HAYATIN KANUNU

Ali Koyuncu

07-10-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Hayatımızın kalitesini, hayatımızdaki insanlar belirlermiş. Arkadaş, komşu, akraba, hayatımızda ne kadar insan varsa, onlarla kurduğumuz kaliteli ilişkiler; iş kalitemizi ve yaşam kalitemizi artırmakta. Yazar şöyle diyor: "İnsan zaman içinde, hayatta en çok vakit geçirdiği beş kişinin ortalamasına dönüşür."

Merakları ortak olan insanlar, birbirlerini bir şekilde buluyor. Yıllar önce, Denizli Barosundan meslektaşlarımla, "kitap kulübü" kurmuştuk. Her ay birimizin bürosunda sırayla toplanırdık. Toplantıya, her ay en az bir kitap okuyup gelmek zorundaydık. Herkes sırayla okuduğu kitabı anlatır; kitapla ilgili düşüncesini, değerlendirmesini söylerdi. Kulüp üyeleri de anlatılan hangi kitabı veya yazarı beğendi ise, gelecek toplantıya o kitabı okur gelirdi. Birbirimizden ödünç kitap alır, verirdik. Bir amacımız da, birbirimizin üzerinde sosyal baskı oluşturarak, okuma alışkanlığı kazanmaktı. Sonraki yıllarda, aynı arkadaşlarla uzmanlar eşliğinde; diksiyon eğitimi alıp, hızlı okuma kursu da düzenlemiştik. İlerleyen yıllarda, bazı kulüp üyesi arkadaşlarımla, televizyonda; "Hukuk Konuşuyor" isimli, yedi yıla yakın bir program yaptık. "Kaderimiz seçimlerimizden oluşur" derler. Doğru bir söz. Kitap kulübü seçiminin benim yaşamıma, çok olumlu katkı yaptığını düşünüyorum. Kitap kulübünün de katkılarıyla; neredeyse kitap okuma bağımlısı olduk. Bazı arkadaşlarım, gazetelerde, dergilerde yazıyor. Ben de yirmi beş yıldır, yerel gazetelerde haftalık köşe yazısı yazmaya çalışıyorum. Kısaca öğrenmeye devam ediyorum.

Eşimin liseden arkadaşı, Mürüvvet Bulut hanımefendiden öğrendiğim bir öykü bana kitap kulübü günlerini anımsattı. Kitap kulübündeki; kendimizi ve çevremizi kültürel olarak zenginleştirme düşüncemiz ile öyküdeki çiftçinin komşularına kaliteli tohum vererek onları zenginleştirme düşüncesi benzer.

İnsana hayatı yaşı değil, yaşadıkları öğretirmiş. Bir çiftçi, yaşananlardan öğrendiklerini uygulayarak, her yıl en kaliteli mısır ödülünü alırmış. Çiftçi ödül aldığı mısırlarında tohumlarını da ekmeleri için komşularına dağıtırmış. Bunu öğrenen bir gazeteci çiftçi ile röportaj yapmak için çiftliğe gelmiş. Gazeteci çiftçiye sormuş: "Seninle her yıl aynı yarışmaya giren komşularına, kaliteli tohumlarından vermeyi nasıl göze alabiliyorsun?" Çiftçi cevap vermiş: " Yoksa bilmiyor musun? Rüzgar, olgunlaşan mısırlardan polenleri alır ve tarla tarla dağıtır. Eğer komşularım, kalitesiz mısır yetiştirirlerse, çapraz tozlaşma sonucu, her yıl ürettiğim mısırın, kalitesi düşer. Eğer kaliteli mısır yetiştirmek istiyorsam, komşularıma da kaliteli mısır yetiştirmeleri için yardım etmeliyim."

Hayatlarını anlamlı ve coşku içinde yaşamak isteyenler; başkalarına yardım ederek, başkalarının hayatlarına da dokunmalıdır. Hayat bilginin davranışa dönüşüp dönüşmediğini ölçerken, hayatın değeri de dokunduğu yaşamlarla ölçülür. Hayatlarında mutluluğu seçenler, aynı zamanda başkalarının da mutluluğa ulaşmasına yardım etmiş olur. Birimizin refaha ulaşması, herkesin refaha ulaşmasına bağlı. Buna başarının ilkesi diyebiliriz, ya da hayatın kanunu.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - HAYATIN KANUNU
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları