etiler poyrazoğlu otomotiv

OKU!

Ali Koyuncu

30-12-2005
Yılbaşında genellikle geçmişin ve geleceğin muhasebesini yapar, yeni yıla yeni kararlarla birlikte gireriz. Sadece bireyler değil, kurumlar ve ülkeler de yeni yılda bazı toplumsal davranışlar ve değerlerle ilgili araştırmalar ve istatistikler yapar. Bunlara göre kararlar alınır, kanunlar yapılır. 2016 yılbaşında ülkemizin “kitap okuma” konusundaki, 2015 yılı davranışlarını ve istatistiklerini merak ettim. Kitap okumakla ilgili istatistiği okuyunca, ben de okuma konusunda geçmişimin ve geleceğimin muhasebesini yeniden yaptım. Bundan 20 yıl kadar önce Denizli Barosu’nda arkadaşlarıma “kitap kulübü” kurmayı önermiştim. Başta Hüseyin Korkmaz, Jale Özdemir, Sema Özdemir, Selvin Erdoğan, Asil Türk, rahmetli Mehmet Akgün olmak üzere bir grup meslektaşımla her ay sıra ile birimizin bürosunda toplanırdık. Toplantılarda okuduğumuz kitapları anlatır, tartışır birbirimize yeni kitaplar önerirdik. Bugün çevremde yeni kitap önerecek insan sayısı çok azaldı. O günleri hasretle arıyorum. 1999 yılbaşında, geçmişimin ve geleceğimin muhasebesini yapmıştım. “Ali iyi güzel, kitap okuyorsun, bilgi birikimini artırıyorsun, ancak bilmek tek başına bir işe yaramıyor. Sigaranın zararlı olduğunu biliyor yine de içiyorsun. O zaman bilmenin ve okumanın sana ne faydası var? Kitap okumayandan senin bilgiyi kullanmada ne farkın var?” diye. Yılbaşı muhasebesi sonucunda, 14 Şubat 1999 Sevgililer Gününde, 21 yıllık hain sevgilimi terk ettim. Sigaranın yerine doğa sporlarını koydum. Pakdos ile tanıştım. Bu tanışmadan sonra, bizim evde iki şey mecbur oldu. Spor yapmak ve kitap okumak. 2016 yılbaşı nedeni ile Türkiye toplumunun kitapla, kitap okumakla ilgili geldiği noktayı gözden geçirmek için en son istatistiği inceledim. 2016 yılına girdiğimiz şu günlerde sonuç: Türkiye toplumunun %32’si hiç kitap okumuyor. Toplumun %68’i kitap okuduğunu ancak bunun sadece 1/5’i “sıklıkla” okuduğunu söylüyor.%68’in %28’i “bazen okurum”, %20’si “nadiren okurum” %20’si de “sıklıkla okurum” diyor. Kısaca bu kadar rakamdan çıkan sonuç: Bugün toplumumuzun %20’si sıklıkla kitap okumakta. İstatistikte detaylı bilgiler var: En az kitap okuyan bölge Akdeniz Bölgesi. %34 ile en çok kitap okuyan bölge Marmara Bölgesi. İçinde yaşadığımız Ege Bölgesinde de kitap okuma oranı yüksek değil. Evliler bekarlara göre, daha çok kitap okuyor. %55 oran ile kadınlar erkeklere göre daha çok kitap okuyor.25-45 yaş grubu, 18-65 yaş grubuna göre daha fazla kitap okuyor. Yani gençler ve yaşlılar çok kitap okumuyor. Kitap okuma oranı orta yaşlarda daha fazla. Sıklıkla kitap okuyorum diyenlerin %35’i 1 yılda 12’den fazla kitap okuduğunu söylüyor. Kutsal kitabımız Kuranıkerim’in 1.ayeti “yaratan rabbinin adıyla oku!” diye başlamasına rağmen, sonuç olarak, kendi kutsal kitabını okuyamayan, okumayan bir toplumuz. İstatistik sonucuna göre kitap okumama gerekçesi, “vakitsizlik”, “kitap okuma alışkanlığının olmaması” ve “kitap okumayı sevmemek” olarak belirtilmiş. Sürekli kitap okuduğunu söyleyenler, okuma sebebi olarak: “kendini geliştirme”,“yeni bilgi öğrenme”,“sevdiği-zevk aldığı için kitap okuma” gerekçelerini göstermiş. Uzmanların bu konudaki önerisi açık, net ve anlamlı: “Çocuklarınıza iki şeyi verin; spor yapmanın zevkini ve kitap okuma kültürünü. Bu ikisini yaşam biçimi haline getirebilenler için endişe etmeyin. Onlar her zorluğun altından kalkabilecek ve kendi güçlü kanatlarıyla özgürlüklere uçacaklardır.”
YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - OKU!
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları