29 Temmuz 2021 Perşembe

DERDİM VAR

Mustafa Örki

10-06-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

“Andolsun, size kendinizden öyle bir peygamber gelmiş dir ki sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır ve güç gelir. Üstünüze çok düşkündür. Müminleri cidden esirgeyicidir, bağışlayıcıdır o.” Tevbe, 128

“Anittum” kelimesi hakkında dilcilerimiz zorlanarak kırma tahrip etme anlamındaki ‘anete’den türetilmiştir.” İnsanın kurtulması imkânsız bir belanın ortasına düşmesini köşeye sıkışmışlığı ifade eder. (Zemahşerî ve Ragıp)

İnsanın sapması ve inkârı halinde ebedi mutluluğu kaybetmesi demektir, işte bu Peygambere ağır gelir. Çünkü O “Âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.” 21,107. Rauf ve rahim isimleri Allaha ait sıfatlardır. Çok şefkatli, çok merhametli demektir. Bu isimler sadece Peygamberimize verilmiştir ki bu Onun derecesini gösterir. Ondan yüz çevirenlerin büyük bir ziyanda olacağını bir sonraki ayetten anlıyoruz.

Bu surenin nüzul sebebi hakkında müfessirler şöyle demişler. Hurmaların olgunlaştığı koyu gölgelerin tercih edildiği bir yaz günü Peygamberimiz Tebuk seferi tertip etmiş. Bu sefer Bizans’a kaşı yapılacaktır. Ne ile karşılaşacağı belli olmayan bir durum karşısında malından canından fedakârlık yapmak bayağı bir zor. Sahabenin bazılarının gösterdiği isteksiz durum Peygamberimizi üzüyor. İşte âyet bu durumu anlatıyor.

Peygamberlerin derdi insanların saadetidir. Bu dert onları bitirmemiş derdini sevmişler. Bir ömür zevkle aşkla iyilik elçisi olarak vakit geçirmiş.“Dermân aradım derdime/Derdim bana dermân imiş/Bürhân aradım aslıma/Aslım bana bürhân imiş” Niyazi Mısri

İşte âcizane bizim de derdimiz de budur. Kendi çapımızda insanların dünya ahiret mutlu olmaları için bilgilendiriyoruz. Dün nasıl bir tavır sergilendiyse bugünde fazlası var değişiklik yok.

Dinimizin gerektirdiği emir ve yasakları yerine getirmek dünya ve içindekilerden daha iyi. Ama insan peşin olanı tercih ediyor. Tat lezzet peşinde ömür tüketebiliyor. Ahiret yokmuş davranabiliyor insan.

Bu konuda insanımızın çok şey yapabileceğini inanıyorum. Lakin ben kimim hazırlığım yok, başkaları yapsın gibi mazeretler arkasına sığınıyor, kazanımı çok olan bir davadan vazgeçiyorlar.

Unutmayalım Peygamberler gönderildikleri toplum için önceden hazırlanmış değillerdi. Toplum hazır da değildi tabiri caiz ise söz dinlemez bir haldeydiler. Kendilerini bir gün veya birkaç gün içinde davetin merkezinde bulmuşlardı. “Ama onlar bizlerden farklı olarak dert yüklüydüler, arayış içindeydiler, hareket halindeydiler, rahatsızdılar, bir kurtuluş arayışındaydılar.”

“Dertleri, aşkları, sevdaları, umutları, cesaretleri, çırpınışları, azimleri, gayretleri, samimiyetleri, yürekleri, hedefleri ve doğruya giden seyirleri vardı… Azıkları sadece az bir vahiy ve davaya adanmış kişilikleriydi… Kardeşlerim! Sahada olmak için çok şey değil adanmak, adanma ruhuna sahip olmak, kendini bu yola vakfetmek yeterlidir… Bu yolda bilgi, ilim samimiyetten, dertten, adanmışlıktan sonra gelir.”

“Ne yapalım o halde? Yola revan olalım, iyiliği, doğruluğu ayağa kaldıralım, hakkın gürleyen sesleri olalım. İnsanlarımızın elinden tutalım, din anlatarak sıkmak yerine onlarla muhabbet edelim. Onlara örneklik yapalım, dertleri ile hemhal olalım, arkadaşlık/dostluk bağı kuralım, kuraklaşan insanlığımıza vahiy yağmurundan damlalar akıtalım, çok şey değil az şey yapalım ama devamlı yapalım, hayır için çalışanlara taş koymayalım, destek olalım… Çatışmayalım, çalışalım… Dinin amacının insana güzel bir hayat yaşatmak olduğunu unutmayalım… “

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DERDİM VAR
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları