Ürgüp 3 aylık

ÇEKİRGELERİN KANI BEYAZDIR

Atilla Sezener

30-10-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Yazının başlığı kimseyi şaşırtmasın. Bu bir espri veya iğneleme değildir. Gerçekten çekirgelerin kanı aktır. Kanı beyaz deyince aklıma ilk gelen politika olmaktadır. Çünkü onlar bu iş için biçilmiş kaftanlardır.

  1. o zaman politika nedir, onu görelim: 1-Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıdır, 2-Yöntem, 3-Bir ereğe varmak için, karşısındakilerin duygularını okşamak, zayıf noktalarının ya da aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanmak gibi yollarla işini yürütmektir.

Birileri size politika “Devlet yönetme sanatıdır” derse, ona öyle bir “Çaarrt” çekin ki, bu ses, buralardan Tokyo’ya kadar ulaşsın.

  1. kelimesi kökeni Yunanca olsa da İtalyancadan dilimize geçmiştir. . İkiz kardeşi siyaset ise Arapçadır. Bunun Türkçesini bulamadığımız için beceremiyoruz herhalde.

Türkiye’de siyaset, devleti ele geçirmek için yapılır. Bizim devletimiz o kadar kuvvetlidir ki, devlet gücü olmadan hiçbir şey yapamazsınız.

Siyaset deyince, hemen herkesin aklına “yalanlar” gelir. Öyleyse:

-Siyasetçi ne zaman yalan söyler?

  1. başlayınca.
  1. saygın politikacı olunmaz mı?. Elbette olunur. Kimdir bunlar. “Din ayrımı yapmayan, inanç dayatmayan, otoriteyi özgürlüklerle sınırlayan kafa yapısına sahip olanlardır.” Gerisi hikayedir arkadaş.

Şu gerçeği kimse gözden uzak tutmamalıdır. A dan Z ye her şeyi yanlış, her davranışı çağdışı olan bir iktidar ve siyasetçi gurubu, devletin her olanağını kullanarak sürekli ayakta kalabilir. Arka arkaya seçimler kazanabilir. Eğer seçmen hap yutma alışkanlığında ise, kitap okumuyor ve sadece konuşmaktan başka marifeti yoksa, özellikle tarım toplumunu aşmamışsa sorunlarını bilim değil, kendi şekillendirdiği dinle çözüyorsa, onu kullanan iktidarlar uzun ömürlü olur.

Hayatında üç ciddi kitap okumamış ve okusa da anlamasına imkan olmayan kimseler en ön safta ve onları seçenler de aynı boşluğun ürünleri olabilirler. Kitap okumak başta olmak üzere kültürü reddeden toplumlar bunun bedelini ağır şekilde ve mutlaka öderler.

  1. Bulgar Atasözü şöyle der. “Büyük ambar, küçük ölçekle dolmaz” Biz başta birçok ülke büyük ambardır. Ölçeği tutanlar, kullananlar üçüncü sınıf küçük insanlardır. Onun için ambar asla dolmamaktadır, sorunlar asla bitmemekte ve çok sevdiğimiz “Muasır Medeniyet” seviyesi hayallerde kalmaktadır.

Hikayeyi bilirsiniz. Laz hoca cemaata sesleniyor:

- Safları sıklaştırın, araya şeytan girmesin. Uyanık biri cevaplıyor:

-Hoca bırak girsin, iki rekatta o namaz kılar. Fakat şeytan ne aradan çıkıyor, ne de namaza duruyor. Bu şeytan yetersiz siyasetçilerin tümüdür.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ÇEKİRGELERİN KANI BEYAZDIR
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları