CENNET 

Mustafa Örki

17-09-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

İslam insanın içindeki iyilik yapma potansiyelini harekâta geçirir. Mekke döneminde cennet-cehennem, Medine döneminde ise Allah sever-sevmez şeklindeki oluşum bizim içinde önemlidir.

İnsan cennetten neden kaçar? Hâlbuki orası beğenilecek yerdir, Has bahçedir. “Onlar, Adn cennetlerine girerler” Ra’d/13,23 Güzelliklerin üretildiği yer, kim içindir? Elbette Müminler içindir. Karar istikrar anlamına geldiğini Ragıp el-İsfahâni’den öğreniyoruz.

Âdem As ve eşi ebedi kalmak istemişler, Şeytanın aldatması sonunda yasak ağaca yaklaşmışlar. Ve tövbe sonrası oradan çıkarılmışlardır.

Hz. Muhammed sav ve Ashabının hayırlarda neden yarıştıklarını Kur'an haber veriyor. Çünkü insanın istediği, beklediği ebedi güzelliğin adı cennettir. Dünya da olan her güzellik biticidir, insan ise fanidir ama baki olana taliptir.

Dünya hayatını istemek insan için faciadır, ciddi derttir. Tüm dertlerimizin dermanı ise vahiydedir. Ali Ulvi Kurucu merhum Hatıralarında 1939 yıllarında Mekke de Şıh Arabî ismindeki bir Müderrisin sohbetinde bulunan Türkistanlı Şıh İbrahim Hoteni şöyle der. Bir gün Şıh Arabî’nin ziyaretine gitmiştim, mecliste Seyyid Alevi Maliki de vardı.

Sohbet esnasında bugünkü Müslümanların perişanlıkları esaret ve zilletten kurtulma çarelerinde her şeyden evvel ne olması icap ettiği görüşülüyordu. Herkes dertlerden, devalardan bahseder, şu eksiliğimiz var derken; Seyyid Alevi Bakara Suresinde bir âyeti okudu mealen şöyle

“Eğer onlar sizin inandığınız gibi inanırlarsa “ Bakara/2, 137 ayetinde rabbimiz Kitap ehli kendi değerlerini dahi aslına sadık bir biçimde inanmadıklarını, inanç esaslarını tahrif ettiklerini, kitabına uydurduklarını haber veriyordu. Ne demek isteniyordu? İnancınızda samimi olun sizin ne dediğiniz değil Allah’ın ne dediği önemlidir.

Kurtuluşumuzun çaresi Hz. Muhammed sav ve ashabı gibi olsun! Tüm mesele bugün derdimizin dermanı var. Çok zengin bir birikimimiz var, ne yazık ki kül ile köz birbirine karışmış. İnsanımızın asıl olan ile fer’i olanı karıştırmış, yer değiştirmiş.

Kim ayırt edecek? Her bir müslüman sorgulatıcı olmalı, gözü kapalı olmamalı. Her şeyin sapma ihtimali var. Beş vakit namazla biz istikamet tespiti yapmalıyız.

Ashap zor ve çetin geçen hayatlarında İslami yaşamanın zevkini vardılar. Osmanlı dedelerimiz savaşa ölüme giderken “ Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik “ diyor Yahya Kemal İslam dirilişti coşku idi. İslami yaşantı satıhta bir anlayış ve yaşantı değildi. Bize güç verecek vahiydir, Hz. Muhammed sav örnek yaşantısıdır.

Bunun yolunu bize Roger Garaudy Müslümanların kitapları karşısındaki durumunu şöyle ifade eder. Derki: “Kur'an ölülerin gözleri okunmuştur” ne demek istiyor? Lafzı okunmuş ama anlaşılmak için okunmamış. Bu tür bir okuyuş sahibi mümin hayallerinin peşinde koşar, dinamik olurlar, pasif olmazlar nesne hiç olmazlar.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - CENNET 
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları