Haftalardır duyduğumuz galibiyet özlemini Gaziantep BBŞ karşısında giderip mutluluğu yakalamışken bombalar art arta patladı. Maçın üç gün sonrası yatırılması gereken 600.000 TL. nın hazırlanamaması gerekçesiyle Başkan Süleyman Urkay istifa ettiğini açıkladı. Çiçeği burnunda antrenör Ali Tandoğan da işi bırakacağı yönünde söylemde bulundu. Buna karşılık Denizlispor’un geçmiş dönemler başkanları ateş püskürdü. Onların ifadelerinin özeti, ‘’ parasal sorunları çözemiyorsa bıraksın gitsin, Denizlispor sahipsiz kalmaz’’ şeklindeydi. Bir bombayı da görevinden ayrılmak durumunda bırakılan eski teknik adam Selahattin Dervent patlattı.
Selahattin Hoca Gaziantep BBŞ maçına saatler kala ilişik kesilmesinin etik olmadığını, rahat ve huzurlu bir çalışma ortamı bulamadığını belirtti, başkan ile yönetimi suçladı. Bu toz duman arasında aranılan para valinin çabaları sonucu çeşitli kuruluşların katkılarıyla bulundu. TFF’na yatırıldı ve altı puanımızın silinmesinin önüne geçildi. Ardından başkanın istifasını yönetim kabul etmedi. Süleyman Urkay bunun üzerine göreve devam edeceğini açıkladı.
Ortalık şimdilik duruldu gibi gözüküyor. Ama önümüzdeki günlerde Denizlispor’un TFF’ndaki diğer borç dosyaları yeniden önüne gelecek. 2016 yılı sonuna kadar beş altı milyon TL civarındaki tutarın ödenmesi gerektiği bilgisi var. Her ödeme tarihi TFF tarafından kulübe tebliğ edildiğinde aynı tablo yaşanabilir. Başkan Süleyman Urkay parasal destek verilmiyor deyip yine istifa kararı alırsa ne kadar inandırıcı olur. Bu nedenle yönetimin yapacağı acil iş yeni kaynaklar aramanın yöntemlerini belirlemek ve gerçekleştirmektir.
Gaziantep BBŞ maçı ile oynadığımız karşılaşma ile pazartesi günlü Altınordu maçına kısa kısa göz atalım. Konuğumuz bize oranla daha üstün oynadı gibi gözüktü. Çok pas yapmaları ve pas isabet oranları bu farkı doğurdu. İkinci yarının hemen başında üst üste gelen gollerimizden sonra üçüncüyü yakalayabilsek maçı o dakikada kopartabilecektik. İki farklı skordan sonra risk alarak bilinçsizce ve savunma güvenliğini terk ederek çok oyuncuyla üstümüze gelen bir Gaziantep BBŞ vardı. Yorulan Kappel yerine İsmail Haktan oyuna alınsa belki skoru daha fazla artırma olanağımız doğardı. Yine de Ali Tandoğan’ın takımı kenardan iyi yönettiğinin de altını çizelim. Horoz’u kapasitesi oranında basit oynatma ilkesini iyi uygulattı.
Geçelim Altınordu maçına. Altınordu geçmiş sezonlardaki futbol kimliğinden çok şeyler kaybetmiş. Sürekli ayağa oynayarak rakiplerini pas manyağı yapan ekip artık bu özelliğinden uzak. Bunda takımın yarısının bu sezon itibarı ile değişmiş olması büyük etken. Yani sattıklarının yerini tam olarak dolduramamışlar. Ama ligin iyi ekiplerinden birisi olduğunu kabul edelim. Bu takımda Erdoğan Yeşilyurt her iki kanadı çok iyi kullanıyor. Atıyor veya attırıyor. Bizim eski futbolcumuz Üstün Bilgi de çabukluğu ve fırsatçılığı ile dikkat çeken isim. Savunmalarının ortasındaki ikili kalıplı ve ağır. Altınordu’yu göbekten delebiliriz.
Denizlispor moralli ve İzmir’in yabancısı değil. Buradan gidecek taraftarlar ve İzmir’deki Denizlililer de destek verirse sevindirici sonuçla döneriz. Beraberlik kokuyor gibi sanki. Yenigimiz aklımın ucundan bile geçmiyor.
Bu satırları yazdığım dakikalarda Amasya’da kupa maçımız sona erdi. İşin ucunda paralar vardı. İkinci kadro ile gidildi, BAL Ligi takımına yenilip elendik. Çok gereksinimiz olan paralar uçtu, geriye BAL Ligi kulübüne yenilmenin rezaleti kaldı.