5 Aralık 1934′de yürürlüğe giren bir yasa […]

5 Aralık 1934′de yürürlüğe giren bir yasa ile “Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı” tanınmıştır.

Bu yasaya göre yapılan ilk seçimlerde 18 KADIN MİLLETVEKİLİ meclise girmiştir. (Bu sayı oran olarak bugünkünden fazladır.)

İsviçre’de, İsveç’te, Danimarka’da kadınlar 1971 yılında bu hakkı elde ettiler.

İtalya’da 1948 yılında bu hak kadınlara tanındı.

Japonya’da ise 1950 yılına kadar kadınlar seçme ve seçilme hakkı yoktu.

3 Nisan 1930’da Belediye Kanunu kabul edilmişti. Bu kanunla, 18 yaşındaki kadınlara oy verme hakkı tanındı, kadınların Belediye meclislerine seçilebilmelerine olanak verildi.

Kadın-erkek hakları eşitliğinde, Avrupa ve Asya’da en önde yer alan Türkiye, Atatürk’ten sonra sürekli gerilere düşmüş; günümüzde 134 ülke arasında Dünya ekonomik Forumu 2013 raporuna göre 120. sırada yer almıştır.

Osmanlı’da nüfus sayımında yalnız erkekler sayılırdı. Türkiye Büyük Millet Meclisinde Tunalı Hilmi Bey adında bir milletvekili : “Artık nüfus sayımlarında kadınlarımızı da sayalım.” biçiminde bir öneri getirdi. Muhafazakâr milletvekilleri tarafından kürsüden apar topar indirildi.

1827’de Osmanlı Rus savaşında Osmanlı ordusu yenildi. Rus ordusu Edirne’yi aldı, Ayastefenos’a (Yeşilköy’e) kadar geldi. İstanbul tehlikeye düştü. Padişah II. Mahmut ağır şartlarla barış imzalamak zorunda kalmıştı. Yakın zamana gelinceye kadar Osmanlıya yenilen Rusya nasıl olup da bu duruma gelebilmişti? Padişah bunu araştırma görevini Kaptanı Derya Halil Rıfat Paşa’ya verdi. Elçi olarak Rusya’ya giden Paşa, iki ay sonra döndüğünde padişah II. Mahmut onunla yalnız görüştü. Halil Rıfat Paşa:

“-Padişahım! MOSKOFTA KADIN ERKEK TEK MİLLETTİR. Hayatın bütün alanlarında kadın-erkek birlikte çalışıyorlar. Edirne’yi kuşattıklarında bunları gözlerimle gördüm. Orduda sağlık, iaşe, haberleşmede kadınlar da çalışıyorlar. Memleketlerinde de her sahada bu böyledir. Ülkemizde ise köylerde kadınlar tarlada çalışır, erkekler kahvede oturur. Şehirlerde ise kadınlar evlerinde oturur. Devletlerin kudretleri nüfusun toplamı ile ölçülüyor. Bizde ise nüfusumuzun yarısı hesaplanmak gerekir.”


Bir Yorum Yaz