CANLI VE DİRİ BİR İSLAMİ HAYAT

Mustafa Örki

19-08-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

“Böylece sen, bâtıl olan her şeyden uzaklaşarak yüzünü hak dine çevir. Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah’ın yarattığında bir bozulma ve çürümeye meydan verilmesin. Bu sahih bir dinin gayesidir. Ama çoğu insanlar bunu bilmez” Rum/30,30

Dini hayatımız da aşk şevk heyecan önemlidir. Bu duyguların azalması veya yok olması halinde düşüş başlayacağı bir gerçektir. İçinde bulunduğumuz ortam bugün iç açıcı değildir. Bayram seyran gibi bir anda yükselen kısa süreliğine bir dini hayatımız var.

Gelip geçici heyecan yerine, kalıcı ve devamı olan bir İslami yaşantı mümkün mü? Allah’ım! Dini hayatımızda anlayış, iştiyak/istek ve ilimde genişlik ver. Dün böyle idi, şimdi heyecanımızı yitirdik tekrar o halimizi dönmeliyiz.

Dini anlama anlatma ve yaşama konusunda ki metodumuzu şöyledir. “Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et.” Taha/20,132 salâtı/namazı emretme zorlama manasına değildir. Müfessirler tavsiye, teşvik ve faydasını anlatma manasınadır demişler doğrudur. Çünkü “Dinde zorlama yoktur”

Dini hayatımızın anlaşılması ve istekle yaşanması için kelime ve kavramlar önemlidir. İşte bu kavramlardan biri de recadır zıddı ise hafv’dır. İnsanımızın İslami bir hayatı yaşama konusundaki isteksizliğine derman olacak bu kelimenin anlaşılmasına bağlı olacaktır.

“Recâ Gazzâlî’ye göre ilim, hal, amel recânın üç temelidir. Önce bilgi lâzımdır, hal bilginin neticesidir. Kişiyi amele ve faaliyete hal sevk eder. Havf kişinin gelecekle ilgili olumsuz beklentilerinin kalpte meydana getirdiği üzüntü, recâ olumlu beklentilerden kalpte hâsıl olan hazdır. Allah’a iman eden, hicret eden ve Allah yolunda cihad yapan müminlerden bahsettikten sonra, “İşte Allah’ın rahmetini umanlar bunlardır” buyurmaktadır (Bakara 2/218). Bu âyet havf ve recânın teşebbüse ve faaliyete geçmenin sebebi olduğunu göstermektedir. Ümitsizlik ve güven hali teşebbüsü engeller. Gazzâlî, recâ ve havf sahibi mümini her türlü önlemi aldıktan sonra toprağa tohum atıp ürün vermesini bekleyen çiftçiye, temenni ve avuntu sahiplerini de çorak araziden ürün bekleyen akılsız kişilere benzetir.

Havfın kötülüklerden pişman olan günahkâr kulun hali, recânın amel ve ibadetine bağlı müminin hali olduğunu, müminde her iki halin de mutlaka bulunması gerektiğini söyler. Havf ve recâ hallerinin değişken hisler olduğuna dikkat çeken Gazzâlî zaman ve şartlara bağlı olarak biri yükselişe geçerken diğerinin aşağıya indiğini, bazen da bunun aksinin gerçekleştiğini, korku ile ümit arası ifadesinin bu iki nokta arasında gidip gelmek anlamına geldiğini belirtmiştir. TDV

Netice “ümit, emel, beklenti, istek” gibi anlam gelen reca sevk ve iştiyak kelimeleri de aynı anlama kategorisi içinde görülmüş ve anlaşılmıştır. Aslında her insan her varlık gibi kendi varlık kategorisi içinde en yüksek derecede yetkinliğe ulaşmayı ister. O zaman böyle bir imkândan neden istifade etmeyelim?

İman ve inancımızın gereği olarak hicret edenler Allah yolunda gayret edenler için Allahın rahmetinden ümit etmesi gene inancının gereğidir. Hicret bir yerden bir yere göç etmenin ötesinde haram olandan helal olanlara doğru devam etmektedir. İnsanların İslam ile buluşması için engelleri kaldırma için yapılan çalışma ise her zaman devam ettiği bir gerçektir.

İlimde genişlik için şu gerçeği kabul etmeliyiz. Çok geniş bir ilmi birikimiz var. Bu konuda yeter ki bir hizbin mezhep-meşrep anlayışına mahkûm olmayalım.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - CANLI VE DİRİ BİR İSLAMİ HAYAT
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları