CAHİL CESARETİ

Ali Koyuncu

23-04-2018
Bize yazmak için tıklayınız.

Son yıllarda görsel medya tartışma programlarında ve siyaset sahnesinde ucuz, hastalıklı bazı davranışlar dikkat çeker oldu. Uzmanı olmadığı konularda iddialı iddialı konuşan, her konuda herkese akıl veren, ukala, hoyrat kişileri o kadar sık görür olduk. Bu bilgiçlik ve cesaret nereden geliyor diye insan sormadan edemiyor. Bu soruya Darwin 19. yy’da şöyle cevap vermiş: “Cahillik daha sıklıkla bilgiyi değil, güveni doğurur; şu veya bu problemin bilimle çözülmeyeceğini iddia edenler, çok bilenler değil az bilenlerdir.” Konunun uzmanlarca bilimsel olarak tanımlanması 1996 yılına kadar beklemiş. Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in “Algılamada Yanlılık Eğilimi”, isimli çalışmaları 2000 yılında ,“Dunning-Kruger Sendromu” adı altında kendilerine Nobel ödülünü kazandırmış. Çalışmayı Türkçeye, “Cahil Cesareti” olarak çevirebiliriz. Çalışma, “Cehalet gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır”, diyor.

Akademik tarif böyle de; uzman olmayan bizler cahil cesaretine sahip kişiyi nasıl anlayacağız? Öncelikle bu insanlar her şeyi en iyi kendilerinin bildiklerini iddia ederlermiş. Konuşmalarında şu kelimelerin sıkça duyulacağı belirtiliyor, “ben bilirim”,“en iyi ben bilirim”. Bu kişilerin bilgiyi, eğitimi aşağılama eğiliminde oldukları tespit edilmiş. Toplumca bilgili oldukları kabul edilen bilim insanlarını ve de bilginin kendisini, aşağılama eğiliminde olurlarmış. Bu kişiler sadece bilgiyi küçümsemekle kalmazlar, çevresindeki insanlara da buna inandırmaya çalışırlarmış. Başka bir ipucu; bu kişiler çok gürültü patırtı çıkarır, bu gürültü içersinde çok iş yaptığı havası estirmeye bayılırlarmış. Dünyanın en büyük işini yapmış gibi davranırlar, sanki yapılan iş ilk defa onun aklına gelmiş gibi ortalığı ayağa kaldırıp, gösterişe önem verirlermiş. Bu eğilimde olan kişiler her şeyi en iyi kendinin bildiğini düşünürken; kimyadan sosyolojiye, mimariden psikolojiye, matematikten askerliğe kadar, kendilerinin üstün fikirleri olduğuna inanırlarmış. Kendilerine sorulmadan yapılan her iş mutlaka biraz eksiktir. Hakkında hiçbir fikri olmadığı, öngörmediği olaylar karşısında bile, sanki bu olayı yıllar öncesinden görmüş gibi davranmayı severlermiş. Hiçbir hazırlığı olmadığı konularda dahi sanki bunun geleceğini biliyormuş da ona göre hazırlık yapmış gibi hareket etmeye düşkün oldukları biliniyor. Ayrıca çevresini de buna inandırmak için çırpınırlar. Bu durumu B.Rusell şöyle ifade ediyor, “Dünyanın sorunu; akıllar hep kuşku içindeyken, aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.

Bu kişilerin en belirgin özelliklerinden birisi de: Bugün ak dediğine yarın kara der, ama demediğini iddia ederlermiş. Dün söylediği yalanı bugün inkâr eder, bunu yüzüne vuranları iftira atmakla suçladıkları tespit görmüş. Çevresindekilere bu suçlamaya inandırmak için karşısındaki kişiyi başka alanlardaki eksiklikleri ve zaafları ile vurmaya çalışmaları en belirgin özelliklerindenmiş.

Başka belirgin özellikleri: Başarısız olmaları halinde başarısızlıklarını hiç yaşanmamış hale getirmeye çalışırlarmış. Bu insanlar hiç şaşmaz, hiç başarısız olmaz. Yanlış yapmaları asla mümkün değilmiş. Onların inandığı, doğru kabul ettiği her şey kesinlikle doğrudur. Bunlar uzmanlarca yalanlanmış olsa bile, sırf kendileri inanmış oldukları için ve kendi çıkarlarına olduğundan yanlışlığı kabul etmeden insanları kendi yalanına inandırmak için çırpınırlarmış.

Herkesin gördüğü, şahit olduğu bir şeyi dahi inkâr edebilirler. Bu kişiler için, Mark Twain: “Asla bir aptalla tartışmayın, önce sizi kendi seviyesine çeker ve sonra tecrübesi ile sizi yener.” der. Bu kişiler, kendini ve yaptıklarını övmekten her işte öne çıkmaktan, haddi olmayan görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymazlarmış. Sonuç: Cehalet gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır!

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - CAHİL CESARETİ
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları