ATATÜRK VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ (3)

Ergül AYKOL

20-11-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Atatürk’ün yüceliğini içine sindiremeyen İÇİMİZDEKİ BAZI bağnaz bir takım politikacılar ile emperyalist Fransız ya da ABD'li sözde devlet adamları, yıllardır Atatürk’e ve Atatürk'ün en büyük yapıtı TÜRKİYE CUMHURİYETİNE Cumhuriyetimizin yöneticilerine saldırmışlardır. Halen de saldıran densizler çıkmaktadır. Ülkemizde Atatürk'ünsağladığı demokratik kurallardan yararlanarak belli yerlere geldiklerini unutup, 97 yıllık Cumhuriyet ve devrimlerden hesap sorma cüretini gösterenler de çıkmıştır.

Bir ulus için kısa sayılan 97 yıllık Cumhuriyet tarihimiz içinde, Atatürk’e saldırıp da, karşılığında bir darbe yememiş, bunun cezasını pek acı bir biçimde çekmemiş hiçbir kimse gösterilemez. Bunların hepsi, bedenen ve fikren silinip gitmişlerdir. Atatürk ise yapıtlarıyla, düşünceleriyle, devrim ve ilkeleriyle dimdik ayaktadır.

Oturduğu koltuğu Atatürk’e borçlu olan Diyanet İşleri Başkanı, hutbelerde Atatürk’ün adını anmayarak,Atatürk düşmanı, Yunan yandaşı hainlere prim vererek görevini kötüye kullanıyor.

Atatürk ve arkadaşlarını (Bu arada eşinin ve kendisinin kefen parasını bile Milli Mücadele için bağışlayan ilk Diyanet işleri Başkanımız Börekçizade Rifat Efendi de dâhil) idama mahkûm eden fetvayı yazan Mustafa Sabri, Sevr Antlaşmasını da imzalayan Şeyhülislamdır. Karısı O'nun nasıl bir hain olduğunu şöyle anlatır:"Sevr Antlaşması'nın imzalandığı günün gecesi ailesiyle oturduğu evinde eşi Ulviye Hanım'ın ağlayarak:'Sen Allah'tan korkmadın mı? Peygamber'den utanmadın mı? İzmir'in Yunanlılara verilmesine nasıl razı oldun? İstifa edeydin de imza etmeseydin.' diye çıkıştığı, Mustafa Sabri’nin ise bu çıkış karşısında ağzını bile açamadığı anlatılır." Bu şahıs tam bir Atatürk ve Milli Mücadele karşıtı olarak tarihe geçmiştir. İngiliz Muhipleri (Sevenleri) Derneği kurucularındandır. Bu derneğin bir numaralı üyesinin Vahdettin olduğu bilinmektedir. Mustafa Sabri Yunan işgaline karşı çıkan Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi (Müftüler) ve bazı il müftülerini de görevden alan bir kişidir.150'liklerdendir. Sınırdışı edilmiş, Mısır'a kaçmıştır.

Diğer hainDürrizade de Mustafa Sabri ile birlikte TBMM tarafından resmen hain ilan edildiler.

2015 YILINDAN BUYANA Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerde Atatürk’ün adını anmıyor. Bu yetmezmiş gibi, hainlikleri TBMM kararıyla tescil edilmiş sözde din adamlarınınizinden giden ve Atatürk'e lanet okuma cüretini gösteren, SONRADAN TEVİL YOLUNA GİDEN bir din adamı da, umarım Cumhuriyetimizin savcılarınca takibata uğrar.

(5816 numaralı Atatürk’ü Koruma Kanunu maddeleri;Madde 1 – Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır. Madde 2 – Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır.

Madde 3 – Bu kanunda yazılı suçlardan dolayı Cumhuriyet savcılıklarınca re’sen takibat yapılır.) (Sürecek)

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ATATÜRK VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ (3)
Ergül AYKOL - Diğer Yazıları
Bütün Ergül AYKOL Yazıları