HER YARANIN MERHEMİ,  KENDİ DALINDADIR

Ali Koyuncu

28-10-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Gün geçmesin ki, ülkemizde her gün bir kadın öldürülmesin. 2018 yılında 440, 2019 yılında 474 kadın eşi, eski eşi, sevgilisi, ağabeyi, babası, kısaca akrabaları tarafından öldürülmüş. Sosyo-kültürel, ekonomik bir çok sebebi var. Bunlardan biriside; aile içi iletişimsizlik ve aile içi yetişme koşulları.

Aile toplumların temel yapı taşı ve çekirdeği. Aile: Anne, baba, kardeşler ve bazen aile büyüklerinin de birlikte yaşadığı; birbiriyle iletişim kurdukları, birbirlerine duygusal olarak bağlandıkları bir kurum. Aile içinde doğan her çocuk için aile; hayata nasıl bakılacağının, hayatın nasıl algılanacağının, nasıl iletişim kurulacağının öğrenildiği bir okul. Bu okulda çocuklar tembih edilenleri değil, gördüklerini, izlediklerini daha kolay ve kalıcı şekilde öğreniyor. Hayatın tümünde olduğu gibi; bu okulda da çocuk, kulağından değil gözünden eğitiliyor.

Çekirdek aile kurulurken; her eş kendi köken ailesinin davranışlarını, alışkanlıklarını, adetlerini, bakış açılarını ve başka kişilerle iletişim kurma tarzlarını beraberinde, yeni kurulan çekirdek aileye getiriyor. Kısaca eşler kendi bildikleri ve alıştıkları şekilde iletişim kuruyorlar. Yani duygu ve düşüncelerini ifade ediş biçimleri, sorunları çözme yaklaşımları kendi ailesinden ve çevresinden öğrendikleri gibi. Bir erkeğin eşine, sevgilisine davranışını; annesinin oğlu ile kurduğu iletişimin şekli belirlermiş. Eşler arasında ki; çatışmaların, anlaşmazlıkların çoğu, kendi ailesinden öğrendiği, bakış açılarından. Sonuç olarak; herkesin bir geçmişi var, birde geçmemişi.

Türk toplumunun geleneksel yapısında sorunlar; tartışarak değil, sesi en gür çıkan kişinin dediği yapılarak çözülür. Daha doğrusu çözülmüş gibi yapılır. Sorunlar çözülmeden, sadece halının altında bir yerlere süpürülür. Oranın da kendine göre kapasitesi var. Bir süre sonra sorunlar oraya da sığmaz. Sonucunda herkes kendi kişisel özelliklerine göre tepki verir. Kimisi bağırır çağırır, kırar, kimisi içine kapanır, kimisi boş verir, kimisi şiddet uygular, öldürür. Ülkemizde sesi gür çıkan kesim, erkekler.

Herkesin birbirinin anlayışına, hoşgörüsüne ihtiyacı var. Öncelikle doğru dinlemeyi öğrenmemiz gerekiyor. Dinlemek zor bir iştir ama öğrenilebilir. Çoğumuzun öfke kontrolü yok. Böyle anlarda sorunları hemen çözme yerine daha sonra çözmeyi denemeliyiz. Ortamı terk etmek, değiştirmek, derin bir nefes almak, profesyonel destek almak öfke kontrolünü kolaylaştırır. Aile içindeki her sorunun çözümü, sorunun kendi içindedir. Başkalarını suçlayarak, çözümü kendi dışımızda başkalarında arayarak, sorunları çözemeyiz. Çözüm karadut yaprağında olduğu gibi; aile içinde, yani kendi içimizde.

Bir kız bahçede oynarken bahçedeki karadutları görür. Hemen çıkıp yemeye başlar. Dut yemekten yorgun düşer ve ağacın altına uzanarak uyuyakalır. Ablasının çığlıklarına uyanır. Abla yerde ağzı, burnu kan içinde yatmakta olan kardeşinin ağaçtan düştüğünü ve yaralandığını düşünür. Kardeşinin yanına vardığında kan olmadığını biraz önce yediği karadutun lekesi olduğunu görür. "Bu karadut lekesi çıkmaz, birazdan annem babam gelip seni bu halde görürlerse bana, kardeşine neden bakmadın diye kızarlar" diye, ağlamaya başlar. Bu durumu izleyen babaanne torunlarının yanına yaklaşır, karadut yaprağından birkaç tane koparır, kopardığı yaprakları avucunun içinde parmaklarıyla ezer. Ezdiği dut yapraklarıyla küçük torununun ağzını, yüzünü ovalamaya başlar. Bir süre sonra bütün lekeler çıkar. Meraklı gözlerle kendisine bakan torunlarına: "Karadutun lekesini sadece kendi yaprakları çıkarır. İnsanlarda aynı bu ağaç gibidir. Yarasına ilacı başka yerde arayan her zaman çare bulamaz ve yanılır. Her yaranın merhemi kendi dalındandır." Her aile içi sorunun çözümü; ailenin içinde, bizlerde, birlikte çözümde, doğru iletişimde.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - HER YARANIN MERHEMİ,  KENDİ DALINDADIR
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları