DAMAT

Ali Koyuncu

19-06-2017
Bize yazmak için tıklayınız.

Damadın iyi çıkarsa bir oğlan kazanırsın, damadın kötü çıkarsa bir kız kaybedersin” diye kültürümüzde bir söz vardır. Tarihler boyunca ülkemizde damatlık, hep önemli bir statü olmuştur. Osmanlı İmparatorluğunda, kızın “koca”sı, ya da “güvey” olarak tanımlanan damat, oldukça büyük bir kıdeme karşı gelirmiş. Saraya damat seçilirken yaş, rütbe veya soyluluğa bakılmaz, daha çok adayın gelecekteki mevkii dikkate alınırmış. Saraya ilk damatın, 1.Murat’ın kızı Nefise hatun ile 1381 yılında evlenen Karamanoğlu Alaattin Bey olduğu bilinir. Damatlar, sultan olan eşlerini boşayamaz, sultanlar ise padişahtan izin alarak kocalarını boşanabilirlermiş. Osmanlıda tarihe geçmiş ünlü damat çoktur: Sokullu Mehmet Paşa, silahtar Ali Paşa, Nevşehirli damat İbrahim Paşa, damat Ferit bunlardan bir kaçıdır.

Ülkemizde damatlar her zaman, sosyal ve siyasal gündemi işgal etmişler. En bilinenlerinden birisi; Vahdettin’in kız kardeşi Mediha sultan ile evlenen esas adı Mehmet Ferit olan, bilinen adıyla “damat Ferit”tir. 1886 yılında damatlığı sayesinde Şura-yı devlet üyeliğine seçilmiş, vezirlik rütbesine kadar yükselmiştir. 4 Mart 1919 tarihinde Vahdettin tarafından sadrazamlık makamına getirilmiştir. Damat Ferit’in, Mustafa Kemal’in öncülüğünde başlayan ulusal direniş hareketini bastırmak için yabancılar ile iş birliği içine girdiği, Sivas kongresinin toplanmasına engel olmaya çalıştığı, Sevr antlaşması çalışmalarına katılıp, imzalayarak son noktayı koyduğu bilinir. Başka bir bilinen; damat Ferit’in 21 Eylül 1922 de, ailesi ile birlikte Fransa’ya kaçmasıdır.

Cumhuriyet döneminde başka bir damat olayı, dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın kızı, Zeynep Özal ile 1985 yılında evlenen, Asım Ekren’dir. O günleri yaşayanlar bilir; damadın Jaguar marka otomobilinden dolayı, tepki olarak “davulu delen Jaguar partisi” diye bir parti bile kurulmuştu.

Damat bu günlerde de,15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemizde yaşanan; dışa bağımlı, dinci Fetö darbe girişimi nedeniyle gündeme geldi. Bazı ünlü siyasetçilerin damatlarının terör örgütü ile bağlantısı olduğu iddiası ile tutuklanıp, ardından tahliye olmalarıyla gündeme geldi. Yüzlerce insan daha ileri derecede rahatsızlığı olmasına rağmen tutuklu iken: İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaşın damadı, özel hastaneden, muayeneye gitmeden alınan rapor ile tahliye oldu. Oysa rahatsızlığı olanlar; Adli tıp’tan veya tam teşekküllü bir devlet hastanesinden, bizzat muayene olarak alınan rapor ile koşulları taşıyorsa Mahkeme kararı ile tahliye olabilirken, damatın tahliyesi, yasaya açıkça aykırı olduğu için gündeme oturdu.(Yazıyı hazırlanırken, damadın tekrar kamuoyu baskısı ile tutuklandığına dair alt yazı ekrana düştü) Yine eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın damadı, “delil durumu sabit ikametgâh sahibi olması” nedeni ile adli kontrol koşulu ile tahliye edildi. Hatta kayınpeder, “benim damadım 17-25 Aralık 2013 tarihinden önce Fetö ile bağlantılı idi onun örgütlerinde görev aldı, ancak 17-25 Aralıktan sonra bağı-bağlantısı kalmadı” diye açıklamalarda bulununca, tahliye gündeme oturdu.

Yaşananlar nedeniyle; terör örgütüyle yapılan hukuk mücadelesi zaafımı uğruyor diye kaygılar arttı. Sorular sorulmaya başlandı; “suçu yoksa neden tutukladınız? Suçu varsa neden tahliye ettiniz? Damat olmak tahliye için bir şart mı?” İktidar kanadı da “tahliye oldular ama yargılamaları devam ediyor” diye çok önemli, bilinmeyen, tarihi bir açıklama yaptılar. Fetö ile mücadele kararlılıkla sürecek diye, yüreğimize su serpildi! Vatandaş olarak ta, bu açıklama bizim aklımıza neden gelmedi diye kendi aklımızdan şüpheye düştük!

Son düşenlerden biriside; yargıya olmayan güvendir. Türkiye acilen “Sulh Ceza Hakimliği” sistemini gözden geçirilmek zorundadır. Damatlarla ilgili olarak ta; değişen bir şey yok. Neyzen’in söylediği gibi: “Türkü yine o türkü, sazlarda tel değişti, yumruk yine o yumruk, bir varsa el değişti.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DAMAT
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları