İBADET VE ÂDET

Mustafa Örki

30-04-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Sıradan bir ibadet ve hayat olmasın, bilerek kulluğumuz olsun. Bunun için ibadet ile âdeti birbirinden ayırabiliriz. Ramazan rahmettir mümkün olduğunca yararlanmalıyız.

Bu ayda yapacağımız ibadetlerle çok şey kazanabiliriz, nasıl ne gibi? İbadet ile âdet arasını ayırmakla başlayabiliriz. Nedir bu iki kavram ve misaller vererek anlaşılır hâle getirebiliriz.

Adet alışkanlık demektir içinde şuur bilinç yoktur gelenektir. İbadet ise “itaat etmek, boyun eğmek, kulluk etmek, tevazu göstermek, ilah edinmek” anlamına gelir. Dinî bir terim olarak ise; “Mükellef olan kişinin Rabbine tazim için yaptığı, fiil ve niyete bağlı olarak yapılmasında sevap olan ve Allah’a yakınlık ifade eden şuurlu itaat” demektir. Allah’a ibadet; itaat etmenin ve saygı göstermenin zirvesidir. Kuran’da insanların, Allah’a ibadet için yaratıldıkları (Zâriyât, 51/56), bütün peygamberlerin, insanları Allah’a ibadete davet ettikleri (Bakara, 2/83) bildirilmiştir.

Bir davranışın ibadet olabilmesi için; kişide iman, niyet ve ihlâs olması gerekir. İbadetin Allah rızası için yapılması ve İslam’a uygun olması lazım gelir.

Nasıl ibadetler karşısında önemsemek bir tehlike ise kanıksama da tehlikelidir. Var mı her ikisi de mevcut. Manevi bir mevsimdeyiz iyi bir fırsat o zaman gözden geçirmeliyiz. Çünkü bu durumda ibadet âdete dönüşerek aslı işlevini yitirir. Oysa ibadet “evrenle bütünleşmenin adıdır.” Evren ise sürekli yenilenmektedir. Bütünleşmek bir hareketi gerektirmez mi? Müslümanlık bilinçli bir tercihtir.

Oruç tutma niyeti içinde olan kişi ilk yapacağı bileceği şey İmsak ve İftar arası yeme ve içmeyi bırakmasıdır”. Yeme ve içme duygusu fıtridir, ölmeyecek kadar yemek bir zaruret, doyacak kadar yemek ise ihtiyaçtır. Yeme içme hayatta kalmak için gereklidir. Ramazan ayında yeme-içme sıradan olmaktan çıkıyor ibadete dönüşmesi bu hayattan ve nimetlerinden tat almak demektir. Sanki cenneti yaşamak gibi, yaşamanın

“Ey Âdemoğulları, her mescide çıkışınızda ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.” A’râf,31 ayrıca bir başka ayette: “Ey elçiler; güzel ve temiz olan şeylerden yiyin ve salih ameller işleyin; çünkü gerçekten Ben yapmakta olduklarınızı bilmekteyim.”Mü’minun,51

Yeme içme ve giyinme ikisi de zaruri ihtiyaçlardan. Çünkü hayatta kalmak ve korunmak gerekiyor.

Bu ayette zinet ikisi birlikte zikredilmiş. Nasıl tavaf ve namaz da avret mahallini örtmek gerekiyorsa açmak sınırı aşmaktır, hayatın diğer alanlarında ibadet şuuru ile hareket gerekiyor. Hayatta kalmanın yanında hayatı güzelleştirmek iyi yaşamak mümkündür. Ahiret cennet iyi yaşamanın son noktasıdır. İnsan bilinçli bir kulluk iyi yaşamaktır. Bunu istemek olması için çaremiz var.

Bu ancak ibadet ile âdeti birbirinden ayırmakla olur. Bunun için ölçü önemlidir, nedir? ”İsraf etmeyin” Yani sınırı aşmayın, asıl olan yerli yerinde hareket etmek kapitalist hayat tüketimi hedefler. İbadetin adetleşmesi geleneğe dönüşmesi mümkündür. Ama biz onu daha etkin bir noktaya çıkarabiliriz.

Elbette helal ve temiz olandan yiyeceğiz, ziynetimizi üzerimize alacağız tüm bunlar bizi salih ameller işlemeye götürmeli, olmuyorsa her şey âdet gibi olduğundandır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İBADET VE ÂDET
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları