AYDINLIK İLE KARANLIK

Ali Koyuncu

11-12-2017
Bize yazmak için tıklayınız.

Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenirse, diğerleri de yanlış iliklenir, sözünü çoğumuz gibi biliyordum. Rönesansın filozoflarından, eski Rahip Giordano Bruno’ya ait olduğunu yeni öğrendim. Kişisel ilişkilerimde, toplumsal konularla ilgili konuşmalarımda, örnek olarak kullanıyordum. YCGK’nun, terör örgütü suçlarıyla ilgili yeni içtihadını görünce yeniden aklıma geldi. Fetö/ PDY terör örgütü silahlı kalkışmaya giderken, Türkiye ülke olarak, ilk yanlış düğmeyi nerede ilikledi? 2013 yılı Aralık ayında mı? Çoğunuzun 2010 yılı Anayasa referandumunda, dediğini duyar gibiyim. Referandum yurtdışında planlanmış büyük bir stratejinin ilk başlangıcıdır. Terör örgütü lideri yurt dışından “mezardakileri bile çıkarın, oy kullandırın” demişti. Ülkeyi o gün yönetenler, mezardakilere oy kullandırdılar mı bilemem ama Fetö’nün bu dış destekli stratejisini fark edemedi. Referanduma karar verenler, katkı yapanlar, darbe kalkışmasında, en azından manevi olarak sorumludurlar diye düşünüyorum. Halk oylaması sonucunda 2. Düğme de doğal olarak yanlış iliklenmiş, HSYK kanalı ile yargı ve yargının stratejik organları ele geçirilmişti. Arkasından 3. Düğme de yanlış iliklenmeye devam edilip; Yargı kanalıyla uydurma ve düzmece delillerle Ergenekon, Balyoz, Casusluluk davaları gibi davalarda askeriye ele geçirilmiş, yurtsever subaylar hakkında dava açılıp devre dışı bırakılmış, darbe girişiminde bulunan örgüt üyesi subaylar terfi ettirilmişti.

4. düğme de örgüt, toplumsal taban oluşturmak için; birçok siyasetçinin konuşmacı olarak katıldığı, protokollerde Fetö il imamı ile yan yana boy gösterdiği, Türkçe Olimpiyatları gibi milli değerleri, kutlu doğum haftasının tarihini sabitlemek gibi manevi değerleri siyasetine alet etmişti. Dinin siyaset ve örgüt çalışmalarına alet edilmesinden, en çok din kurumu zarar görmüştür. Giordano Bruno: Bundan tam 417 yıl önce, “tanrı iradesini hakim kılmak için, yeryüzündeki iyi insanları kullanır. Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için tanrıyı ve dini kullanır” diyor. Türkiye’deki kötü insanlar ülkede kendi iradesini hakim kılmak için yıllarca dini kullanmıştır. “alnı secdeye varandan zarar gelmez”, anlayışı ile toplum olarak biz de kullanılmasına müsaade ettik. Bugün başka dinci yapılanmaların kullanmasına müsaade ettiğimiz gibi. “Dünler bu günleri aydınlatan fenerlerdir.” Bruno gibi aydınlanmacıların düşüncesi ülkemizde iktidar olsa idi, dinin siyasete alet edilmesine izin verilmez, ilk düğme de yanlış iliklenmezdi.

Bruno 1548 yılında İtalya’da doğmuş, 1600 yılında düşüncelerinde aydınlanmayı savunup, din baronlarına karşı durduğu için, 8 yıl hücrede tutulmuş, dili kesilmiş, sonrada odun ateşinde yakılmıştır. Keşke ülkemizde de dili kesilecek Bruno’lar olabilseydi. Önceleri papaz, sonra doğa bilimci, felsefeci, olan Bruno, “ Evrendeki her şey tanrısal kuvvetin görünüşüdürdiyor. Yani yaratanı anlamak, bilmek için şöyle çevrene bak. Bu kadar muazzam evren yaratılmıştır, yaratılmışsa mutlaka da bir yaratan vardır diyor. 417 yıl sonra bizlerin yaradanı anlaması için ilkokul mezunu olduğu bile belli olmayan din taciri Fetullah Gülen ve benzerlerinin yol göstericiliğine ihtiyaç var mıydı? Avrupa dinci ruhban sınıfını Rönesans düşüncesiyle atmış, tanrı ile kul arasındaki tüm din tüccarlarını ortadan kaldırmıştır. Bruno: Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açık açık ifade etmekten korkarım. Aydınlık ile karanlık, bilim ile cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Tarafsız kalmadım. Bu nedenle zorbalar, cahillerin ve kalın kafalıların öfkelerine hedef oldum. İnsan yaşamının anlamı; Tanrının var ettiği bu evreni kendi bütünlüğü içinde anlama çabasında yatar. Tanrının kendisi kadar olağanüstü ve sonsuz bir güzelliğe sahip olan bu evreni kavramaya çalışırken din baronlarına gerek yoktur” diyor. Hepinize anlam dolu günler dilerim.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - AYDINLIK İLE KARANLIK
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları