KURAN’IN HAYAT ANLAYIŞI VE RAMAZAN

Mustafa Örki

05-05-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Şehirlerin anası Mekke, dağların anası Hıra’dır. Çünkü ilk vahiy Mekke’nin birçok yerinde görünen hatta Hıra’dan bakılınca Kâbe’nin göründüğü dağ gene aynı dağdır. Müslümanların ana gibi olduğu, ana gibi davrandığı ay bu aydır. Sevinir ve sevindirir, diğer zaman dilimlerini nasıl kullanacağının tâlimini yaptığı aydır.

Allah zamana ve mekâna insanın nasıl dönüştüreceğinin nasıl yapılacağı bilgisini bu ayda inmeye başlayan vahiyle insana lütfetmiş. Bizim insanımız Mushaf’ı yere koymaz, yüksekte tutar, ah bir de emirlerini yerde bırakmasa o zaman iyi olacak ve iyilikler hayata hâkim olacak. İyiler meydanda olmadığı için kötüler ve kötülükler yaygın.

Cahiliyle döneminde yaygın olan ne kadar kötülük varsa Hak yani vahiy gelince kaybolmaya başlar. Ne zaman Müslümanlar pasifleşti kötü olan şeyler aynı kapıdan geri geldi, her ramazan ayında suç işleme oranı düşer ama Ramazan sonrası gene neden eski hâline döner? Müslümanlık anlayışımızda bir yanlışlık var. Bu ayda ne değişti? Genelde kültürel bir anlayış var. Hâlbuki bu ayın diğerlerinden farkı, oruçtur. O zaman bilgilerimizi güncellemeliyiz, sözlü ve fiili olarak dualarımızda bu ayeti okumalı, anlamalı ve yaşamalıyız.

“Onlardan bazıları Rabbimiz! Bize dünya da ve âhirette güzellik ver ve bizi ahiret azabından koru” bakara/2,201 Bu ayette geçen dünya ve ahiret hasenenin olması sürekli bir İslâmî yaşantımıza bağlı, devamlı ve uyum içinde bir hayat. Biz bu uyumu sağlayamazsak dünya ve âhiret huzuru sağlayamayız. Bir misal verelim:

Bütün hâlinde bir hayat ve bu hayatın çok çeşitli yönleri arasındaki ortak uyumdur. Nitekim Kur'an, sadece belli bir evin çocuklarına özel olarak geldiğini ve yalnızca onlara ait bulunduğunu söylemeyecek, aksine o, bütün insan ve cin topluluklarına gönderildiğini söyleyecektir. Mensubu olduğumuz bu din sıratı müstakimdir, kolaydır.

“Ancak sizden kim, hasta veya seyahatte olursa diğer zamanlarda(ayni gün sayısı kadar oruç tutmalıdır); ve (bu gibi hallerde) gücü yetenlere fidye vermek yükümlülüktür” Bakara/2,184

İslam'ın öğretimi, kendi bütünlüğü içinde birçok noktadan diğerlerinden farklılık gösterir, işte bu noktalardan en esaslı olanlarından biri uyumdur. Bütün hâlinde bir hayat ve bu hayatın çok çeşitli yönleri arasındaki ortak uyumdur. Nitekim Kur'an, sadece belli bir evin çocuklarına özel olarak geldiğini ve yalnızca onlara ait bulunduğunu söylemeyecek, aksine o, bütün insan ve cin topluluklarına gönderildiğini söyleyecektir.

İslam kendini inanları tek dünya değil sonrası içinde hazırlar. Mealini verdiğimiz ayet için Zemahşerî derki: hasene kelimesi için Allah’tan sağlık, geçim rahatlığı, iyi işlerde başarı gibi dünyevi yararlar, ahiret için sevap olarak özetlemişlerdir. İlim sahipleri bu ayetle ilgili olarak; hayırlı evlat, güzel amel, ilim ibadet gibi anlamlar eklemişlerdir.

Enes B. Mâlik Hz. Peygamber dua ederken en çok bu ayeti okumuştur der. Buhârî Davaat 55)Müslümanlar Fatiha’dan sonra dua olarak bu duayı tekrar etmeyi âdet hâline getirmeleri boşuna değildir. 5 Mayıs 2020.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KURAN’IN HAYAT ANLAYIŞI VE RAMAZAN
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları