KETEBE MANEVİYAT

Mustafa Örki

30-04-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

“Ey iman edenler sizden öncekilere olduğu gibi size de oruç yazıldı” Ali İmran, 183

Bu ayette geçen ‘ketebe’ yazıldı, farz kılındı manalarına gelen bu kelime namaz için de geçer. Namaz için “Namaz müminlerin üzerine belli vakitlerde yerine getirilmek üzere farz kılınmıştır.”Nisa,103

Ketebe gerekli olduğu için gerekli görüldü demektir, aksine bir delil olmadığı için fıkıh dilinde farz denilmiştir. Önemlidir, insanlıkla yaşıttır, fıtratımıza yerleştirilmiştir

Vahiy bir ramazan ayında rahatsız etmeden, gürültü çıkarmadan sessizce Hıra Mağarasında geldi. Bu maneviyatın özelliği ve gücüdür. Kuvvet ve kuvveti esas alanların sesi çok çıkar, gürültücüdür. Ramazan oruç da bizim evimize içimizden biri gibi girdi. Sahurda evlerin ışıkları yanacak, iç kuvvet bizi yataklarımızdan kaldıracak. Maneviyat bir ihtiyaçtır, en kolay olanlar en kolay yoldan yapılır

Oruç insanlıkla yaşıt olduğu için önceden bilinen bir ibadet yadırganmamış. Daha önceden peygamberimizin zaman zaman Pazartesi ve Perşembe gün ayları oruç tuttuğu, Medine de Muharrem ayının dokuzun da Yahudilerin oruç tuttuklarını görünce onlara benzememek için iki günlük oruç tutmayı tavsiye ettiğini siyer kaynaklarımız haber veriyor.

İslam da ibadet ve ubudiyet kavramları var. Namaz-zekât, oruç ve hac hasenattır, hasenatın karşılığını Kuranı Kerim: “Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.” Enam/160 Bir başka ayette “hasenat kötülükleri, günahları götürür” Hûd/11,114

“Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, «Rabbinize inanın!» diye imana çağıran birdavetçiyi (Peygamber'i, Kuran’ı) işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz!” Ali İmran/3,193

Bu ayetten anlıyoruz ki, Peygamber hem davetçi hem de davete icabet eden, yani yaşayan. Ramazan ayındayız, oruca davet edildik davete icabet ediyoruz, oruç tutuyoruz. Hal lisanı ile diyoruz ki ey kardeşlerimiz siz de bu kervana katılınız. Olması gereken budur, gerçeği gördünüz. Saba Melike’sinin rolünü benimseyip oynamamız gerekiyor. Dünya ve ahiret evimiz için bunu yapmalıyız. Nedir o(Belkıs)dedi ki: “Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim;(artık)ben Süleyman’la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum”(deyip İslam’a girmişti.) Neml,44

İftar sahur davetleri, varsa imkânlarımız nispetince fıtır sadakası, nafile sadaka gibi bu aya has, teravih önceden devam eden namaz gibi ibadetlerimiz olacak. Kısaca gecesi gündüzü dolu dolu bir ay yaşayacağız. Rabbim tüm güzellikleri imkân nispetince yapacağız. Hasta, yolcu ağır işte çalışanlarımız oruç tutmakta zorlanırsa kazaya bırakabilirler. İleride iyileşme imkânı olmayan hastalarımız fidye verebilir. Fidye veremez ise fidye veren olursa alabilir.

Hiçbir mazereti yok oruç tutmayanlar, “Ketebe”’yi anlamayanlar çok şey kaybedecekleri kesin. Rabbim iyi ve güzellikleri kavrayan kulları içine bizleri de dâhil etsin! Âmin

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KETEBE MANEVİYAT
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları