GÜVERCİNLER

Ali Koyuncu

24-02-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Güvercin denilince akıllara özgürlük gelir. Çoğu kültürde, özgürlüğün simgesidir güvercinler. Bizim kuşak 1970'li yıllarda Bülent Ecevit'in mitinglerde uçurduğu, beyaz güvercinlerden öğrendi özgürlüğün simgesini. Özgürlüğün simgesi bugünlerde, Boğaziçi Üniversitesinin kızlı-erkekli öğrencileri oldu. Onlar kırmadan dökmeden, kavgasız gürültüsüz, demokratik tepkilerini gösterirken; coplandı, dövüldü, hapse atıldı. Zorla sürükleyenlerin ortasında; onurlu, kararlı, lekesiz beyaz güvercinler gibi kanat çırpıyorlardı.

Çırpınan öğrencileri gören eşim, bir anne duyarlılığı ile "çocuklar polisin elinde, avcının eline düşmüş güvercin gibi çırpınıyorlar. Aşırı güç kullanılıyor. Beyazıt Meydanında toplanan sarıklı-takkelilere polis hiçbir şey yapmadı, adil davranılmıyor. Bu gençleri de analar doğurdu. Siyasiler önüne geleni terörist diye suçluyor. Oysaki aşıları bulacak, uzaya gidecek, pilotsuz uçakları uçuracak, robotları yapacak bu çocuklar" dedi. Ben de, " Gariptir! Türkiye'nin en başarılı, en zeki gençlerini, çoğu üniversiteyi kazanamamış, başarılı olamamış başka gençleri copluyor" dedim.

Haberlerden sonra yürüyüşe çıktık. Vücut direnci için eşim ile birlikte, sistemli olarak yürürüz. Selçukbey Mahallesinde yürüyüşümüzü yaparken boş arsalara kurulmuş iki güvercin kulübesi gördük. Birisinin kapısı açıktı, içerisi görünüyordu. Güvercin kulübesi özel yaptırılmış içinde dişi-erkek ve yavruların sığabileceği onlarca güvercin kafesi, yuva vardı. Kafeslerin kapısı açılmış, güvercinler gökyüzünde özgürce süzüle süzüle uçuyordu. Güvercinlerin özgürce havada uçmaları, takla atmaları bazılarının dişi-erkek çift yan yana uçmaları; aileyi, aile dayanışmasını, sadakati, sevgiyi, bağlılığı ve özgürlüğü çağrıştırdı.

Kulübenin sahibi ile tanıştım. Önce 10 yaşındaki oğlunu, sonra baba Hilmi Sarıkaya'yı güvercin hobileri nedeni ile kutladım. Hilmi Çardaklıymış. Kendisine, "Çardak Ortaokulu mezunu olduğumu, Acıgöl'de kuş gözlemi yaptığımı, teleskoplarımın olduğunu, Gemiş Mahallesine Pakdos olarak kuş gözlem kulesi yaptırdığımızı, hatta eski Çardak Havaalanı yol kavşağına flamingo heykeli yaptırdığımızı", uzun uzun anlattım. Hemen samimi olduk.

Hilmi duyarlılığının fark edildiğini görünce, bilgilerini paylaşma gereği duydu. "Ağabey güvercinler tek eşli kuşlardır. Tam bir sıkı aile bağları vardır. Yuvayı dişi kuş yapar derler ya, erkekler yuva için gerekli çöpü, sapı getirir yuvayı dişi kuş yapar. İki yumurtaya 18 gün kuluçkaya yatarlar. Genelde %90'a yakın iki yumurtanın birisi dişi, birisi erkek yavru olur. Kuluçkaya gündüz erkek kuşlar, geceleri dişi kuşlar olmak üzere sırayla yatarlar. Benim iş yerimde ve Çardak'ta olmak üzere üç ayrı yerde güvercin evim var. Buradakiler performans güvercini, diğer yerdekiler anaçlar; üreme için kullanıyorum, onlar uçurulmaz, damızlıktır. Biz güvercinleri performans ve gösteri (kostüm) türü olarak ikiye ayırırız. Erkek güvercinler daha aktiftir şu anda gördüğün gibi, erkekler dişilere kur yapar. Ama her şey dişilerin çevresinde döner. Öyle sadık kuşlardır ki, 45 gün yavruları dişiler, ağızlarından kusarak öğütülmüş besinleri bizzat yavruların ağızlarına bırakarak beslerler." diye uzunca anlattı. Veda ederken: ''Senin güvercinler ile kafesleri bize Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini ve mapushaneleri hatırlattı. Onlar da Türkiye'nin güvercinleri'' dedim. Havada özgürce ucan güvercinlere bakarken, Ahmet Arif'in dörtlüğünü mırıldandım.

''Bir de kuşlar var hakim bey,

her şeyin başı onlar...

Onlar özgürlüğü koyuyor insanların kafasına,

Baksanıza, terörist terörist uçuyorlar...''

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - GÜVERCİNLER
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları