DİNİ SEVMEK MÜMKÜN MÜ?

Mustafa Örki

28-04-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

“Allah muhsinleri sever” 3,148. Muhsin kelimesi işini güzel yapanlara, iyilik edenlere, güzel söz söylemek gibi manalara gelir. Bu ay ise tam manasıyla iyi bir fırsat. İyi ve güzel işler yapabilmek için “güzeli tasdik etmek”(92,6) gerekir. Güzel olanların başında kelime-i tevhid gelir, biz ise hayatımızı islamın bu esası üzerine bina etmişiz.

Ramazan'ı İslam’ı sevebilir miyiz? Tabii mümkün: görmek duymak ve hissetmek gerek. Tüm mesele İslam’ın güzelliğini, çekim gücünü fark etmededir. Doğru bilgi, örnek insan ve davranışlarına şiddetle ihtiyacımız olduğu bir gerçek.

Örnek insanlar önce kendilerinin inancında bir şüphesi olmaması gerekiyor, sonra Allah rızasını esas almalıdır. Yani samimiyet olmalı, her şey hemen olmaz, olsaydı bunu Hz. Muhammed sav yapardı. İnkâr etmek isteyen birçok insan var olmuş, bundan sonra olacak. İnkâr edip keyfince yaşayacak kimse onu sorgulamayacak ne iyi değil mi? Kâinattaki düzeni görünce bunu yaratan muhteşem demekten kendini alıkoyamamış. Bu güne kadar İslam’ın hiçbir ilkesi ilmi olarak yanlışlığı tespit edilememiş. Yeter ki, “sözün güzelini dinleyelim” sonra arkası gelecektir.

Ben kendi adıma İslam’ı da dinin esaslarını sevdim. Çocukluğumu hatırladığım 1958-62 yıllar fakirlik, yokluk ama samimi insan ilişkileri ve paylaşımların olduğu seneler idi. Ramazan ayı diğer aylara göre paylaşımlar daha fazla oluyor idi. O yaşadığım güzellikler islamın yansımasından başka bir şey değildi.

Çocuksu belki ama ben sahurda makarna ile erik hoşafı yemeği severdim. Akşam teravih kılmak ayrı bir zevkti. Ve ben o gün bugün oruç tuttum, iftar vaktinin geldiğini ya kuşların ötüşünden veya Osman Çavuş Dedemin evinin önünden seslenmeler ile anlardık. Sahur vaktini horozun ötüşünden bilir ve sahura kalkardık. Tabi bayramların benim için çok daha önemliydi. Bayram namazı için babam rahmetli ile birlikte iki saat yürüyerek Kozlara giderdik. Rahmetlinin verdiği harçlık ile kıtır helva alıp yemek ayrı bir zevkti. Kısaca ben dinin de ramazan ayında oruç tutmayı sevdim, her bir Müslüman için farklı sebepleri olabilir.

Din keyfi harekâtı önler nazikçe kendi programını öne aldırır insana. Ramazan ayında zaman saatin kaç olduğuna göre değil, güneşin batıp batmadığına ayarlıdır. Tabii doğal olan bir akıştır hayatımız.

İftar saatlerine yakın sadece trafik çıldırmaz insanlar aceleyle bir yerlere yetişmeye çalışır. Ama ezan okunur okunmaz sokaklara hâkim olan ses kaşık tıkırtılarıdır. Pide fiyatı ve iftarlık için pide satın alma gündem olması ramazanın bir parçasıdır.

Elmalı Hamdi Yazır merhumun duasını burada tekrar etmek gerekir: “Sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini” Ramazanı sevebilirsek hayatımıza bir canlılık katar. Ey ramazan sen de bizi sev ve bu sevginin işe yarayacağı günde Rabbin huzurunda şahitlik et bize! Âmin.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DİNİ SEVMEK MÜMKÜN MÜ?
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları