25 Eylül 2021 Cumartesi

EN BÜYÜK DEVLET ADAMI VE ÇEVRECİ ATATÜRK’TÜR-8

Ergül AYKOL

26-03-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Eski Kuşadası Kaymakamı ve Eski Ankara Valisi olan rahmetli Dilaver Argun Bey, bir anısını anlatmıştı. 1934 yılında Kuşadası’nın Kanapiçe koyunda bir olay oluyor.
Yunanistan’ın Sisam adasına gelen bir İngiliz savaş gemisinden, 4 İngiliz subayı Türk Kara Sularına izinsiz girerek,Kuşadası’nın Kanapiçe Koyuna bir deniz motoru ile çıplak vaziyette mayolarıyla, geliyorlar. Motordan inip, karaya çıkıyorlar. Kimlikleri meçhul olan bu şahısların, motorlarında İngiliz bayrağı yok. Gümrükçüler ve görevli Jandarma timi, kaçakçı sandıkları bu kişileri sorguya çekmek için, gözaltına almak istiyorlar. Jandarmaların geldiğini gören İngilizler kaçmaya başlıyorlar. “Dur.” Falan diye bağıran Jandarma önce havaya ateş açıyor. Teslim olmalarını istiyorlar. İngiliz subayları motora binerek kaçmaya teşebbüs ediyorlar. Bu sefer, Kaçakçılık Yasasına göre teslim olmayan şüphelilere, ateş eden Balıkesirli er Musa, kimliği meçhul, çıplak vaziyette olan İngiliz subaylarından birini vuruyor. İngiliz subayı denize düşüyor. Diğer subaylar da yaralanıyorlar ve denize düşen ağır yaralı arkadaşlarını bırakıp kaçıyorlar. Amirallerine bir arkadaşlarının Türkler tarafından öldürüldüğünü, kendilerinin de yaralandığını anlatıyorlar.
Amiral sinirleniyor. Quin Elizabet adındaki İngiliz Savaş Gemisiyle Kuşadası limanına geliyorlar. Savaş gemisi limana demir atıyor. Toplarını da Kaymakamlığa yöneltiyor. Amiral, birini göndererek Kuşadası kaymakamını gemiye çağırtıyor.Kuşadası Kaymakamı Dilaver Bey, gelenlere: “Siz geminize dönün , ben Ankara ile görüşeceğim.” Diyor. Ankara’ya telgrafla durumu bildiriyor. Savaş ilanı bile söz konusu olduğundan Başbakan İsmet Paşa Bakanlar Kurulunu topluyor. Gazi Paşa Kızılcahamam’dadır. Haber veriliyor. Gelişmeleri yakından izlemektedir. İngiliz Donanmasının tehditkâr bir tavırla kıyılarımıza yaklaştığı iletilince, Ankara’ya geliyor. Açık telle bildirin diye emir veriyor. “Kaymakam Türkiye Cumhuriyetinin temsilcisidir. Kimsenin ayağına gitmez. Müracaatı olan Kaymakamlık Makamına gelir.” Bu telgrafı alan Kaymakam arkasında Atatürk’ün olduğunu hissedince son derece rahatladığını belirtti. Telgraf açık yazıldığından, İngilizler de okurlar. Amiral yanında Rum bir tercüman ve iki silahlı adamıyla kaymakamlığa gelir. Kaymakamın Bekçisi: “Yalnız tercüman ile amiral girebilir, diğerleri dışarıda kalsın.” diye emir verir. İngiliz Amiral, kaymakamın yanına girer ve Türk devletine yazılı bir kesin uyarı (ültimatom) çeker. Bir subaylarını öldüren ve üç subaylarını da yaralayan er Musa’nın yargılanmak üzere kendilerine teslim edilmesini, öldürülen subay için tazminat ve özür dilenmesini ister.
Durumu kaymakamdan öğrenen Atatürk, yine açık telle cevap verir: “KANUNİ VAZİFESİNİ YAPTIĞI ANLAŞILAN Türk eri Balıkesirli Musa, yerinden alınamaz, kimseye teslim edilemez ve cezalandırılamaz. Gerekirse Türkiye Cumhuriyeti er Musa için savaşı göze alır. Ege Bölgesinde KISMİ SEFERBERLİK İLAN ETTİM. ÇANAKKALEDEKİ TÜRK DONANMASINA İZMİR’E HAREKET EMRİ VERDİM.” O tarihteki Kuşadası Kaymakamı Dilaver Bey :“Bu emri okuyunca ağladım. Bütün benliğim genç bir kaymakam olarak gurur ve iftiharla sarsıldı. Birçok Valilik ve müsteşarlıklarda bulundum. Fakat Atatürk’ten başka kimseden böyle özgürlük ve bağımsızlığımızı ifade eden lafları duymadım. O sözleri hiç unutmadım.” dedi.Bu sözler Mehmet Aldan ile beni de duygulandırdı. Olay Dış İşleri Bakanları arasında görüşülüyor. İngiliz subaylarının izinsiz kara sularını ihlal ederek kusurlu oldukları, dur emrine itaat etmedikleri anlaşılınca olay bir kaza olarak değerlendirilip, çözümleniyor. Ölen subay için Türk savaş gemisinin de katıldığı bir cenaze töreni yapılıyor. Atatürk’ün saygın ve kararlı davranışıyla olay büyümeden hallediliyor.
Emekli Vali Mehmet Aldan, daha sonra Atatürkçü Düşünce Derneğinin kurucu üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı olduğunda; 1991 yılında dostluğumuz daha da pekişti. Ben de ADD’nin Denizli Şube Başkanıydım. Kendisini konferans için Denizli’ye de davet etmiştim. Böyle değerli mülkiyelilerle tanıştım. Ama mülkiyelilerin bazıları da o tarihteki Sayın Denizli Valisi gibi son derece statükocu oluyorlar. (Devam edecek)

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - EN BÜYÜK DEVLET ADAMI VE ÇEVRECİ ATATÜRK’TÜR-8
Ergül AYKOL - Diğer Yazıları
Bütün Ergül AYKOL Yazıları