BU DERS HERKESE YETER

Ali Koyuncu

30-09-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Demokratik rejimlerde; denetleme, hesap verme ve şeffaflık olmaz ise olmaz kurallar. Gelişmiş demokrasilerde ülkeler bu gün, "gün ışığında yönetim modelini" uyguluyor. Komünist, faşist ve din temeline dayalı; Tek adamlı, otoriter ve totaliter rejimlerde; şeffaflık ve hesap verebilirlik, söylem olarak bile yok. Hesap vermeyi talep edenler; zehirleniyor, suikasta uğruyor, ya da hapse atılıp susturuluyor. Her şey şefin, tek adamın iki dudağı arasında. Bu tür uygulamalarda hukuk devletinden, yaşam hakkından, düşünce özgürlüğünden söz etmek mümkün değil. Demokrasiden uzaklaşan rejimlerde; adam kayırma, suiistimal, yolsuzluk, hırsızlık, sıradan işler. Bunun sebebi rejimin kendisi. Sebep yönetenlerin; uygulamada şeffaf ve denetlenebilir olmaması.

O rejimin birisinde, bir adam o kadar aç ve bitkin düşmüş ki: Dayanamayıp bir armut çalmış. Adamı yakalayıp cezalandırılmak üzere imparatorun karşısına çıkarmışlar. Hırsız doğal olarak korkmuş. İmparator neden yaptın diye sormuş. Hırsız korku içinde, imparatora: "Değerli efendim, çok açtım, dayanamadım çaldım ve yedim. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer affederseniz size paha biçilemez bir armağanım olacak." demiş. İmparator dudak bükmüş: "Senin gibi birinde paha biçilemez ne olabilir ki?" Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatmış: "Bu çekirdeği ekerseniz bir gün içinde, altın meyveler veren, bir ağacınız olacak." İmparator kahkaha atarak: "Ek o zaman altın meyveleri görünce affederim seni.." Yoksul adam: "Haşmetlim bu tohumu ben ekemem çünkü ben bir hırsızım, hırsızın elinde yeşermez. Bu tohumu, ancak ömründe hiç çalmamış, başkalarına hiç haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir. Tohum o zaman gücünü gösterir ve yeşerir. Aksi takdirde onu ekeni zehirler, öldürür. Sultanım, bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz.." diyerek, tohumu uzatmış.

İmparator hırsızın söylediklerini duyunca irkilir, suratı asılır, bir süre düşünür, sonra hırçın bir sesle: "Ben imparatorum, bahçıvan değil, o tohumu başbakana ver eksin de altın meyveleri görelim." Yoksul adam, tohumu başbakana uzatınca, başbakan telaş içerisinde imparatora dönüp itiraz eder. "Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim, sihirli tohumu ziyan ederim. Bence bu tohumu haznedarbaşı eksin." Haznedarbaşı da hemen bir bahane bulur ve görevi başkasına devreder. Orada bulunan herkes, sudan sebeplerle tohum ekme görevinden kaçınırlar.

Sonra imparator, doğan sessizliğin içerisinde bir süre düşünür. Başı önüne düşmüş başbakana, haznedara ve bütün görevlilere dik dik bakar ve: "Hadi bakalım, bu bahçe hırsızına, tohumun bir gün içinde, nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim" der. Cebinden bir altın çıkarıp yoksul adama tutması için atar. Herkesin ceplerinden sessiz sedasız birer altın çıkarıp adama vermesini izler. Sonra da gülerek: "Bas git buradan be adam, bugünlük bu ders hepimize yeter."

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - BU DERS HERKESE YETER
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları