etiler poyrazoğlu otomotiv

ZENGİNLİĞİN FARKINDA DEĞİLİZ

Özkan TOKMAK

31-05-2017

Tekstil başta olmak üzere sanayisiyle Anadolu’nun Kaplanı olarak anılan Denizli’nin, tarihten gelen birçok mirasının olduğunun ne kadar farkındayız? Farkındalık olsa bile çokta ilgilenmediğimiz kesin bir durum. Öyle ki, zenginliğin üzerinde, içinde yaşarken bile bunu görememek çok üzücü bir tablo.

Antik dönemde Denizli, Frikya, Lidya, Psitya ve Karya Bölgeleri'nin tam kesişme noktasında bulunduğu için bölge özellikle tercih edilmiş ve antik devasa şehirler kurulmuş. Öyle ki, antik dönemde bile Denizli bölgesi, hem ticaret hem de sahip olduğu jeotermal kaynaklar nedeniyle şifa merkezi olarak büyümüş, dünyaya nam salmış bir yer. Ancak depremler, savaşlar ve doğa gibi nedenlerle dönemin çekim merkezi antik şehirler toprak altında kalmış. Daha doğrusu toprak ana antik şehirleri günümüze kadar sararak koruyuculuk etmiş…

Denizli'de dünyaca tanınan ve büyük ilgi gören Hierapolis, Laodikya, Colossea, Tripolis, Tabea gibi kazı çalışmalarının devam ettiği antik kentlerin yanında gün yüzüne çıkartılmayı bekleyen onlarcası daha bulunuyor. Mevcut kazı çalışmalarında ise, istenilen tempo yakalanmış değil. En bariz örneği ise Hierapolis. En ünlü antik şehirlerden birisi olan Hierapolis’te kazı çalışmaları samanlıkta iğne arar gibi yavaş ilerlemeye devam ediyor.

Hierapolis'te, 1957 yılından bu yana İtalyan ekip tarafından yürütülen kazı çalışmaları 60’ncı yılını bulmasına rağmen şehrin ortaya çıkartılmasında kat edilen mesafe beklentinin çok altında. Laodikya’da ise Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerle ise ciddi bir noktaya gelinmiş, tüm kazı çalışmalarına örnek olmayı başarmıştı. Ancak bu iyi örneği diğer kazı alanlarına yansıtamadığımız da bariz bir durum. Tarih turizminden milyonlarca lira gelir sağlayabilecek ve iş olanaklarını artıracak Denizli’ye ise bu konudaki eksiklik büyük zarar yazıyor. Tarihten gelen bir zenginliğin değerini çokta bilmediğimiz açıkça gösteriyor.

******************

Denizli’nin bir diğer zenginliği ise jeotermal kaynaklar. Enerji ihtiyacının giderek arttığı günümüzde jeotermal kaynaklar yenilenebilir enerji kaynakları açısından ön sıralarda yer alıyor. Yerli ve yabancı enerji firmaları Denizli’yi bu konuda mesken tutmuş durumda. Bu sevindirici yönü iken beklenti olarak kalan madalyonun diğer bir yüzü de var.

Tarihten gelen diğer zenginlik ise Denizli’nin insanlara termal şifa merkezi olarak hizmet vermesi... Termal suların içerisinde barındırdığı mineraller ile Denizli geçmişte olduğu gibi bir merkez konumda olması gerekirken ortaya çıkan tablo bunun yanından bile geçmiyor.

Başta tanıtım olmak üzere alt yapı ve otel eksiklikleri şifa merkezi olması yolunda Denizli’yi ön plana çıkaramıyor.

Son dönemde yaşanan iyi gelişmeler de var. Yerel yönetimlerin desteği ve Denizlili turizmcilerin iş birliğinde bir tanıtım atağı da hayat buldu. Bu atakla termal şifa merkezi olarak Denizli tanıtımları hem ulusal hem de uluslar arası arenada yapılıyor. Ama etkili tanıtım sürekliliği sağlanmaz, eksiklikler giderilmez ise bu konuda başarının söz konu olmayacağı da bir gerçek. Karahayıt bölgesinde 100 yataklı PAÜ Fizik Tedavi, Rehabilitasyon Hastanesi ve Kür Merkezi Projesi’nin onaylanması ve yatırım takvimine girdiğini duyurulması da termal şifa merkezi yolunda önemli bir eksikliğin giderilmesi açısından önemli bir ayak. Yine milyonlarca dolar gelir sağlanabilecek ve iş olanakları sunacak termal turizmde, hedeflerin üzerine hızlıca gidilmemesi Denizli’nin gelişimine büyük bir eksiklik olarak yansıyor.

Şehre büyük bir değer katacak bu iki konuda da yerel yönetimler başta olmak üzere ilgili her platformun silkelenerek, tazelenerek yeni fikirler ve itici ivmeyle hareket etmesini beklemekte kentte yaşayan herkesin doğal hakkı olarak duruyor.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ZENGİNLİĞİN FARKINDA DEĞİLİZ
Özkan TOKMAK - Diğer Yazıları
Bütün Özkan TOKMAK Yazıları