DALKAVUK

Ali Koyuncu

21-10-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Günlük konuşmalarda, siyaset dilinde ve basında; 'dalkavuk',' 'soytarı', güncel bilineni ile 'yalaka' kelimeleri çok sık kullanılır oldu.

Dalkavuk, soytarı eş anlamlı, Arapça kökenli kelimeler. Tarihte sarayı, saltanat sahiplerini veya zenginleri, üç beş kuruş için mizahi sözlerle eğlendiren kimselere, dalkavuk denmiş. Günümüzde dalkavuk ve soytarı yerine daha çok "yalaka" kelimesi kullanılır oldu. Kişiler için kullanılan dalkavuk, yalaka sıfatları; Sanayileşme, ticaret ve kentleşmenin sonucunda; kurumlar içinde sıkça kullanılıyor. Kullanımı özel kişilerden, tüzel kişilere evirildi gibi.

TDK'ye göre dalkavuk ve soytarının anlamı: Hileci, yağcı, yaltak kişi. Bu kişiler çıkar ve yarar beklediği ya da çıkar sağlamaya devam ettiği kişilere, makamlara yapmacık saygı, abartılı hayranlık, görünürde yolunda ölünecek kadar bağlılık göstererek, yalakalıklarını belli ederler, diye açıklanıyor.

Sözlük sayfalarından güncel yaşama, çevremize bakarsak; tarife uygun o kadar çok kişi, kurum görürüz ki: Dalkavuk sayısı saymakla bitmez. Enflasyonun, işsizliğin araştırıldığı gibi; ülkenin etik değerleri göz önüne alınarak soytarı sayısı da, anket şirketlerince araştırılmalı. Araştırılsın ki, ülkede kamu yöneticisi başına düşen soytarı sayısı belli olsun!

Ülkeleri yönetmek için tarih boyunca yöneticiler iki yoldan birisini seçmiş. Ya bilimin yolunu, ya da zulmün yolunu. Soytarılar görevleri gereği, kralların zulümlerini, hatalarını şirin göstermek için çabalamışlar. Çağımızda bu görevi en iyi, bazı medya kurumları ve medyadaki bazı soytarılar yapıyor. Bu soytarılar el etek öperek, yalakalık yaparak; patronlarına kredi temin etmenin, ihale almanın, siyasette yer edinmenin yollarını, açma gayretindeler.

Geçmişte soytarıların yeri, ya merdiven altı, ya da kapı arkası olurmuş. Çağımızda özellikle medya ki soytarılar baş köşede oturuyor. Üzücü olan, günümüzde soytarılık, yalakalık kurumsallaşmış, kalıcı hale gelmiş. Krallar bir şekilde değişse de; soytarılık, kurum olarak kalıcı olmuş.

Kralı kral eden soytarılardır. Soytarılar olmasa kral kendisini kral gibi hissetmeyecek. Bunun için çoğu kral yanında soytarı gezdirir. Bu nedenle tarih boyunca soytarılık; köklü ve kurumsal yapısı ile en köklü imparatorluklar haline gelmiş. Her hükmedenin birden çok soytarısı olmuş. Soytarılar yapay övgüleri ile krallarını moral olarak beslerken; krallar da, soytarılarının çocuklarını, torunlarını ekonomik olarak beslemiş iş, aş sahibi yapmış.

Liyakatin ölçü olduğu toplumlarda soytarılara pek iş düşmez. Özü sağlam insandan ve özü sağlam kurumlardan soytarı çıkmaz. Onurlu yaşayanlar kendilerini, kurumlarını soytarılık yapacak kadar alçaltmazlar. Ayıp korkusu, Allah sevgisi taşıyan; hak, hukuk, liyakat değerleri gelişmiş, bu değerleri yaşam biçimi olarak seçmiş insanlardan soytarı olmaz. Soytarılık biraz da; sosyal, kültürel, ahlaksal değerlerle ilgili. Değerlerine bağlı, değerleriyle birlikte yaşayanlar şunu iyi bilir: İnsanın aklı kadar edebi, edebi kadar ederi vardır. Günümüzde zor yaşam mücadelesinin içinde boğulan milyonlar, yapılan soytarılıkların farkına bile varamıyor. Yazının amacı, farkındalık yaratmak.

Noam Chomsky şöyle diyor: Toplumların genelinin neler döndüğünden haberleri yoktur. Hatta haberleri olmadığından dahi haberleri yoktur. Anadolu'dan bir söz ile noktayı koyalım: Kralların sofralarında soytarı olmak kolaydır. Zor olan halkın sofrasında kahraman olmaktır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DALKAVUK
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları