Bahar, hemen herkeste aynı hormonal değişimleri, aynı ruhsal ve düşünsel refleksleri vücuda getirmektedir. Büyük çoğunlukla kışı uzun geçen […]

Bahar, hemen herkeste aynı hormonal değişimleri, aynı ruhsal ve düşünsel refleksleri vücuda getirmektedir. Büyük çoğunlukla kışı uzun geçen bir coğrafyada yaşama kaderine rıza gösteren insanımız üzerinde, yine çoğunluğumun yoksulluk sınırında bir hayatı sürdürdüğü düşünülürse, bin bir zahmetin üzerine, söyle bir ferahlamaya imkan tanıdığından olmalı ki bahar bir duygusallığı çağırmaktadır.

Şimdi artık o yeknesak ve karanlık mevsim sona ermiş, önce eriyen karları, sonra da Nisan’ın bereketli yağmurlarını kana kana içen toprağın, ılık rüzgarlar eşliğinde her türlü ürüne can katma zamanıdır bahar.

Bahar, hayallerimizin içindeki pembe ve beyaz düşlerin ülkesine giden yolda bir güzelliktir. Yüreğimize sımsıcak bir tebessüm bırakır bahar. Atılan tohumlar çimlenir, filizlenir, bahçemizde sarmaşıklar büyür, yeşil bir kez daha sarar bizi baharda. Sokaklarda rüzgar bir başka eser, çocuklar bir başka oynar baharda. Dağlardan kekik kokusu, toprak kokusu gelir baharda. Bir kez daha yaşadığımıza, bir kez daha bahara seviniriz. Belli ki bahar apansız sevinçlere ve sımsıcak doğuşlara vesile olur.

Toprakta inanılmaz bir telaş vardır Baharda. Kışın kendine sığınmış tohumlara can verir bahar. Çayırlar, meralar ve çimenler yeryüzünü gönüllerince yeşile boyama sevdasına düşerler baharda.

Bahara toplumumuz birbirinden güzel ve anlamlı isimler vermiştir. İlkbahar, Evvelbahar, Sultan Mevsim, Nevbahar, Mevsim-i gül, Fasl-ı bahar…...Takvimlere bakarsanız, 17 Mart kırlangıçların gelişi, 29 Mart ağaçların yeşermesi ve böceklerin hareketlenmesi, 2 Nisan bereketli yağmurlar, 15 Nisan lale mevsimi, 26 Nisan arıların oğul vermesi ve ipekböceğinin canlanması ve 29 Nisan serçelerin yavrulaması zamanı diye geçer…önce kardelenler ayaklanır, onu çiğdemlerin ve kır menekşelerinin baş göstermesi takip eder. Şimdi bademin, zerdalinin, kayısının, eriğin çiçeğe durma vaktidir. Buğday yapraklarının rüzgarda atın yeleleri gibi savrulduğu zamandır bahar.

Artık bahar, insanların yüzünde içten bir gülümseyiş, gamzelerin çiçek çiçek açması ve güzelliklere doğru saçılma zamanıdır. Bahar, insanın kıpı kıpır eden yüreğidir gayrı bir bakıma da. Yazımı büyük şairimiz Yahya Kemal’in şu dizeleriyle bitiriyorum. “Denizden ve dağdan gelen hüzne kandık; Bulutlar dağılsın, bahar olsun artık….”

Hoş geldin bahar…. Sevgilerimle……

 


Bir Cevap Yazın