5 Ağustos 2021 Perşembe

GAZ ODASI

Ali Koyuncu

20-11-2019
Bize yazmak için tıklayınız.

Ülkemizde 'çevrecilik' bazı kesimlerce estetik ve ahlaki bir fantezi gibi algılanıyor. Çevrecilik işsiz güçsüz insanların kendilerine iş aramaları ve kendilerini öne çıkarma fırsatı gibi görülüyor. Üzüntü vereni ise, insanımızın çoğu kişisel çıkarlarıyla bağ kuramadığı düşünceleri anlamakta zorlanıyor olması. Küresel ısınma nedeniyle taban suların azalması, kuraklığın baş göstermesi, iklimlerin değişmesi, 24 saatte yağacak yağmurun bir saatte dar bir bölgeye yağıp felakete dönüşmesi, çevreciliğin fantezi değil; sorumluluk bilinci, insan sevgisi ve yurtseverlik olduğunu, geç de olsa çoğumuza anlattı.

Anlamayan, anlamak istemeyen; etkili ve yetkili kişiler, çalışmaya devam ediyor. 2019 yılı Şubat ayında Meclisteki 5 partinin uzlaşmasıyla ülkemizdeki 13 termik santralin çevre yasalarına uygun hale getirilme zorunluluğu, Meclise bir daha getirilmeme koşuluyla 2019 yılı sonuna kadar uzatılmıştı. Geçen hafta "Dijital Hizmet Vergisi" yasa teklifinin içerisine, kaşla göz arasında konulan yasa teklifi ile plan ve bütçe komisyonunda, 13 termik santrale baca filtresi ve arıtma ünitesi kurma zorunluluğunun, 2022 yılı Haziran ayına ertelenmesi kabul edildi. Kaz dağları ve Fatsa'daki siyanürle altın aramadan sonra, ülkeye maliyet çıkarılmaya devam ediliyor. Birinci hata bir tecrübe, ikinci hata maliyetmiş.

Ülkeye çıkarılan maliyetin bedelini çocuklarımız ödüyor. Her kuşak kendi hatasını kendi yapar, bedelini de farklı farklı ödermiş. Çevre olaylarında bugünkü kuşağın yaptığı hatayı, sadece biz değil gelecek kuşaklar da ödeyecek. Şu anda ülkemizde Elbistan, Soma, Yatağan, Tunçbilek gibi kentlerdeki hava kirliliğinin, ortalamanın üzerinde olduğu tespit edilmiş. On sekiz bin kişinin yaşadığı Tunçbilek beldesinde; filtresiz baca nedeniyle yağan küllerden rahatsız olan belde halkı, "zehirli hava solumak istemiyoruz, bölgemizin gaz odası olmasını istemiyoruz" diyerek Tunçbilek Belediyespor - Çukurköyspor futbol maçını stadyumda maskelerle izledi.

Türk Tabipler Birliği, 13 santrale baca filtresi ve arıtma ünitesi kurmadan, 2,5 yıl daha çalışmalarına iznin verilmesinin " insanların erken ölümlerine, akciğer, kalp ve nörolojik hastalıklar başta olmak üzere pek çok hastalığa ve kansere neden olur" diye açıklama yaptı. Oysa bu santrallere daha önce 3 yıl erteleme izni verilmişti. Kamu gücü çevre konusunda kişilere sorumluluklar yüklerken, kendisi sorumluluklarını yerine getirmiyor. Demokratik Hukuk devletinde hiç kimse, hiç bir kurum, ben yaptım oldu dememeli. Derse bunun adı hukuk devleti olmaz. Bu şirketler ne kadar güçlülermiş ki, kamu sağlığını hiçe sayabiliyorlar. Yasanın genel kuruldan geçmemesi için; muhalefetin, meslek odalarının, çevre örgütlerinin, tüm yurtseverlerin demokratik tepkilerini göstermesi gerekir.

Kamu kişilerin tek başına, kendi otomobilinde sigara içmesini yasaklarken, kişilerin kullanacağı naylon poşete ücret getirirken; daha önce 3 yıl süre ile ertelenmiş, 13 termik santrale baca filtresi takma ve arıtma tesisi kurma zorunluluğunu 2,5 yıl daha ertelemek için yasa çıkarmamalı. Devam ederlerse, çoğunluk gücüyle insan sağlığına aykırı yasa çıkarabilirler. Unutulmasın ki: İnsan hayatı yasalardan üstündür. İnsanlığın yasaları, insanların yaptığı yasalardan daha da üstündür. Bir kişinin yazgısı, yaşadığı toplumdan bağımsız olamaz. Yazgımızı değiştirmek için yapabileceğimiz; Yazmaya, konuşmaya, eleştirmeye, çözüm bulmaya devam etmek.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - GAZ ODASI
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları