DUA

Mustafa Örki

05-11-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

“Bana dua edin ben de kabul edeyim” Mü’min/40,60

Dua bir müminin Allah Teâlâ karşısında esas duruşudur. Dua etmek bir lütuftur, kabulü ise ayrı ikramdır. Duanın karşılığı verilse de verilmese de kulun kıymetini artırır.

“Taha (Ey insan) Biz sana bu Kuran’ı sıkıntıya düşesin diye indirmedik. Yalnızca, (Allah'tan) sakınanlara bir öğüt, bir uyarı olsun diye (indirdik).” Taha/20, 1.2.3

İkinci ayette geçen ‘Teşkâ’ sıkıntı meşakkat demektir, mutluluğu azaltan yok eden manası olduğunu Ragıp el İsfâhanî’den öğreniyoruz. Kur'an sıkıntı değildir, kuranın işaret ettiği hayatı yaşayabilmenin yolu üçüncü ayette geçen ‘Huşu’ kelimesinden öğreniyoruz. Huşu saygı demektir ki korkulanın haşmet ve azametinden kaynaklanır. Sonraki ayetlerde Rabbimiz yeri ve gökleri yaratan olduğunu, rahmet sahibi ve mutlak hükümran olduğunu ve düşünülmesi gerektiğini hatırlatır.

Sıkıntı nerede? Bu topraklarda yaşayan insanların çok büyük bir bölümü bu konulara az çok yakındır, bilgisi vardır. Asıl mesele ibadet etmek bir takın zevklerden vazgeçmek olduğu için kulluk programını askıya alır, alabilir.

Nevzat Tarhan Hoca İnanç İbadet ve Dua da asıl maksat kulun Allah’a yakın olmasıdır der. Böylelikle bir mümin Allah’ın yaratıcı olduğunu onaylamıştır. Davranışları ile onun rızasını kazanmaya hedefler. Allah’u Telanın sevgisini kazanır. Bu tür bir hayat anlayışı ile huzur ve sükûn bulur.

Bizim derdimiz insanların dünya ve ahiret mutlu olmalarıdır. Fakat bu söz ile olmaz, bir ömür boyu sürecek olan hayat tarzı ile gerçekleşecektir. Şurası bir gerçek ki insanlarımız çok da istekli değiller. Sıkıntıya düştüklerinde Allah diyorlar, inandıklarını müslüman olduklarını ifade ediyorlar gerisi yok. Aslında kalplerin katılaşması hastalanmasından Kur'an haber veriyor.

Allahın emir ve nehiylerini hafife alma, yapmama veya terk etme neticesinde manen kirleniyoruz. Her bir günah ise bir leke olarak kalbimizin üstünü örtüyor. Neticede katılaşıyor duyarlılığını kaybediyor.

Ne yapabiliriz? Bilgilendirebiliriz, örmek davranışlarda bulanabilir ve dua ederiz. “ Allah’ım! Kavmime hidayet ver çünkü bilmiyorlar” Diye eden bir peygamberimiz var. Bu dua için peygamberimiz altı yıl beklemiştir. Mekke’nin fethine kadar Bedir, Uhud, Hendek savaşları olmuş.

İnsanlar ile İslam arasında engel olan Mekke Müşrikleri tüleka olmuşlar ve insanlar guruplar hâlinde İslam’a girmişlerdir.

Duanın gücüne inanmak gerekiyor ve dua etmeliyiz.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DUA
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları