buyursun gelsin buyursun gelsin 2

“C”  VİTAMİNİNİN  İLGİNÇ  HİKAYESİ

Atilla Sezener

26-02-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Dünyanın yuvarlak ve Güneşin etrafında dönen bir gezegen olduğunun öğrenilmesinden sonra, bazı uyanık devletler, deniz yoluyla yeni yerleri keşfetmek, yeni ülkeler elde etmek ve kısaca zenginleşmek işin denizlerden keşifleri teşvik edip para yatırdılar.

Sayısız olaylar meydana geldi. Ben sadece birini anlatmak istiyorum. 16 ve 18 asırlar arasında iki milyon denizci bir hastalıktan öldüler. Kimse bu ölümlerin nedenini bilmiyor ve çaresizlik devam ediyordu.

Bu hastalığa yakalananlar uyuşuklaşıyor, depresif hale geliyordu, diş etleri ve vücutlarındaki yumuşak dokular kanıyordu. Hastalık ilerledikçe dişleri düşüyor, açık yaralar oluşuyor, ateşleri yükseliyor, ciltleri sararıyor, kollarının ve bacaklarının kontrolünü kaybediyorlardı. Vücut direncini kaybettiğinden nezle ve grip gibi hastalıklarda kolayca telef oluyorlardı.

Hiçbir önlem ve araştırma ölümlerin nedenini ortaya çıkaramıyordu. Kırılma noktası, 1747’de James Lind adında bir İngiliz doktorun bu denizciler üzerinde inceleme yapması ve deney yapması ile gerçekleşti. Lind denizcileri iki guruba ayırdı. İki guruba farklı tedavi uyguladı. İlk guruba bol narenciye yedirdi ve hayretle hastalıkların geçtiğini saptadı. O zamanlar bunun C vitamini noksanlığının sonucu olduğu bilinmiyordu. Uzun süre gemilerde kalan denizciler daha çok peksimet gibi kuru tahıllar ve kurutulmuş etlerle besleniyorlardı. Taze gıda alma şansları yoktu. Yani sebze ve meyve yiyemiyorlardı.

Kraliyet Donanması James Lind’in deneylerine ikna olmamıştı ama ünlü amiral James Cook (1728-1779) onlar gibi düşünmüyordu. Cook, gemisini bol miktarda lahana turşusu ile doldurdu. Ayrıca gemi ne zaman karaya yanaşırsa gemicilere taze sebze ve meyve yemelerini emretti. Sonuç şahaneydi C vitamini eksikliğinden doğan iskorbüt hastalığı kalmamıştı. Ardından bütün dünya denizcileri bu metodu uyguladılar.

“Öte yandan bu seferlerin kötü sonuçları da oldu. Cook sadece deneyimli bir denizci ve coğrafyacı değil, aynı zamanda deniz subayıydı. Kraliyet Topluluğu yolculuğun masraflarının önemli bir kısmını karşılamıştı ama gemiyi Kraliyet Donanması tahsis etmişti. Gemide aynı zamanda 85 iyi silahlanmış denizci ve asker bulunuyordu ve gemi ayrıca toplar, tüfekler, barut ve diğer silahlarla donanmıştı. Elde edilen bilginin büyük bölümü (özellikle de astronomik, coğrafi, meteorolojik ve antropolojik veri ) çok açık şekilde siyasi ve askeri açıdan önem taşıyordu. İskorbüte kesin çare bulunması İngiltere’nin dünya denizlerinin kontrolünü ele geçirmesine ve dünyanın öbür ucuna ordular yollayabilmesini sağladı. Cook başta Avustralya olmak üzere keşfettiği pek çok adaya ve toprağa İngiltere adına el koydu. Cook’un seferi İngilizlerin güney batı Pasifik Okyanusu’nun işgalinin Avustralya, Tazmanya ve Yeni Zelanda’nın fethinin, milyonlarca Avrupalının yeni kolonilere yerleşmesinin ve yerli kültürünün ve nüfusunun yok edilmesine yol açtı.

Avustralya ve Yeni Zelanda’nın en verimli toprakları, bu seferi takip eden yüzyılda Avrupalı yerleşimciler tarafından ele geçirildi. Yerli nüfusu yüzde 90’a varan oranlarda azaldı ve hayatta kalanlar katı bir ırk ayrımcılığı altında yaşamaya zorlandı. Cook seferi, Avustralya’nın Aborjinleri ve Yeni Zelanda’nın Maorileri için kurtulmayı asla başaramayacakları yeni bir yok olmanın başlangıcı idi.” Normal yaşam sürdürülmesi için gerekli olan ve yiyecekler içinde doğal olarak bulunan basit yapılı bileşiklere vitamin diyoruz. Onlardan sadece suda eriyen ve böylece her gün alınması şart olan guruptan C vitamininin macerasını anlatmaya çalıştım.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - “C”  VİTAMİNİNİN  İLGİNÇ  HİKAYESİ
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları