8 Aralık 2021 Çarşamba

IRAN'LA TÜRKİYE ESKİ ÇEKİŞMELİ GÜNLERE GERİ DÖNMEMELİ

Ufuk GÖKMEN

20-10-2021
Bize yazmak için tıklayınız.
Karabağ'daki savaşın ardından gündeme gelen Türk Koridoru, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Dünyası için önemli bir hedeftir.
Bu konu hakkında Karabağ Savaşı sırasında bilgiler aktarmıştım;
Türkiye'yle Azerbaycan'ı fiziki olarak birbirine bağlayacak olan koridor aynı zamanda Türkiye'den Çin'e kadar giden ticaret yolunun Türk Cumhuriyetleri üzerinden geçmesi anlamına geliyordu.
Bu durum halihazırda zorunlu olarak İran'dan geçmekte olan güzergahın önemini yitirmesi anlamına gelmektedir.
İran'ın Maşrek gazetesine göre; İran, Azerbaycan’dan Nahçıvan'a giden doğalgazdan yüzde 15 komisyon alıyor.
Ayrıca Orta Asya’ya giden Türk kamyonları da İran güzergahını kullanıyor. Ayda ortalama 12 bin civarında kamyondan söz ediliyor.
İran, Türkmenistan sınırına kadar 1.800 kilometrelik yol için 700-800 dolar geçiş ücreti alıyor.
Ermenistan’ın Zengezur bölgesi üzerinden Azerbaycan-Nahçıvan arasında karayolu, demiryolu ve boru hatlarını içeren bir koridor açılırsa, İran önemli miktarda gelir kaybına uğrayacak.
İşte bu nedenle, Karabağ Zaferinin yıl dönümünde Türk Koridoruyla ilgili adımlar atılınca, İran tarafından tepkiler geldi.
İran, tepkilerinin ciddiyetini anlatabilmek için bölgenin hemen güneyinde tatbikat yaptı.
İran Dışişleri'nin düşünceleri Keyhan gazetesinin başyazısı aracılığıyla şöyle duyuruldu:
“Azerbaycan, İran ve Rusya için stratejik sonuçları olacak şekilde jeopolitik değişimi teşvik etmek için Ermenistan, İsrail, Türkiye ve ABD ile gizli bir ittifak kuruyor.”
Keyhan, "İran’ın komşu ülkedeki 6 milyonluk Şii nüfus potansiyelini Aliyev’i cezalandırmak için asla kullanmak istemediğini" yazarak da Azerbaycan liderini üstü kapalı şekilde tehdit etti.
İran ile Türkiye arasındaki gerilim, köklerini tarihten almaktadır.
Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail arasında Çaldıran Savaşı'na varan rekabet 1639 Kasr'ı Şirin anlaşmasına kadar çatışmayla sürdü.
Kasr'ı Şirin'den sonra sınırlarımız korunmuş olsa da Ortadoğu denklemi içinde iki ülke hep birbirini gözetti.
Atatürk'ün İran’ı yanına çekme çalışmaları ve çizdiği kardeşçe ilişkiler yolu, günümüze kadar takip edildi.
Son yüzyılda, İngiliz-Rus işgalini yaşayan, soğuk savaş yıllarında Şah döneminde ABD silahlarına büyük paralar harcayan ve Humeyni rejimiyle şeriatı uygulayan İran, her bakımdan sorunlu bir ülkedir.
Türkiye'yle gerilim yaşadığında PKK terör örgütünü ya da komşularımızdaki Türkiye karşıtı teröristleri desteklemekten çekinmeyen İran’la diyaloğu koparmamalıyız.
Türkiye Cumhuriyeti olarak bu kardeş toplumu kucaklamak her zaman iki ülkenin iyiliğine sonuçlar verir.
İran ile girişilecek etnik ya da mezhepsel rekabet, Türkiye açısından Türk dünyasında büyük kayıplara uğrama riskini beraberinde getirecektir.
İran, son on yılda PKK kartını eline almış adım adım sürmektedir.
Özetle; "İran söz konusu olduğunda, 400 yıl boyunca uyguladığımız aklıselim ilişkilerin kurulması uzun vadede ülke yararına olacaktır." diyebiliriz.
YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - IRAN'LA TÜRKİYE ESKİ ÇEKİŞMELİ GÜNLERE GERİ DÖNMEMELİ
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları