buyursun gelsin buyursun gelsin 2
15 Mayıs 2021 Cumartesi

İNGİLİZ  EMPERYALİZMİNDEN  BİRKAÇ  NOT

Atilla Sezener

16-04-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Dünya tarihinde hiçbir ülke İngilizler kadar herkesi ve her yeri sömürmemiştir. Yine hiçbir ülke Türklere onlar kadar zarar vermemiştir. Bunlar benim kişisel görüşümdür ve aksini savunan kim olursa olsun her yerde tartışabilirim.

Size sadece Kıbrıslı Türklere neler yaptığına dair birkaç misal vereceğim. Bu konular her ne hikmetse bizim kitaplarda ve tarih araştırmalarımızda görülmez. Bunun nedenini anlayan anlar.

A dan Z ye her yönden geri kalmış Kıbrıslı Türkler, Atatürk’e borçlu olduğumuz Anadolu İhtilâli ile uyanmaya başladılar.

İşin burasında büyük araştırmacı ve büyük yazar ve tam bir Cumhuriyet çocuğu sayın Turgut Özakman’dan alıntı yapalım:

“Devrimler yüzünden Kıbrıslı Türklerle İngiliz yönetimi arasında başlayan çekişme uzun sürdü. İngilizler Türklerin de, bir çok sömürge toplumları gibi, dünya sorunlarına ilgisiz, kendini bütünüyle dine vermiş, her türlü yeniliğe kapalı, bir din cemaati olarak kalmasını, uyanmamasını, milli duygulara kapılmamasını istiyordu. İngiliz yönetimi Türk devrimlerinin Kıbrıs’a yansımasına uzun süre direndi, engeller çıkardı. Emperyalizmin çağdaşlaşmaya karşı çıkması Kıbrıs Türklerini iyice uyandırdı. Yeni Türkiye’ye dört elle sarıldılar.

İngiliz yönetimi, şapkaya karşı çıktı, fesi, sarığı savundu. Rauf Denktaş’ın babası Hakim Raif bey’i şapka giydiği için Lefkoşa dışına sürdüler. Şapkasını çıkarmadı. Öteki bütün hakimler de Raif Bey’i desteklemek için şapka giyince İngiliz yönetimi durumu kabul etmek zorunda kaldı. Yeni Alfabe’ye karşı çıktı, önlemek için Türkiye’den kitap getirilmesini yasakladı. Ama Türkler çeşitli yollardan bu yasağı deldiler. İngiliz yönetimi aciz kaldı. Yeni harflere geçildi. Okullarda M. Kemal Paşa’dan söz edilmesini yasakladı. Öğretmenler, işten atılma pahasına bu yasağa uymadılar. Okullara Atatürk büstü konulmasını 1954 yılına kadar sert biçimde engellediler. İngiliz Yönetimi halkın yalnız İngiliz kralına bağlı kalmasını istiyordu. İlk Atatürk büstü 1954 yılında Akşam Orta Okuluna dikilecek, okula İngilizlere inat Atatürk Ortaokulu adı verilecektir. Sömürge Yönetimi belediye seçimlerinde Vakıfçılar denilen devrim karşıtı adaylara destek verdi.

Fakat devrimciler konusunda her çekişmeyi de, bütün seçimleri de aydınlık, uygar, milliyetçi Kıbrıslılar kazandı.”

NOTUMUZ. İngilizlerin ne aşağılık bir sömürgeci olduğundan mini bir misal verdim.

Bir başka noktayı hatırlatayım. Çanakkale Savaşlarını düşünün. Türkiye ile hiçbir konuda çekişmeleri, ilgileri, bilgileri, zıtlıkları olmayan ve hatta bizim haritadaki yerimizi bile bilmeyen Avustralyalıların, Yeni Zelandalıların, Hintlilerin Çanakkale’de bizimle savaşmak için ne işleri vardı?. İngiliz emperyalizmi onları kucağında oralara taşımıştı.

Bizlere bilerek yanlış yutturulmaya çalışılan bir başka bilginin de doğrusunu yazayım.

“Efendim !. Padişah 2. Abdülhamid (1876-1909) zamanında bir karış Osmanlı toprağı verilmemiştir.” Yok yahu?. İnsanda biraz utanma olur. Buyurun : 1877 de Osmanlı-Rus Savaşı patlak verdi. Çarlık ordusu Tuna’yı aşıp İstanbul önlerine geldi. 3 Mart 1878 de Ayastefanos (Yeşilköy) anlaşması imzalandı. Bu anlaşma ile Karadağ, Sırbistan ve Romanya’ya tam bağımsızlık veriliyor Makedonya’yı içine alan bir Bulgaristan devleti kabul ediliyor; özerk Bosna-Hersek ve Girit’e ve Ermenilerin bulunduğu illere ayrıcalıklar tanınıyor: Doğu Anadolu, Kars, Ardahan, Batum, Doğu Beyazıt ve dolayları Ruslara bırakılıyordu. Bu arada İngiltere de Kıbrıs’a konuyordu.

Sonraları Fransızlar Tunus’u 1881, İngilizler Mısır’ı (1882), Bulgarlar Doğu Trakya’yı (1885) işgal ettiler.

Şunu anlatmak istiyorum: 36 padişahtan hiçbirinde 2. Abdülhamit yönetiminde kadar toprak kaybetmedik. Hikayesini anlattığım Kıbrıs da onun devrinde elimizde çıktı.

Uydurulanlarla gerçekler ne kadar farklı değil mi?.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İNGİLİZ  EMPERYALİZMİNDEN  BİRKAÇ  NOT
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları