MARADONA

Mustafa Örki

17-12-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

“Her can ölümü tadıcıdır” 3, 185

Makalenin başlığı tahmin ediyorum ki bazı kardeşlerimizi “Bu da ne” dedirtecektir. İlgimi ve dikkatimi çekti umarım okuyan için de benim gibi hayret dedirtir.

Kasım ayı içinde en çok ölüm haberlerini işittik. Her ölüm acıdır, çevresindeki insanları teessüre sevk eder. Benim için vefat haberleri tanıyorsam iyiliği veya kötü hallerini hatırlarım. Vefat edenlere rahmet dilerim. Bu ayda TV haberlerinde işittiğim bu ölümlerden biri de futbol dünyasına aitti. Futbol efsanesi, en iyisi olarak ifade edilen Maradona ölmüş. Benim konumum dışında bir olay gibi duruyor. Vefatı Arjantin’de yasa dönüşmüş. O bir futbolcu sıra dışı bir hayatı olması, hayatı beni fazla ilgilendirmiyor.

Beni ilgilendiren tarafı ise O bir Filistin dostu idi. Bir başka tarafı ki, benim için önemli ola tavrıdır. Papa’ya karşı duruşudur. Der ki “Evet, ben Roma Papası'na karşı çıktım... Neden böyle oldu, çünkü ben Vatikan'a gittiğimde oradaki çatıların saf altından olduğunu gördüm. Sonra da Papa'nın vaazını dinledim. Ve o diyordu ki, Kilise yeryüzündeki tüm fakir çocuklardan dolayı üzüntü duyuyor. "Külahıma anlat, üzüntü duyacağına satsana çatıları, bir şeyler yapsana ..."

Son derece insanı bir duruş, aynı zamanda islamidir. Biz bu âlemi niçin geldik? İlim sahipleri derler ki: Yüce Allah, insanoğlunu yeryüzünün imarı ile memur kılmıştır. Hud,11 Bu imar sadece yeryüzünün maddi olarak yapılandırmasını değil; aynı zamanda manevi planda da bir medeniyet inşasını öngörmektedir. Bu medeniyet önce kendinden ve söz ile olacağıdır. ‘Onlara hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye layık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir. Hac/22,24

İman, başlangıcı ve bitişi itibariyle kalbi bir mesele olmakla birlikte, onun aktive edilmesi ve kemal bulması söz ve eylemlerle mümkündür. Bu öyle bir durumdur ki, bir insan kelime-i tevhid sözü ile mümin olabilmekte, aynı şekilde küfrü gerektiren bir söz ile de iman dairesinden çıkabilmektedir. Demek ki söz söylemek, sadece ağızdan çıkan harflerle ilgili bir hal değil, bilakis kişinin iç âleminde yaşadığı duyguların dışa vurum şeklidir.

İnsanın söylediği her sözün kaydedilmekte olduğunun bilincine varması ve bunun sorumluluğunu üstleneceğini idrak etmesi, doğal olarak bir ağız ve söz disiplininin gereğini zorunlu kılmaktadır.

Kur’ân-ı Kerim’de geçen, ‘Ey iman edenler! Yapamayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.’ Saf/62,2.3

Söz ve amel uyumu her zaman her bir insan için önemli. Hele müslümanlar için çok daha dikkat edilmesi gerekiyor. Emin insan olmak biz Müslümanlara yakışır. Neden çünkü Allah güvenilir güven verir, müminde güvenen ve itimat edilen insandır. Sözlerimiz ve amellerimiz uyuşmuyorsa bunun adı münafıklık olur.

Güvenilir olmak ticari bir kıstas olmanın ötesinde insanın güvenilir olması İslam ahlakının gereğidir. Hz. Muhammed sav sıradan biri değildi ama sıradan bir insan gibi yaşadı. Kurulu bir devleti yoktu, Aristokrat gibi, Kral gibi olsaydı, sert olsaydı etrafında insanlar olur muydu?

Özü sözü bir olmak İslami temsil makamında olanların uyması gereken bir kriterdir. Medeniyet oluşturmaya geldik, sözümüz ve davranışlarımız uyumlu olmalı.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - MARADONA
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları