HEBAEN MENSURA

Mustafa Örki

11-02-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Ameller ikiye ayrılıyor biri baki olanlar, diğeri faydası boşuna olanlar yani “Hebaen mensura” Boşuna yapılmış, faydasız.“Ve Biz onların (dünyada) yaptıklarını yuttuk ve onu dağınık bir parçacığa indirgedik (hiçbir değeri kalmadı).” Furkan/25,23 neden böyle olacak? İnanmadıkları için, kâfirler hep kötü işler yapmazlar, iyi şeylerde yaparlar Mekke müşrikleri gibi. Onlar misafirlere ikram etmişler, akrabayı gözetme, mazlumlara yardım etmek gibi iyilikleri olmuş baki amel olmamış sonunda Allah bu davranışları kabul etmeyeceğini bildiriyor.

Biz neye talip olmalıyız?“Mal ve oğullar, dünya yaşayışının ziynetidir. Ebedi olarak kalan hayır ve ha-senatsa hem mükâfat bakımından Rabbinin katında daha hayırlıdır, hem sonucu bakımından daha hayırlı.”Kehf/18,46

Afyonkarahisar'da jandarma kolluk kuvvetleri trafik uygulaması yapmaktadır... Yaşlıca bir amcanın aracını kontrol için çevirirler. Kontrolden sonra amcaya ceza yazılır. Amca, makbuzunu alıp aracına doğru giderken geri döner ve Jandarma Astsubay Zeki Marmara'ya "evladım sana bir kere sarılabilir miyim" der. Astsubay Zeki Marmara insanların ceza yazıldıktan sonra söylenmesine alışıktır. "Hayırdır amca niye sarılacaksın?" diye sorar. Amca:"İçimden geldi evladım" der. Astsubay gülerek "Gel sarılalım" der. Sarılırlar.

Ayrıldıklarında amcanın gözleri yaşlıdır. Ve hızla aracına doğru yürüyüp biner. O esnada Astsubay Zeki Marmara hiçbir şey anlamadığı bu durumu açıklaması için başını aracın camından içeri uzatarak "Amca niçin ağladığını bana söyleyeceksin" diye ısrar eder. Amca gözleri buğulanmış olarak yanındaki hanımına dönüp bakar. Teyze de ağlamaktadır. Bu esnada Uzman Çavuş Faruk Yayla da yanlarına gelmiştir.

Amca ısrara dayanamaz. Astsubay Zeki Marmara'ya şefkatle bakar ve "Oğlum yaşasaydı senin yaşla-rında olacaktı. Cizre'de şehit düştü" der... Astsubay Zeki Marmara ve Uzman Çavuş Faruk Yayla kurşun yemiş gibi sarsılırlar. Bir müddet gözleri birbirlerine takılı kalır. Afyon'un soğuğunda yürekleri alev alev yanmaktadır.

Amca aracını vitese takar yürümek üzereyken ani bir hamleyle durdurur ve ceza makbuzunu geri isterler. Zorla da olsa elinden alırlar. Ve amcanın ellerini öpüp "biz de senin evladın sayılırız ve evlatlar babalarının cezasını öderler. Gerçi bu cezanın bedeli Cizre'de çoktan ödenmiştir. Lakin kabul edersen bir kere de biz ödemek istiyoruz" deyip amcayı hürmetle uğurlarlar.

Bu toprakların insanı bir şekilde iyi ve güzel davranışlarda bulunur, örnekleri çoğaltabiliriz. Bu fıtri duygunun, kültürel islamın ve şuurlu bir inancın gereği olabilir. Bilmemiz gereken şeylerden ikisini burada kısaca ifade edebilirim.

Evvela dünyada mutlak iyi veya kötü insan yoktur. En kötü insanın iyi yaptığı, iyilik ve güzel işleri olur, olabilir. İyi denilen insanların da hata ve kusurları olması da mümkündür. Salih amel iman üzerine yapılır. Amaller niyetlere göre olduğu hadisi şerifi gereği, müslümanın yaptıkları imanın gereğidir. Cennet amellerin değil imanın karşılığıdır.

İkinci husus her yapılan amelin dünya ve ahiret karşılığı mutlaka vardır. Ahirette amellerimizin bir karşılığı olabilmesi için dünya da işlediğimiz ameller Allah rızası niyeti ile olması gerekir. Bunun için Allah’a ve iman edilmesi gerekenlerinin kabulü gerekir. Müslümanların her şeye rağmen Allah’ın rahmeti olmadan sadece iman ve amellerimiz olması cennet garantisi vermez. Ümidimiz vardır, dua ederiz. Son söz kendiniz için iyilik elçileri olmaya gayret edin. 11 Şubat 2021

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - HEBAEN MENSURA
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları