KİMLİKLER

Ali Koyuncu

03-03-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Metropollere göç yaşamın ivmesini arttırdığı gibi, kentleri de büyük kalabalıklara dönüştürdü. Kontrolsüz kalabalıklar belirsizlik ve karamsarlık yarattı. Karamsarlık ve belirsizlik kişilerin yarınlara olan güvenini azalttı. Metropolde yaşayan büyük çoğunluk, yarınlara umutsuz ve güvensiz bakıyor.

Kalabalık kentlerde komşuluğun, arkadaşlığın, dayanışmanın ortadan kalkması; insanları kalabalıklar içinde yalnızlaştırdı. Yalnızlaşan, güçsüzleşen insanlar; kültürel ve ahlaki referansları kimliklerde aramaya başladı. Ülkemizde etnik ve dini kimlik insanların sarıldığı, dayandığı temel dayanaklar oldu. Oysa hepimizin o kadar çok farklı kimlikleri var ki. Bu kimlikler arası çatışmalar, toplumsal yeni faylar, gerilimler ve belirsizlikler üretiyor. Oturacağımız mahalleyi, siyasal tercihlerimizi, örgütlenmemizi kimlikler üzerinden yapmaya başladık. Ülkemiz insanı geçmişte, 1960-1980 yılları arasında sağ-sol kimliği üzerinden, 1980-2000 yılları arasında Alevi-Sünni, Türk-Kürt kimliği üzerinden, 2000’li yıllardan sonra mezhep, tarikat kimliği üzerinden yaşama baktı. Bu bakış sen, ben ve ötekiyi üretti. Ayrışma üretti, kopuşu üretti, üretmeye de devam ediyor. Ülkede siyaset “kimlik siyaseti” haline geldi. Bireyin birçok kimliği olmasına rağmen birey tek kimlik üzerinden tanımlanmaya başladı. Oysaki kişiyi tek kimlik üzerinden tanımlamak, ayrıştırmanın en büyük gerçeği.

Hayatın gerçeği farklı; insan genç, insan Alevi, Sünni, insan Kürt, Türk, kadın, erkek, iş sahibi, işsiz, okumuş, okumamış olabilir. Aynı zamanda bu kimlikten kişiler; çevreci, kadın hakları savunucusu, iyilik hareketleri gönüllüsü de olabilir. Genç kuşağı sadece Aleviliğe, Sünniliğe veya Kürtlüğe, Türklüğe hapsetmek, kısaca tek kimliğe hapsetmek, o kişinin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir. Kimlik siyaseti ötekileştirmeyi körüklüyor, çatışmayı, ayrışmayı körüklüyor. Toplumun gerilimi ve stresi artıyor. Huzursuzluk, belirsizlik artıyor.

Kimliklerden kaynaklanan sorunların çözümü; demokratik bir toplum ilişkisi içerisinde olacaktır. Türkiye bu sorunları görmemezlikten gelemez. Ülkenin yaşadıkları, bulunduğu coğrafya, uluslar arası ilişkiler ağı; Türkiye'de demokrasiyi, yurttaşlar arasında demokratik bir ilişkiyi zorunlu kılıyor. Sadece çatışarak kimlik sorununun çözülemeyeceği yaşanarak görüldü. Yine sadece ekonominin düzelmesi ile de sorunun çözülemeyeceği anlaşıldı. Yaşananlar ülkenin kimlik probleminin ancak demokrasi içinde çözülebileceğini öğretti. Çözüm ararken bireysel haklarla toplumsal haklar demokratik zeminde dengelenmeli. Şiddetten, terörden uzak tüm kimliklerin, birlikte yaşama ülküsü içinde; örgütlenmesi, geliştirmesine fırsat verilmeli. Herkes Anadolu'nun kültürel çeşitliliğini, ülkemizin zenginliği olarak görebilme becerisini, hoşgörüsünü gösterebilmeli. Kimlik siyasetinden beslenen gruplar, siyasiler, kişiler demokrasi talebinden rahatsız olacaklardır unutulmamalı.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KİMLİKLER
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları