencilerim var. Eşim ilk defa gurbete çıktığı bir dönem idi, kadınlar onu yalnız bırakmadılar. İkinci kızım burada dünyaya geldi. 80 Eylül darbesini orada yaşadık. Unutamadığım birçok anım var ama içlerinden Bayram hatıralarımın tadı damağımdadır.

İki ramazan bir kurban yaşadık. Ramazan bayramı sonrası camiden çıkar çıkmaz dışarıda evlerden gelen siniler üzerinde yemek yer dua eder. Dargın küskün varsa bayramlaştırılır ve dağılırdık.

Kurban bayramı camiden çıktık bayramlaşma bitti, Hacı Karcılı Amca elimden tuttu hadi beraber gidiyoruz dedi. Yürüdük… Karabeylerin evine geldik. Aman Ya Rabbi! Kalabalık bir ortam, vefat eden biri için Kurban kesilmiş. Saçları vurmuşlar etler pişiyor. Kadın-erkek, çoluk çocuk orada bana iki doğram et düştü. Dua ettik kalktık bir sonra Muhtar Ahmet Batum’un anasının evinde karnımızı doyurduk. Ama o ilk yerde yediğim et kadar tatlı değildi.

Sevinçlerin paylaşımı böyle bir şeydi. Aradan yıllar geçti ama o gün hala hatırlarım. İslamın özü paylaşmaktır sözü doğrudur. Bir kurban bayramı işte bu kadar güzel olur. Asıl mesele işimizi tat veren islamdır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - PAYLAŞMA ZEVKİ
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları