Bir psikoloji çalışmasında, İlahiyat fakültesi öğrencilerine, ‘İnsanlara yardım’ üzerine bir seminer verilmiş. Seminerden hemen sonra […]

Bir psikoloji çalışmasında, İlahiyat fakültesi öğrencilerine, ‘İnsanlara yardım’ üzerine bir seminer verilmiş. Seminerden hemen sonra süratle yandaki binaya geçmeleri söylenmiş. Öğrencilerin geçeceği yolda, yerde acı içinde kıvranan bir adamı oynayan bir aktör varmış.

Acele etmeleri istenmediğinde, öğrenciler bu kişiyle ilgilenmiş, ancak deney zaman baskısı altında tekrarlandığında, diğer binaya geçmek için az zamanı olan öğrencilerin, yolda kıvranan adama pek az yardım ettikleri, kiminin adamı çiğneyerek geçtiği görülmüş.

Denekler ilahiyat öğrencileri, konu insanlara yardım olmasına rağmen acele etmek durumunda kalınca, acı çeken bir insana az yardım ettikleri gibi, bazıları zarar dahi vermişler. Acele edenler bunu yapıyorsa, telaş edenler acaba neler yapar?

Aceleci olmanın nedenini uzmanlar şöyle açıklıyor; aceleciliğin altında ölüm korkusu yatmaktadır. Bir yere erken varmak istemen nedenini sorsanız; ’Önce ben yapacağım, en çok ben kazanacağım. Ben çok önemliyim, işe geç kalırsam iş yeri çöker, bensiz olmaz,’ diyecektir. Tabi ki bu sadece o kişi öyle sanmaktadır. Bu yüzden diğer insanları önünde engel olarak görür.

Uzmanların dediklerini biraz daha anlaşılır şekilde şöyle yorumlayabiliriz. Ölüm var. Ben ölmeden önce çok şey yapmam lazım. Ne kadar kısa zamanda ne kadar çok şey yaparsam o derecede kazançlı olurum. Öyleyse ben ne yapıp etmeliyim ve çok hızlı hareket etmeliyim. Buna mani olan herkes bana engeldir.

Aceleci insanın her an zamanı kısıtlıyken, sabırlı insanın her daim zamanı vardır. Hal böyleyken bir bakarız ki sabırlı insan aceleciden çok daha fazla iş yetiştirir. ‘Acele işe şeytan karışır,’ misali zaten acele yapılan işlerde bir sürü hata çıktığından, kişi tekrar tekrar eksiği düzeltmek zorunda kalacaktır.

Aceleci olanlara sabırlı olmayı tavsiye etmesi kolaydır kolay olmasına da, yapması zordur. Aceleci insanın sabırlı olması demek, aşırı olan ölüm korkusunu olağan seviyeye indirmesi anlamına geliyor ki, bu muhteşem bir değişim demektir. İnsanın değişmesinin ne kadar zor olduğunu herkes kendisinden bilir. Zoru başaran pek çok kişi vardır. Onlardan biri olmaya azmeden kişiler bunu elbette başaracaklardır.


Bir Yorum Yaz