GEÇEN GÜN ÖMÜRDENDİR

Ali Koyuncu

14-05-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Covid-19 bizleri evlerimize hapsetti. Dünyada binlerce insan öldü. Sağ kalanlarda ölüm korkusu ile yaşıyor. Ölüm genç yaşlı demiyor, covid-19 özellikle akciğerler ve solunum yollarını çok olumsuz etkiliyor. İnsan yaşamı bu kadar tehlike altında iken; Tavas/Avdan termik santrali yapım çalışmaları devam ediyor. Termik santrallerin, korono gibi: Solunum yolları ve akciğer için çok çok zararlı olduğu biliniyor. Bir tane kamu yöneticisi, ülkeyi yönetme erkini elinde tutan, bir siyasetçi de öne çıkıp, "yok kardeşim termik santralde, covid-19 kadar insan sağlığı için tehlikeli,termik santrali Avdan'a yaptırmayız" demiyor! Herkes kafasını kuma sokmuş saklanıyor. Saklanmayıp konuşanların bugünlerdeki sohbet konusu; termik santral, covid-19, ölüm ve yaşam üzerine.

Her yaşın kendine göre, ortak sohbet konuları var. On yaşına kadar sohbetin konusu, oyunlar ve oyuncaklar. Yirmili yaşlarda, karşı cins üzerine konuşulur. Otuzlu yaşların sohbet konusu ise araba markaları, ev, sosyal ve ekonomik statü olur genelde. Ellili yaşlara gelindiğinde; fazla kilolar, kolesterol, sağlık, kaliteli yaşam, ömrün uzaması, ölümsüzlüktür sohbetlerin baş konusu. İnsanlar ölümsüzlüğü sadece korona ve termik santraller öldürürken değil, asırlar öncede merak etmişler.

İnanışa göre yarı insan, yarı tanrı olan, Uruk kralı Gılgamış, yenilmez bir savaşçıdır. İlk yazılış tarihi M.Ö: 2500-3000 yılları olduğu tahmin edilen 'Gılgamış destanına' göre: Nuh tufanından bile kurtulan, Utnapiştim ölümsüzlüğün sırrını bilen bir bilgedir. Utnapiştim, Gılgamış’ın ısrarcı soruları karşısında, genç kalmanın sırrının, denizin dibinde bulunan bir ot olduğunu söyler. Gılgamış otu bulur, bulur ama yorgunluktan da uyuya kalır. Bulunan otu yılan yer. Her baharda yılanın derisinden kurtulup, gençleşmesi buna bağlanır. Gılgamış otu kaybeder ama, çabaları sunucunda; uzun değil, kaliteli yaşamanın, daha önemli olduğunu bilgeden öğrenir. Bugün bizlere de öğrettiği gibi.

Ölümsüzlük otu var mıdır bilemiyorum. Bildiğimiz, bugünün ölümsüzlük otu, korona aşısı. Aşının bulunmasını beklerken; kaliteli yaşamak, kaliteli yaşlanmak bizlerin elinde. Yaşam kalitesini belirleyen bir çok etken var: Genetik mirasımız, beslenme alışkanlıklarımız, stres yönetme becerimiz, egzersiz düzeyimiz, yaşadığımız çevrenin temizliği, kirliliği, refah düzeyimiz, duygusal ve ruhsal durumumuz, aile ilişkimiz, inanç gücümüz, toplumsal bağlarımız, arkadaş ilişkilerimiz. Kısaca 'huzurumuz', ömrü etkiliyken baş faktörler. Doğru beslenmeyi, az yemeyi, tuzu, şekeri, yağı, unu azaltmayı başarmamız gerekiyor. Ayrıca sigara, alkol ve stresten uzak durmamız gerekiyor. Covid-19 mücadelesinde de önerildiği üzere; el temizliği, banyo, ağız temizliği gibi kişisel bakım ve aşılanmak, sağlık kontrollerini düzenli yaptırmak, diğer yapmamız gerekenlerden.

Ayrıca, uykuya önem vermek, egzersiz yapmak, okumak, yazmak, izlemek, dinlenmek ve gezmek, temiz hava, temiz bir çevrede yaşamaya dikkat etmek. Şükür ve tevekkülü unutmadan, inanç dünyamızı güçlü kılmak, aile akraba ilişkilerine önem verirken, sosyal mesafeye dikkat ederek, sosyal ilişkilerimizi geliştirmek, ilişkilerimizde içten samimi biri olup, karşımızdakini sevmek, övmek, az eleştirmek, yardım etmek, affetmek, hoş görmek gerekiyor. Acılarımızdan, hüzünlerimizden makul bir süre sonra kurtulmamız, sürekli olumsuzluk içinde yaşamamamız gerekiyor.

Esas gereken; sağlıkla ilgili paradigmalarımızı değiştirmek. Ozanın dediği gibi: Aklını başına al / Geçen gün ömürdendir/ Oyalanma boşuna, geçen gün ömürdendir/ Yürüsen de dursan da, saati durdursan da/ Geçen gün ömürdendir. Bilmen gerekir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - GEÇEN GÜN ÖMÜRDENDİR
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları