DERSİMİZ DENİZLİSPOR!..
Denizlispor son beş maçta taraftarına olağan üstü heyecanlı günler yaşattı. Sevinçle, hüzün iç içeydi… 9. haftada Mersin’de 1-0 la başlayan […]
Denizlispor son beş maçta taraftarına olağan üstü heyecanlı günler yaşattı.
Sevinçle, hüzün iç içeydi…
9. haftada Mersin’de 1-0 la başlayan deplasman galibiyeti Karşıyaka ve Kahramanmaraş galibiyetleriyle devam etti.
Bu işin sevinçli ve mutlu edici yönüydü.
Ama her nedense aynı mutluluğu kendi sahasında taraftarına tattıramadı.
10. haftada çok iyi oynadığı, rakibinden daha fazla gol pozisyonları bulduğu maçı Ordu’ya 1-0 verdi.
12. haftada kendi sahasında yine futbol ve mücadele olarak rakibinden hiçte geri olmadığı maçta Manisaspor’a 1-0 kaybetti.
Ve üç gün sonra hem uzak deplasman, hem de Manisa yenilgisinin moralsizliğiyle gittiği Kahramanmaraş’ta iki golle üç puanı kazanan taraf oldu!
Bu oluşum spor okullarında ders olacak nitelikte, ilginç bir tablo.
Eğer Denizlispor kötü olsa; deplasmanda da kaybeder.
Öyleyse kendi evinde kaybetmenin sorunu veya sorunları farklı.
Tabi ki bu konuda doğruyu bulmak, verileri doğru değerlendirerek teşhisi koymak takıma daha yakın olan teknik ekibin görevi.
Ama kendi sahasında kaybetmesiyle akla ilk gelenler;
-Seyirci baskısı,
-Konsantrasyon eksikliği veya yanlış konsantrasyon,
- Hakemler…
Seyirci baskısı olduğunu düşünmüyorum… Çünkü Denizlispor seyircisi her zaman takımını destekler ve centilmendir.
Konsantrasyon’un biraz payı var “gibi”…
Biliyorsunuz konsantrasyonun “depo dozu” yani ayarı iyi yapılamazsa, fazlası da eksiği gibi zararlıdır.
Denizli’de izlediğim bazı maçlarda kazanmaya aşırı konsantre olan bazı futbolcular fazlasıyla sinirsel gerilimin içinde ve duygu bütünlüğünden uzak görüntüdeydi.
Takım bütünlüğü bedensel ve fiziksel olduğu kadar duygusalda olmalı.
Çünkü “duygu gücü” takımın gücünü de artırır…
Önce futbolcuya sonra takım bütünlüğüne duygusal elektriği iyi ve yeterli verirseniz zorluğun hatta çaresizliğin çözümü kolaylaşır.
Hakemlere gelince…
Evet, kendi sahasında oynadığı maçlarda önemli hakem hatalarıyla karşı karşıya kaldı horozlar.
Ama maalesef hakem hataları Türkiye’nin her yerinde ve her maçında var.
Umarım; hakemlerin yanlışlıklarından duyulan rahatsızlığı yönetim ilgili yerlere ulaştırıyordur.
Tabi ki temennimiz daha az hata yapan hakemler yönetsin Denizlispor’u.
Ama her şeye rağmen,
Denizlispor hakemlere karşıda kazanan olmalı, yani daha güçlü.
Yusuf Şimşek ekibi ve Mehmet Özsoy yönetimiyle Denizlispor yeni bir çehre kazandı.
Takımda ve yönetimde artılar çoğaldı.
Gelecek hedefleri ve transferler konusunda yapılan açıklamalar daha akılcı, daha uyumlu ve tutarlı.
Her iki tarafta mantıklı ve ortak hedefte buluşuyor.
Öyleyse;
Hem teknik ekibin hem de başkan ile yönetimin başarıyı yakalamasında “hep destek tam destek” parolasıyla yola devam!
Deha20.com'da yer alan haberlerin yayın, basım, dağıtım hakkı Dehamat Gazetecilik A.Ş.'ne ait olup izinsiz kullanılamaz.

Bir Yorum Yaz