CAZGIR

Ali Koyuncu

30-06-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Güreş meydanlarında güreşecek pehlivanları izleyicilere, yüksek sesle överek tanıtan, dualar okuyup, güreşçileri isteklendiren ve güreş alanına süren kişiye cazgır denir. Cazgırlık geleneği kültürümüzde asırlar öncesinden gelir ve devam eder. Gerekli, işlevsel ve onurlu bir meslektir.

Cazgırlığın halk arasında mecazi olarak farklı bir anlamı da var. Ara bozucu, fitneci, gürültücü, çenesi kuvvetli, açıktan tehdit eden kişiler için de kullanılıyor. Halk arasında "cazgır" hoş olmayan bir sıfattır. Sürekli başkalarının haklarını yiyen, herkesin üstüne pislik atan, haklıdan doğrudan yana değil de, çenesinin kuvvetiyle menfaati olandan yana saf tutan, sevimsiz, itici kişi anlamında da kullanılır. Yazının konusu, "mecazi" anlamdaki cazgırlık.

Son yıllarda cazgırları sadece er meydanlarında değil, Ekşi Sözlükteki anlamıyla siyaset meydanlarında ve medya dünyasında da görmeye başladık. Anayasamıza göre siyasi partilerin temel amacı; iktidar olmak ve ülkeyi yönetmektir. Bazı siyasi parti yöneticileri bu temel görevi unutmuş, güreşi bırakmış, başkalarını güreştirmek için cazgırlık peşinde. Bilinmeli ki, başkasının gölgesine girenin gölgesi olmaz. Siyasette hiçbir sorumluluk, hiçbir risk almadan, hiçbir çözüm üretmeden meydanlarda, televizyonlarda yüksek sesle bağırarak, kimin haklı olup olmadığına karar veren tavra, mecazi anlamda cazgırlık denir. Sırf siyasal çıkarları için; yanlışı destekleyen, öven, koruyan, dün söylediklerinin bu gün tam tersini söyleyen, siyasetçileri ibretle izliyoruz.

Kendisine, partisine yönelik bir söz ve sataşma olmadan, iki siyasi partinin arasına girerek; vaziyetten vazife çıkararak, yüksek sesle cazgırlık yapan siyasetçileri; hayretle izliyoruz. Bir Eskimo atasözü var; " fırtınasız havada dönen fırıldağın mutlaka bir üfleyeni vardır." Ülkemizi dini ve etnik değerler üzerinden kutuplaştırarak, nefret tohumları eken ülkeyi huzursuzluğa sürükleyen cazgır siyasetçileri ve fırıldak gazetecileri üzülerek izliyoruz.

Bir parti için Anayasa mahkemesine kapatma davası açılıyor, dava dosyası mahkeme kaydına girmeden; siyaset kürsülerinde, televizyon ekranlarında cazgırlar kendilerini hakimin, Anayasa Mahkemesinin yerine koyarak, kapatma kararını verebiliyor. Anayasaya göre, "hiç kimse görülmekte olan bir dava ile ilgili olarak, mahkemelere talimat ve tavsiyede bulunamaz." Ölçü Anayasa olmak zorunda. Türkiye'de hukuk toplumun, bireylerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmeli. Hukuk iktidarın siyasi ihtiyacını temel alan bir anlayışa göre şekillenmemeli. Hukuk iktidarın isteklerini, katlanabileceklerini temel alan bir düzene göre kurulamaz.

Cazgır siyasetçilerin bağırmaları, cazgır gazetecilerin televizyon konuşmaları: Gereksiz, nobran, kırıcı, itici, çözümden uzak; ideolojinin ezberine dayalı konuşmalar. Özellikle bazı basın mensuplarının yazıları, konuşmaları, "ısmarlanmış" konuşmalar. Türkiye siyasetinin cazgırlara değil; bilge, çözüm üreten, yol gösterici siyasilere ve gazetecilere ihtiyacı var. Ülkenin huzura ihtiyacı var. Cazgırlık yapıp, birilerinin adına 10 milyon Euro isteyen gazetecilere değil.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - CAZGIR
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları