KASVET KÜLTÜRÜ
Salı günü çıkan yazımda bir tarih hatası vardı. Dördüncü paragraftaki tarih yani sakız ayaklanmasının şiddet ile bastırıldığı tarih 1922 değil […]
Salı günü çıkan yazımda bir tarih hatası vardı. Dördüncü paragraftaki tarih yani sakız ayaklanmasının şiddet ile bastırıldığı tarih 1922 değil 1822 olacaktı. Yüzyıllık bir yanılgı , bir sayı hatası ama önemli. Önemli çünkü, biri II Mahmut yani Osmanlı dönemi, ikincisi Kurtuluş savaşımız yıllarına rastlıyor. Malum son yıllarda Cumhuriyete ve onun kurucularına karşı yürütülen edepsiz bir karalama kampanyası var bu değirmene su taşımak istemem. Düzeltir özür dilerim. Umarım bu karalama kampanyasının sahipleri de bir gün utanır ve özür dilerler.
Umarım yeni yıla keyifli girmişsinizdir. Biz birkaç aile evde toplanıp yemek ve sohbetle karşıladık yeni yılı. Güzel ve keyifli bir gece oldu. Bir ara Televizyonda Dünyanın çeşitli yerlerindeki kutlamalarını izledik. En görkemlilerinden biri Dubai de idi. Yılbaşı olayı çoğu kez İsa’nın doğumu ile karıştırılır. İsa’nın hangi tarihte doğduğu kesin olarak bilinmiyor. Katolik Batıya göre25 Aralık, Ortodoks Doğuya göre 7 Ocaktır İsa’nın doğumu ve “Chiristmas” olarak kutlanır. Takvim yılının başlangıcı yani yılbaşı, Hıristiyan batı toplumlarının malı olmaktan çıkıp neredeyse küresel bir şölen haline gelmiş. Son yıllarda Türkiye bazı kesimlerce öyle bir noktaya getirilmek isteniyor ki yılbaşını kutlamak adeta bir “Hıristiyan adetini yerine getirmek” olarak topluma lanse ediliyor.
Gazeteci yazar Taha Akyol Hürriyette 1 Ocak tarihindeki yazısında bu konuya değinmiş. Muhafazakar bir gelenekten gelen Akyol bile topluma egemen kılınmak istenen bir kasvet kültüründen yakınıyor:
Hayrettin Karaman hocanın başkanlığında bir redaksiyon heyeti tarafından kaleme alınan ve diyanetçe yayınlanan 1999 tarihli “İlmihal” adlı iki ciltlik eserde, düğünleri bile kasvete boğan bu anlayıştan bahsedilir; “Son zamanlarda ülkemizde davul çakarak düğün yapmayı İslam ilkelerine aykırı bulan bazı çevreler düğünleri nutuklu vaazlı geçen oldukça sıkıcı bir törene dönüştürmüşlerdir”
İlmihal yazarları… Hz. Peygamber’in düğünlerde toplumların adetine göre şenlik yapılmasını tavsiye ettiğini anlatıyorlar.
Fakat “Siyasal İslamın İflası kitabının yazarı Oliver Roi “İslam kasvetlidir” diye yazmıştı.
İslam toplumları kasvetlidir deseydi daha doğru olurdu.
Bütün toplumların tarihi gösteriyor ki, kasvet toplumlarda yaratıcılığı ve dinamizmi öldürmekte, içe dönük durgun gamlı bir hayat tarzı ortaya çıkarmaktadır…
Bütün bu yazılanlara katılmamak elde değil.
Onca çalkantıya karşın geçen yılın en önemli olayı müthiş bir sivil toplum direnişi olan Gezi olayları idi. Gezi direnişi 2014 ve gelecekte Türkiye’nin artık eskisi gibi olmayacağı konusunda beni umutlandırdı.
Deha20.com'da yer alan haberlerin yayın, basım, dağıtım hakkı Dehamat Gazetecilik A.Ş.'ne ait olup izinsiz kullanılamaz.

Bir Yorum Yaz