20 Temmuz 1974’te, Başbakan Bülent Ecevit döneminde Türkiye Kıbrıs’a müdahale kararı alıp da uygulamaya başladığında harekâtın duyurusunu yapan şifre ifade “Ayşe Tatile Çıktı.” İdi. Ona misal, biz de 25 Eylül 2018 Salı günü köşesinde “Köşeme Bir Mola… Bana müsaade..” diyerek 20 yıla yakın bir süredir DEHA20’deki yazılarına uzunca bir süre/süresiz ara vereceğini duyuran çok değerli –sevgili yazı arkadaşımız Ömür EKE Hanımefendinin bu kararını “Ayşe Tatile Çıktı” sözünden ilhamla “Ömür Tatile Çıktı” diye taşıdık yazı başlığımıza….
Biz okurları ve yazı arkadaşları olarak Ömür Hanımın yaz başındaki “Tatil için Hadi bana müsaade!..” başlıklı yazılarıyla hafiften bir burukluk yaşarken nasıl olsa eylülde yine bizimle olacak diye teselli bulurduk ayrı kalışlara. Eylül geldiğinde de dolu dolu duygular ve gözlemlerle yeniden köşesine geldiğinde mutlu olurduk. Bunu ben yazlığa giden komşularını uğurlayıp da mahalle bekleyen komşuların duygu yanılsamasına benzetirdim hep…
Bu sefer de yaz başında yine tatile uğurladığımız Ömür Eke Hanımefendiden enerji ve güç biriktirmiş bir kimlikle köşesinde dört gözle yazılarını beklerken hiç beklemediğimiz bir vedâ yazısıyla karşılaşıverdik…
Bu habersiz gidişle ilgili yazısını okur okumaz telefonda biraz sitem edeyim derken Ömür Hanım bu sitemin karşılığında “Fakat siz de İzmir’e giderken haber verdiniz miydi?” deyivermez mi!.. Ne diyeceğimi bilemedim doğrusu… Bumerank oyununa benzedi bizimkisi; kendi oyunumuzla yenilmiş olduk. Devamında da “E tek ter-i diyâr eden sadece Şerif Hoca mı (ki yazıları aynı şevkle devam) benim de terklerim var, duygu göçlerim var mevsimlik, içinde su olan yerlere, git gellerim, git kal’larım var, desem de…” demez mi köşesinde… İşte durum bundan ibaret diyeyim siz anlarsınız bunu. Yıllarca aynı ortamları paylaştığınız iyi bir komşunuz her ne gerekçeyle olursa olsun yanı başınızdan taşındığında neler hissederseniz biz de o durumdayız şimdi.
Tam da bu duygularla dolu iken Cumhuriyet gazetesinde 27 Eylül 2018 Perşembe günü ilk köşe yazısını yayınlayan Hikmet Altınkaynak’ın köşe yazısında “Yazmak Güzel Şey Be Kardeşim” başlığını okumaz mıyım!.. İşte o anda yirmi yıldır köşe yazarlığı yapan Ömür Eke Hanımefendinin yazma konusundaki süresiz/uzun süreli ara verme kararını verirken ne kadar zorlandığını ve zor bir karar verdiğini daha iyi anladım…
Efendim, bu konuda tesellimiz yine Ömür Eke Hanımefendinin şu sözlerinde dillendirdiği taahhütlerindedir:
“Şimdilik bana bir müddet müsaade, yani bir mola istiyorum, “süresiz” belki bir değil birkaç kitapla dönerim bakarsınız, söz sizi bırakmayacağım, insan dert ortağını bırakır mı? Birbirimizin omzunda az mı ağladık, güldük!
“Hamiş: Benim de kendime yeni bir kitap sözüm var. Sonra, çok resim yapmam lâzım çoook! Hatırlatırım yazarcılıktan önce ressamcılığım vardı.
Sizi çok seviyorum sevgili okurlarım…”
Sizi çok seven yazı arkadaşlarınızın sanal alemde yazdıklarından birkaç örnek:
Atilla Sezener: “Geçici olduğu gerekçesi kabul edildiği için izinlisin. Yoksa elin kalem tuttuğu sürece bir yere gidemezsin.”
Cemal Ataman: “Yazının başlığını görünce, yeni kitap geliyor, dedim. Deha Yirmi bir okuldur, mezun oldunuz ama lisans için döneceksiniz yine. Ömür Eke kitaplarını bekliyoruz.”
Zeki Akakça: “Başaracağınıza inanıyorum, "yeni mavilere" diyelim o zaman ... Sağlık ve renklerle yoğurup yaşayacağınız yarınlarınız olsun...
Süleyman Boz: .. Ömür eke de yazmaktan, kendini, sanatını, kentini ifade etmekten vazgeçemeyecektir. Kendisine geçici bir süre, esenlikler diliyorum..
Daha hırslı ; daha dolu dönmek üzere Hoşça kal Ömür hanım..”
Tarık Barbaros Plevne: “Yakında kitaplarınız ve resimlerinizle birlikte döneceksiniz; bizler sizi bekliyor olacağız. Sevgiler...
Evet, DEHA20 yazı ailesi ve sizi severek okuyan sevgili okurlarınız sizi bekliyor olacaklar efendim… Bilginize.
Muhabbetle