buyursun gelsin buyursun gelsin 2
15 Mayıs 2021 Cumartesi

BALIK  SAĞLIKTIR… AMA.

Atilla Sezener

02-04-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Gelin işin önce sağlık kısmını yazalım, sonra “ama” ne anlama geliyor, onu inceleriz.

Şimdi yazacağım satırlarda profesyonel yardım aldığımı açıklamak istiyorum.

Balık protein deposudur. Balıkta, şeker, karbonhidrat yok denecek kadar azdır. Protein açısından ise son derece zengindir. Bu özellikleri nedeniyle çok sağlıklı bir yiyecektir. 100 gr yağlı balık yaklaşık 22 gram, yağsız balık ise 10 gram protein içerir. Balık aynı zamanda proteininden en çok yararlanılan besin türüdür. İnsan vücudu bu proteinin %93’ünden faydalanır. Ayrıca zengin vitaminler ve mineraller vardır. Balık, az karbonhidrat içermesinin yanı sıra madensel tuzlar ve mineraller açısından oldukça zengindir. Bol miktarda fosfor, kalsiyum, iyot ve flor bulunur. Balık eti, A,B1, B2 ve D vitaminleri açısından da zengindir.

Şimdilik bu kadar yeter. Fazlası doktora tezi olur.

BALIĞIN TAZELİĞİ NASIL ANLAŞILIR:

Su ürünleri, bağ dokusunun az, su miktarının çok ve doymamış yağ asitlerinin yüksek miktarda olması ve çevresel faktörlerden kolay etkilenmesi nedeniyle çok çabuk bozulan bir besin maddesidir. Bu nedenle balık alırken tazeliğini çok iyi kontrol etmek gerekir. Bu konuda üç önlem gözden asla kaçmamalı.

1-Taze balığın görünüşü son derece canlı olur, gözleri parlak ve dışa bombelidir. Balık tazeliğini yitirmeye başlayınca gözleri buğulanır ve içe çöker.

2-Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Pulsuz balıklar bayatlamaya başladıkça derisinin parlaklığı azalır, karın tarafında buruşmalar oluşur. Pullu balıkların pulları tazeyken gövdeye sıkıca yapışıktır. Elimize pulların gelmemesi gerekir.

3-Taze balığın eti sıkı ve elastiki olup, parmakla bastırıldığında meydana gelen çukurluk anında eski haline gelir. Bayatlamış balıklarda et çok yumuşak ve peltemsi olduğundan iz kalır.

Türkiye’de hiçbir konuda ciddi ve sağlıklı istatistik bilgileri olmadığından ve ayrıca sallama vergisi bulunmadığından yıllık balık tüketiminin ne olduğu belli değildir. Kimine göre adam başı bir kilo, kimine göre sekiz kilo tüketiliyor. Ben ikinci rakamın abartı olduğunu düşünüyorum. Öyle olsaydı örneğin, 40 bin öğrenci üniversite sınavlarında sıfır çekmezlerdi. Gerçi bu sıfırcılar müthiş kalitede ülkeyi yönetebilirler. Çünkü böyleleri bizi hep yönettiler.

Tanrı bize dünyanın en lezzetli balıklarını vermiştir. Pisi balığı, dil balığı, kalkan, kılıç, istavrit, lüfer, barbunya, levrek, palamut, mercan, kılıç, sardalye, sinagrit, lagos, karagöz, çupra v.s gibi.

Bu ülke insanının büyük bölümünde çevre bilinci yeterince gelişmemiş ve hatta bir kısmında dibe vurduğundan, önümüzdeki yıllarda bunların sadece resimleri kalacaktır.

Balıkların üreme mevsimleri vardır. Bu sürelerde profesyonel avcılık yasaktır. Ülkede diğer yasaklar gibi bunu da takan yok. Bazen göz yumuluyor (rüşvet, v.s) . Av mevsimlerinde trol ve benzerleri gibi, balık neslinin kökünü kurutan avcılıklar yapılıyor. Ayrıca ağ aralıkları pek küçük olduğundan ekonomik değeri olmayan ve tüm dünyada yasak minik yavrular da avlanmış oluyor.

Balık üzerine mevcut anlayış ve kültür değişmedikçe, ilerdeki nesillerimiz ancak bunları müzelerde görebileceklerdir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - BALIK  SAĞLIKTIR… AMA.
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları