AİLE

Ali Koyuncu

07-04-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Toplumların temel yapı taşı, ailedir. Ülkemizdeki aileler tarım toplumu döneminde geniş aile iken; sanayileşme ve kentleşme sonucunda çekirdek aileye dönüştü. Aile içi ilişkiler ne kadar iyi ve kaliteli ise aile bireylerinin diğer toplum bireyleriyle kurduğu ilişkiler de o kadar kaliteli olur. Bireyleri kaliteli ilişkiler üretebilen toplumlar da, huzur ve barış içinde yaşarlar. Kentlere göç nedeniyle sadece fiziksel mekanlar değişmiyor, ailelerin yapıları da değişiyor. Son elli yıldır ülkemizde, köylerden ve komşu ülkelerden arkası kesilmeyen göç dalgaları devam ediyor. Son dalga, 5-6 milyonluk, Suriye'den gelen göç dalgası.

Bu göçler üretim, tüketim alışkanlıklarını, kentleşmeyi, komşuluk ilişkilerini etkilediği gibi, ailenin yapısını ve aile içi ilişkileri de etkiliyor. Bizler çocukken, evlerde babaların sözü geçerdi. Bizler büyüdük evlerde günümüzde çocukların ve gençlerin sözü geçer oldu. Göçler metropolleri oluşturdu. Türkiye nüfusunun yarıdan fazlası 11 büyük metropolde yaşıyor. Göçler nedeniyle aileler; sosyal ve kültürel anlamda savruluyor. Göç edenler çevreye uyum sağlayamadan aynı bölgelere, yeni göçler art arda devam ediyor.

Ülkemizde 2012 yılında 18 yaşını bitirmiş nüfusun, %72'si evli, %20 bekar iken, 2018 yılında nüfusun %65'i evli, %26'sı bekar olarak yaşıyor. Kentleşmenin sorunlarıyla birlikte işsizlik ve gelecek kaygısı gençleri evlenmekten uzaklaştırıyor. Sosyo-ekonomik nedenlerden dolayı evlenme yaşı gittikçe büyüyor. 2020'li yıllarda ülkemizdeki ortalama evlenme yaşı 27 olmuş. Evlenme yaşı büyüdükçe çekirdek ailenin kurulması da gecikiyor. Ülkemizdeki çekirdek ailenin ortalama nüfusu 3,30'dur. Yani anne babadan sonra aileler en fazla 2 çocuk yapmakta. Bu aile yapısı ülkemizde kendine göre ilişkiler ağı geliştirdiği gibi, iletişimi de etkilemektedir. Bu yaşam kendine göre yeni değerler yaratmakta. Buna bağlı olarak da yeni kültürler, yeni davranışlar oluşmakta. Toplumdaki ayıplar, yaş olarak büyük küçük ilişkisi, komşuluk ilişkileri, aile-akraba dayanışmaları değişmekte. Ayrıca bireylerin tüketim alışkanlıkları, tasarruf alışkanlıkları, harcama biçimleri de değişmektedir. Zamana uyum sağlayabilen aileler huzurlu yaşarken, uyumsuz ilişkiler yeni suçlar ve yeni suçlu tipleri yaratmakta. İnsanlar kalabalıkların içinde, yalnızlaşıyor. İntiharlar artıyor. En çok intiharın olduğu illerden biriside Denizli.

Ülkemizde bundan 50 yıl önce olduğu gibi, bugün de çocukların birinci görevi, ailenin hayallerini ileri taşımak. Ancak gençler bugün kendi hayallerini bile ileriye taşıyamıyor. Özellikle Üniversite mezunlarının hayalleri yurt dışında iş bulabilmek. Ülkedeki işsizlik on milyonu geçti, kamuda iş sahibi olmak için yüksek yerden torpil gerekli. 2021 yılı Mart ayında; Adana Belediyesine işe alınacak 200 kişi için işe baş vuran 52 bin kişi, bunların 45 bini üniversite mezunu. Çaykur'a alınacak 210 işçi için 22 bin 956 kişi baş vurmuş. işsiz olanlar evlenmiyor, aile kuramıyor. Kurabilenlerin ailelerinin çoğu da, ekonomik nedenlerle dağılıyor! Aileleri sorunlu toplumlar, sorunlardan kurtulamıyor.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - AİLE
Ali Koyuncu - Diğer Yazıları
Bütün Ali Koyuncu Yazıları