etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Temmuz 2018 Perşembe

ZAFER HAFTASINDA HASANBELİ YAYLASI VE KAN MEZARLARI

Tarık Barbaros Pilevne

31-08-2017

Sandıklı-Afyon güzergâhındaki Çiğiltepe İstasyonu üzerindeki sırtlardayım. Yeşeren çayırların arasından sarı kır çiçekleri boy atmış. Tepelerin koyaklarında henüz erimemiş, ala bele kar yığınları duruyor. Ardımdaki meşeliğin yamaçlarında gelincikler kızarıyor. Koyu mavi gökyüzündeki ısıtmayan güneşe karşı, sırtımı ulu bir meşe ağacına dayayıp toprağa oturuyorum. Karşımda bir enginlik uzanıyor, platoyu çevreleyen dağların eteklerinde, kasabalar var. BatıdakiÇiğiltepe’ler ileride Ahırdağları’na kavuşuyor. Biraz dinlenip yaşamın soluğunu ciğerlerime çekmeye hazırlandığım anda, hemen önümdeki Hasanbeyli Yaylası’nın çimenleri üzerindeki taş yığınlarını görüyorum. Yanımdakilere soruyorum, Kurtuluş Savaşında şehit düşen askerlerimizin topluca gömüldükleri bir alan olduğunu öğreniyorum:

Kocatepe çadırlı karargâhından, tüm cephelere “Büyük Taarruz” emri verilmiştir. 26 Ağustos 1922 sabahı Saat: 5.30' da perdah atışlarıyla başlayan Türk topçu ateşi Tınaztepe, Kömürtepe, Erkmen ve Belen Tepelerine yönelik sürmekte, gün içinde piyadenin süngü hücumları gelişmektedir. Taarruz planı, tarihin ilk yıldırım harekâtını dikte etmekte, siperlerinden sökülecek düşman birliklerinin aralıksız takibini ve imhasını öngörmektedir. Cephenin tümüyle birlikte, Güney Batıdaki Çiğiltepe’yi ele geçirmekle görevli 57. Alay da, Miralay Reşat Bey komutasında kahramanca çarpışmaktadır. Ancak, düşmanın yoğun makineli tüfek ateşi; siperinden doğrulan Mehmetçiğin vurulmasına, zayiatın artmasına, ardı ardına tazelenen hücumların başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmaktadır. Aynı anda cephenin tümüyle çökertilmesine dayanan taarruz planı tehlikededir. Kocatepe Karargâhından Reşat Bey'i arayan Başkomutan, hücumların yoğunlaştırılması direktifini verip, öğlene kadar tepelerin ele geçirileceği yolunda alay komutanından söz alır. Daha önce birçok cephede birlikte savaştığı silah arkadaşını iyi tanımakta, ona güvenmekte, görevini başaracağına inanmaktadır. Ne var ki, yenilenen hücumlar büyük kayıplara neden olur ve sonuca ulaşamaz. Reşat Bey çadırına çekilir, bir süre sonra bir el silah sesi duyulur. Komutanlık çadırına girildiğinde, tabancasını başına dayayarak intihar etmiş olan Reşat Bey ve başucundaki veda namesi bulunur: “Teessürüm beni yaşamaktan bizar ediyor!” Çok az sonra, son bir şahlanışla hücum eden askerimizin Çiğiltepeleri ele geçirdiği, şanlı alay sancağını toz duman içindeki zirveye dikip, işgalci düşmanı önüne katarak Sincanlı Ovasına döktüğü görülür. Kocatepe Karargâhına haberlerin ikisi de aynı anda verilir. Olay, sözün namus sayıldığı günlerden bir anıdır. Vatan savunmasında görev ve sorumluluk anlayışının bir sonucudur. Bağımsızlık onurumuzu ve Hasanbeli Yaylasındaki kefensiz kabirsiz yattıkları vatan toprağını bizlere armağan edenlerin ruhları şad olsun.

X X X

BİRER AVUÇ KAVURGA

Büyük Taarruzdan bir gece önce 25 Ağustos 1922 akşamı, Kocatepe çadırlı karargâhında bir araya gelen Başkomutan Mustafa Kemal, Genel Kurmay Başkanı Fevzi, Batı Cephesi Komutanı İsmet ve 1. Ordu Komutanı Kazım Paşalar, yakınlardaki Kalecik kasabasından getirtilen sofraya otururlar. Önlerinde cılız bir tavuk, birkaç yumurta, bazlama ve soğan vardır. Mustafa Kemal, Ordu Komutanı Kazım Paşaya dönerek sorar:

"Askere akşam tayını olarak ne verdik?"

"Birer avuç kavurga Paşam!"

Kavurga, buğdayın veya darının teneke veya saç üzerinde kavrulmuş halidir. Sabahleyin gün doğmadan tarihin ilk yıldırım harekâtını başlatacak ve işgalci güçleri amansız bir takiple yok ederek zafere ulaşacak olan o eşsiz askerin akşam yemeğidir. Mustafa Kemal, kopardığı lokmayı bırakır ve doğrulur. Paşalar onu izler, sofra kaldırılır. Ve bu muhteşem ordunun en üst yönetim kadrosu, o geceyi aç karşılar. Onları saygı ve minnetle anıyoruz.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ZAFER HAFTASINDA HASANBELİ YAYLASI VE KAN MEZARLARI
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları